| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Aydın Milletvekili Metin Yavuz ve 60 Milletvekilinin, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/2985) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 01 .07.2020 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bir defa, bu madde olumlu bir madde, onu paylaşalım. Daha önce DSİ'ye devredilmişti, o zaman da itirazımızı yapmıştık çünkü -daha önceki maddelerde söylendi- Devlet Su İşlerinin bu işin biraz daha su temsilcisi olarak daha yukarıda duran bir yapısı var. Ama Bakanlığın taşra teşkilatlarının veya oradaki yapılanmanın kırsal kalkınma desteklerini uzun süredir yönetiyor olması açısından onların elinde kalması gerekiyordu tarla içi sulama sistemlerinin. Ama tam yeri gelmişken, buna ilaveten, olumlu bulduğumuz bir madde. DSİ'nin bu işi yapamayacağı için değil, zaman ve kadro gerektirdiği için burada olmasının daha yararlı olacağı açısından bakmaya çalışıyorum.
Diğer bir konu da biraz önce söylenen desteklemeler. Damlama sulamaya sıfır faizle çok ciddi desteklemeler yapıldı. Ayrıca, yüzde 50 bir ara uygulandı; tercih oydu, ya yüzde 50'yi tercih edeceksiniz ya sıfır faizli krediyi tercih edeceksiniz, bunlar da vardı. Ama burada şunu paylaşmak isterim: Sayın Bakan Yardımcım, bu projelerin tümü bu ürünleri satan bayilere teslim edildi; bu doğru değil. Ne bir ziraat mühendisi zorunluluğu arandı... Sadece bazı projelerde yapan bayi kendisi ziraat mühendisiyse... Gerçekten, şunu çok merak ediyorum, böyle bir analiziniz var mı, onu da bilmiyorum: Bugüne kadar yapılan desteklerle uygulanan projeleri incelediğinizde verimlilik oranınız nedir? Ben içindeyim, dünya kadar görselim var. Damlama mı, "spring" mi, "mini spring" mi, yağmurlama mı, salma mı olacak; hepsi birer modeldir bunların, hepsi yeri geldiğinde kullanılabilir modellerdir yani ürüne bağlı, toprağın yapısına bağlı. Teşekkür ederim onayladığınız için. Dolayısıyla, bunların hiçbiri birbirinin aykırısı değildir ama en doğrusu, en verimlisi olan damla sulamadır. Ama damla sulamanın olup olmayacağını belirleyen de önce toprağın yapısı, sonra da bitki desenidir. Tam buradan gitmek istiyorum: Ben 100 dönüm armut suluyorum, damla sulama, telli terbiyeli, fileli bir bahçe; 50 santim bir tarafa, 50 santim bir tarafa, maksimum 1 metre suluyorum, 4,5 metrede 1 metre, 100 dönüm arazim olduğunda maksimum 25 dönüm suluyorum ama benden 100 dönüm parası alınıyor. Yani domatesin bin metrekaresinin bin metrekaresi sulanıyor, patlıcanın bin metrekaresinin bin metrekaresi sulanıyor, mısırın bin metrekaresinin bin metrekaresi sulanıyor. Daha önce sulama birliğine anlattım, onlar anladılar ve bir sene gerçekten böyle planladılar, sulanan alana para kestiler. Ama yine, Devlet Su İşleri şu anda -vallahi- bütün yüzeye bakarak benden sulama parası alıyor; bunu doğru bulmuyorum, bu doğru değil.
CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane) - Siz açık sulama mı yapıyorsunuz?
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hayır, damla sulama. Ağacın dibine damlatıyorum, tek damlatıcı, saatte 2 litre su, maksimum, toprağın geçirgenliği üzerinden 35 santim bir tarafa, 35 santim bir tarafa, 70 santimlik, hatta, ben onu 1 metreye çıkarıyorum ama diğer alanlarda damla su yok çünkü zaten olmaz, doğru değil. Ama benden bütün... Ya, kendimi örnek vermek istemiyorum, mesele ben değilim yani kendi talebim değil bu. Çünkü bahçe üretim biçiminde, özellikle, bu damla sulamada ciddi bir sorun var. Yani mısırda bin metrekarenin tümünü suluyorsunuz, domateste bin metrekarenin tümünü suluyorsunuz veya şeker pancarında tümünü suluyorsunuz ama modern bahçecilik modellemesinde böyle bir şey yok. Mesela, kurt ilaçlamasını yaparken ben damlama sulamada, 100 dönümde 23 dönüm ilaçlama yapıyorum, sulamayı da böyle yapıyorum. Yani burada teknolojiyi kullanan, doğru iş yapan insanların bir farkı olmalı da bu anlamda.
TARIM VE ORMAN BAKAN YARDIMCISI FATİH METİN - Böyle bir fark var şu anda.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Ama biz bunu görmüyoruz. Yani eğer dediğiniz gibi 42 lira değil de 41 liraysa, bu bir fark değil. Biz oradan bir sulama parası düşsün istemiyoruz.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Yüzde 50 fark var.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hayır, hayır, yok öyle bir şey, bizde yok, hiç öyle bir şey yok.
TARIM VE ORMAN BAKAN YARDIMCISI FATİH METİN - Damlamada yüzde 50 indirim var.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hayır, yok, bende yok; o zaman, bana suikast yapılıyor.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Siz bilgi verin, yüzde 50 fark var.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Tamam, ben bilgiyi vereceğim ama sadece bir gerçeği paylaşmak üzere söyledim, üç temel şeyi söyledim. Yani projeleri verirken mutlaka, gerçekten, ihtisaslaşmış... Devlet de bundan kârlı çıkacak çünkü öylesine gereksiz maliyetler, öylesine gereksiz malzemeler, öylesine gereksiz, dolambaçlı işler var ki anlatamam size.
TARIM VE ORMAN BAKAN YARDIMCISI FATİH METİN - Tespit ettiğimiz o tip uygulamaları biz iptal ediyoruz, gerekli müeyyideleri de uyguluyoruz.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Ben söyledim, gereği yapılsın dedim. Yani firmalar göbek atıyorlar bu işlerde.