KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, yapılan konuşmaları da değerlendirdikten sonra sanki bu tütün işi alışılmış çaresizliğe benziyor. Yani 1883'te Reji İdaresi kurulmuş, Osmanlıların borç aldığı ülkelere borcunu ödeyememesi nedeniyle Muharrem Kararnamesi sonrası Düyun-ı Umumiye kurulmuş, bazı vergilerin tahsilini Düyun-ı Umumiyeye vermişler ve kendi organize ettikleri personelle tahsilat yapıp borçlarına mahsup etmişler. Reji İdaresi de bu arada tütün üzerindeki vergileri denetlemek üzere yabancı bir şirket olarak kurulmuş, öylesine yetkileri varmış ki yani çiftçi 3 kuruşa Reji İdaresine tütününü satmak zorunda kalıyormuş, içeceği tütünü bile koruyamıyormuş, 10 kuruşa Reji İdaresinden tütün satın alıyor. Kolcularına tütün kaçakçılarını vurma yetkisi verilmiş, rivayete göre 20 bin Osmanlı köylüsü Reji İdaresinin kolcuları tarafından öldürülmüş. Böyle bir kötü başlangıcı var bu tütün işinin. Bizim toplumsal kültürümüze de bu işlemiş tütün farklı bir olay diye. Sonra Cumhuriyet Dönemi'nde de yakın zamanlara kadar bir tekel olması nedeniyle, kamu işletmesi olması nedeniyle, bütün tütünleri devletin satın alması nedeniyle de bazı kısıtlayıcı, serbest piyasada hareketini engelleyici düzenlemeler ve buna bağlı yaptırımlar ortaya çıkmış. Biz hâlâ o dönemlerin alışkanlıklarıyla tütüne bakıyoruz bence.

Şimdi, bugün için yani tütün artık devletin elini eteğini çektiği bir konu. Üstelik Türkiye'deki bütün sigara fabrikaları yabancıların elinde, yabancılara satılmış vaziyette yani yabancı tekellerin elinde, yabancı tekeller Türk çiftçisinin ürettiği tütünün fiyatını belirliyor ve alıyor. Piyasada serbest rekabet piyasası yok, bir tekel piyasası var. Bu tütün üzerindeki maddelerin, bu hâkim tekelci yabancı piyasaların çıkarlarına hizmet etmekten başka amacının olmayacağı kanaatindeyim. Çiftçiyi koruma falan gibi şeylerin yani onu meşrulaştırmak için icat edilmiş şeyler olduğunu düşünüyorum.

Tütün üretimi ile elma üretiminin ne farkı var? Kıyaslayalım. Ne farkı var? Elmayı dalından koparıyor, götürüyor satıyor. Dükkânı varsa dükkânında satıyor, çerçiyse köyde bilmem eşeğin sırtında satıyor affedersiniz. Kaçakçılık yapıyorsa, vergisini ödemiyorsa, vergi mevzuatına göre vergi kaçakçılığı yapanın cezası neyse onu ödüyor. E, tütünde de aynı şeyin olması lazım. Tütün ile elma arasındaki farkın kalkması lazım bana göre. Nasıl bir zararı olabilir tütün üreticisine bunun? Yani bir kere Tütün Piyasasını Düzenleme Kurulu Kanunu'nda bir ceza var ruhsatsız, izinsiz tütün satana, hızını alamamış tekeller bir de bizim mevzuatımıza Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na da üç yıl hapis vesaire gibi ağır bir ceza koymuş. Yani bana bir izah edin, bu nedir. Yani ruhsatlı iş yeri olan biri sattığı zaman vergisini ödeyecek zaten. Hadi kaçak satıyor. Kaçak satıyorsa da yakalanacağı zaman, öbür ürünleri kaçak satanlar vergiden kaçmak için satanlar hangi cezaya, hangi yaptırıma muhatap oluyorsa o cezai yaptırıma muhatap olur. Yani farkını bir şey yapalım yani ta 1883'ten bugüne gelen kültürümüze göre bu tütün işini değerlendirmeyelim diye bakarım ben veya bir alt komisyon kurup orada daha detaylı tartışalım, ona göre... Gerçi bu önergenin kabul edilmesi lazım, yoksa tütüncülerin başına iş çıkacak.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ederim.

MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Yapılan iş doğru.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bu arayı kurtarmak için istiyor, on beş gün sonra başı belaya girecek seçmenin.