KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - 5403 sayılı Kanun'un 8/B maddesinin başlığında yer alan "yeter gelirli" ibaresi madde başlığından, birinci fıkrasında yer alan "tarımsal arazi ve yeter gelirli" ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği işlemleri bakanlık iznine bağlıdır."

Bu ciddi bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Bu el birliği meselesinde, hisselerin bölüşülme meselesinde yetkinin Bakanlık tarafından kullanılması doğru değildir. Bunun bir hukuki mesele olduğunun farkındayız ama Bakanlığın bu konuda kendi raporlarıyla bunu yapması ve buradan doğru bir satış gerçekleştirmesi doğru değildir. Bakanlığa böyle bir iznin olmasını da doğru kabul etmiyoruz.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığına

Görüşülmekte olan (2/2985) esas numaralı Kanun Teklifi'nin 17'nci maddesi 5403 sayılı Kanun'un 8/B maddesine eklenen fıkranın aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Eklenen fıkra: Tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği ise ziraat fakültelerinin ilgili bölümlerinden alınan raporla Tarım ve Orman Bakanlığının izniyle yapılır.

Gereğini saygılarımla arz ederiz.

Orhan Sarıbal

Okan Gaytancıoğlu

Bursa

Edirne

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

Vasıf değişikliği Bakanlığın siyasi kararı yerine üniversitelerden alınacak bilimsel bir raporla tescil edildikten sonra Bakanlık tarafından izin verilmesini sağlamak.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - 18'le ilgili bir açıklama yapmak isterim.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - 18'e geleceğiz şimdi.

17'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... 17'nci madde kabul edilmiştir.

MADDE 18- 5403 sayılı Kanunun 8/I maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Yeter gelirli tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda anlaşmaları" ibaresi "Tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda bir yıl içinde anlaşmaları" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Tarım arazilerinde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki payların paydaşlara aynen devri halinde paydaşlar, bu taşınmazların devri ile ilgili yapılacak işlemlere ilişkin harçlardan, bu işlemlerle ilgili düzenlenecek kâğıtlara ilişkin damga vergisinden ve tapu döner sermaye ücretlerinden muaftır."

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - 18'inci maddede 1 önerge vardır.

Okutuyorum:

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığına

Görüşülmekte olan (2/2985) esas numaralı Kanun Teklifi'nin 18'inci maddesi 5403 sayılı Kanun'un 8/I maddesinin 3'üncü fıkrasında yer alan ibare değişikliğinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim. Gereğini arz ederiz.

Saygılarımla.

"Değiştirilen fıkra: Tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda beş yıl içinde anlaşmaları."

Orhan Sarıbal

Okan Gaytancıoğlu

Bursa

Edirne

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Başkanım...

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Buyurun.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - 5403 sayılı kanunun 8/I maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "yeter gelirli tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda anlaşmaları" ibaresi "tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda bir yıl içinde anlaşmaları" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Tarım arazilerinde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki payların paydaşlara aynen devri hâlinde paydaşlar bu taşınmazların devriyle ilgili yapılacak işlemlere ilişkin harçlardan, bu işlemlerle ilgili düzenlenecek kağıtlara ilişkin damga vergisinden ve tapu döner sermaye ücretlerinden muaf olarak belirlenmiştir."

Dolayısıyla, burada özellikle bir yıl meselesinin mirasçılara anlaşma süresi konulması yanlış, uygulamada miras konularının hayli uzun sürdüğünü hepimiz bilmekteyiz. Bu sürede anlaşma sağlayamayanlara harç muafiyeti hakkı vermemek de haksızlık. Böyle bir yaklaşım Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırı. Kaldı ki bir yıl içinde anlaşma kelimesi de yani belirsizlik içermektedir. Hangi anlaşmalar bu madde kapsamında anlaşma konusu olacaktır, nasıl bir anlaşma öngörülecektir, bunu da bilmiyoruz. Dolayısıyla bu 18'inci maddedeki bu muallak durumları giderebilmek için beş yıllık bir sürenin kullanılması, bir yılın çok az bir süre olduğu, aradaki ihtilafın giderilmesi için, bu nedenle beş yıllık sürenin olması gerekliliğini bir kez daha söylemiş olalım.

Yine, bir ilave, ifraz, pay temliki, paylı mülkiyetin elbirliği mülkiyetine çevrilmesi gibi sayılan mülkiyet tür değişikliklerinin Bakanlığın iznine bağlanması hem mülkiyet değişiklik ilkelerine aykırı ve aynı zamanda tasarruf yetkisini kısıtlayıcı, aynı zamanda yapılacak işlemler sırasında suiistimal açıklığı gibi, hukuk ve miras hukuku bilmeyen kişilerin iznine bağlanması hâlinde farklı ve yanlış uygulamalar ve farklı sonuçlar doğuracak, bir çok hak ihlalleri dolayısıyla yeni davaların açılmasına sebebiyet verebilir. Bakanlığın yanlış uygulamaları miras tartışmalarında davaları artıracak, toprak bütünlüğünün korunması amacı olan 5403 sayılı Kanun amacı dışına çıkacaktır. Dolayısıyla bütünüyle sakıncalıdır. Miras hukukunun medeni kanun hükümleri bu maddelerle işlevini yitirmekte olacak ki bu da iki mevzuat arasında çelişki yaratacak ve uygulamada farklı sorunların doğmasına sebebiyet verecektir.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

18'inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

MADDE 19- 5403 sayılı Kanunun 8/İ maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - 19'uncu maddede 1 önerge vardır.

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığına

Görüşülmekte olan (2/2985) esas numaralı Gıda, Tarım

ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 19'uncu maddesiyle değiştirilmek istenen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/İ maddesinin 2'nci fıkrasının kaldırılması teklifi, tekliften çıkarılmıştır.

Ayhan Barut

İlhami Özcan Aygun

Bekir Başevirgen

Adana

Tekirdağ

Manisa

Okan Gaytancıoğlu

Ömer Fethi Gürer

Edirne

Niğde

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Gerekçe...

Gerekçe:

Madde geçekçesine göre sınırdaş arazi sahibinin ön alım hakkı uygulaması tarımsal bütünlüğün korunması amacıyla düzenlenmiş olmasına rağmen, söz konusu hakkın süreç içerisinde kötüye kullanılarak tarım arazilerinin gerçek değerinin altında elde edilebildiği bir usul olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, maddeyle, sınırdaş arazi sahibinin ön alım hakkını düzenleyen 5403 sayılı Kanun'un 8/İ maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. Getirilen düzenleme bölge tarımı ile ilgisi olmayan üçüncü şahıslara arazi satış işleminin önündeki tarımsal bütünlük şartını ortadan kaldırarak bölünüp parçalanmalar yolu ile tarımsal bütünlüğü bozma yönünde atılmış bir adım olarak değerlendirilebilir. Değişiklikle sınırdaşa ön alım hakkının tümüyle kaldırılması yerine maddede düzenlemeye gidilebilir. Benzer toprak sınıflama derecesine sahip oldukları taktirde sınırdaşın ön alım hakkının olması temel anlamda tarımsal arazi büyüklüklerinin artırılmasına hizmet etmektedir. Yeni düzenleme önerileri olarak; Tapu Müdürlükleri satış öncesi sınırdaşlara tebligat yapıp bir ay içerisinde başvuru olmadığı takdirde satışı gerçekleştirebilir veya satan kişi tüm komşularından muvafakat alarak satışı gerçekleştirebilir ya da mutlak dikili özel ürün arazilerinde satış vergi oranları düşürülerek gerçek satış değerleri üzerinden beyanların verilmesi sağlanabilir.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli üyeler; belki de en önemli konulardan bir tanesi. Daha önce yine AKP döneminde çıkarılan bir kanundu ve o kanun ne yazık ki bir türlü işlemedi ve çok daha vahim sonuçlar yarattı. Defalarca söyledik, bugün bir değişiklik yapılıyor ama yine değişiklikte bir hata var ve eksik var. Komşu parselde ön alım hakkının giderilmesi konuşuluyor ama hisseli parsellerde ön alım hakkının kalması gerekiyor.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Kalıyor zaten.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Kalacak fakat burada komşu ekonomik arazi bütünlüğü meselesindeki temel kavram şuydu, sorun da şuradan kaynaklanıyordu: Bir kere arazi büyüklüğünü tamamlamış parsellerin tekrar satışa konu olması bütünüyle yanlıştı. Ne demek istiyorum? 70 dönüm arazisi var, ekonomik bütünlüğü sağlamış, hemen yanı başında yani sınır olan 80 dönüm arazi var; 80 dönüm arazi satılıyor tapu rayiç bedeliyle, bu taraftaki vatandaş yani 70 dönüm sahibi olan dava açıyor, tapudaki rayiç bedel üzerinden bu araziyi satın alıyor. Bu âdeta çok büyük bir hukuksuzluktu, çok büyük bir hak gasbıydı. Bunun giderilmesi için defalarca söyledik. Şimdi, bunun tümüyle kaldırılması doğru değil. Eğer buradaki 70 dönüm 50 dönümse, 40 dönümse, 30 dönümse, burada 15-20 dönüm gibi bir alan yani ekonomik bütünlüğü sağlayacak bir parsel oluşturuyorsa bunun kalması gerekiyor. Komşu parsel alma hakkı olmalı ama bunun sınırı ekonomik bütünlük sağlayacak miktar kadar olmalı. Diyelim ki 50 dönüm arazisi var, oradaki satılan arazi 25 dönümse, o 50 artı 25 toplam 75 dönümü tamamlayıp ekonomik bütünlüğü sağlıyorsa o arazi satın alınmalı, komşuluk hakkı orada devam etmeli, ön alım hakkı devam etmeli ama bu 70 dönüm o 80 dönümse, onun bağımsız satışı olmalı, orada dava açamamalı. Bu birinci.

İkincisi de, bu yan parsel satışlarında hem hissedarlar içerisinde hem hisse dışında yani bugün kaldırmak istediğiniz ama bizim devam etmesini belirli koşullara bağladığımız komşu hakkı ön alım olayındaysa, rayiç bedeller tapuda gösterilen satış bedelleri değil bir komisyon marifetiyle o gün piyasa koşullarında arazinin gerçek fiyatının belirlenerek satılması sağlanmalı. Bu sağlandığında, hem önceki kanundan kaynaklanan yanlış ve haksız uygulamalar ortadan kalkacak hem de bir taraftan ekonomik olarak toprak bütünlüğü sağlanırken kimsenin de hakkı yenmemiş olacak. Dolayısıyla bir yanlış gidiyor ama onun yerine yine yeni bir yanlış geliyor, yine bir arazi bütünlüğü sağlamak ya da ileriye doğru araziyi büyütme meselesi söz konusu olmuyor.

Bu çok önemli. Tekrar düşünülmesi gerektiğini tekrar tekrar söylüyorum. Bu önemli.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Evet, teşekkürler.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

19'uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

20...

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Geçmeyelim Başkanım, bakın şu madde çok önemliydi, özellikle söyledim, çok üzgünüm.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - 20 neydi?

ORHAN SARIBAL (Bursa) - 17, 18, 19'u tartıştık.

Bakın, biraz önceki madde var ya, gerçekten çok önemli. Pratikte belki siz bunu yaşamıyorsunuz ama çok önemli bir maddeydi bu ve bu maddeyi de yine... Hani, şunu demeyin çıkıp: "Biz toprak bütünleştirmesi yapıyoruz, ekonomik büyüklük sağladık, işte şu kadar ilçelere göre şunu yaptık." Hepsi çöktü. Şu dakika aldığınız şu kararla bütün bunlar çökmüştür. O yüzden, 17'den itibaren sağlıklı bir şekilde tekrar tartışalım. Kötü bir şey söylemiyoruz, pratikte uygulanabilir, hak yemeyen ama hedeflediğiniz arazi büyüklüğünü, ekonomik büyüklüğünü sağlayan bir modellemeyi söylemeye çalıştık. Ama "Ben yaptım oldu." mantığını bir kez daha yaşatıyor olmanız da kıymetli.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Sizin dediğinizi yapıyoruz yine biz şu anda.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Yok, hayır, benim dediğimi değil. Benim dediğimi yapsaydınız, benim değil, birlikte dediğimizi yapsaydınız, 16'dan itibaren bu gece bunları konuşmuyor olacaktık. Yarın belki daha dinlenmiş bir şekilde dediğimizi anlamış olacaktınız, buradan da iyi bir şey çıkacaktı. Bir tane iyi bir şey çıksın ya, bir tane!

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Ama biz "12'ye kadar." dedik ya.

Arkadaşlar, burada kapatıyoruz. Yarın toplantımız 12.00'de. Hayırlı akşamlar diliyorum.