KOMİSYON KONUŞMASI

FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, değerli basın mensupları; konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce Sayın Öztürk'ün konuşması gayet eğiticiydi. Şimdi, Bülent Bey de altını çizdi, burada bir etki analizi meselesi var. Benim bildiğim kadarıyla, herhâlde, yasa, Hazine Müsteşarlığının ya da sarayın koridorlarında hazırlanmadı, siz getiriyorsunuz, milletvekili getiriyor; milletvekili getirdiği için de burada süratle bizim bu yeni yapıya uygun olarak bir kanunlar kararlar başkanlığı ya da kanunlar kararlar genel müdürlüğü kurmamız lazım ki bu etki analizlerini yapalım, kanunların yazımında da bazı hususlara dikkat edebilelim. Yoksa, tek başına danışmanlarınızın yapabileceği bir şey değil.

İkincisi: Sayın Öztürk, şey dediniz: "Finans piyasalarında ciddi bir eksiklik var ki 2018 yılında bu saldırı oldu." Ben eksikliği size söyleyeyim: 2018 yılında dış borçlarımız gayrisafi yurt içi hasılaya oran olarak rekor kırdı, vadesi de son derece kısaydı. Dolayısıyla, bir laf biliyorsunuz "Borç alan emir alır." diye, Trump da borcu olana emri verdi. Yıllarca söyledik "Bu kadar borç almayın, bu borç çok fazla, dikkat edin." diye ama maalesef bu olmadı.

Şimdi, finans piyasasında tabii çok ilginç günlerden geçiyoruz. Yani aslında düzenleyici denetleyici bir çerçevemiz var sistemik risklere karşı. Bunun tabii geliştirilmesi gerekiyor zaman zaman. Yine bir tarafta da bağımsız kurumlarımız var ama bir bakıyoruz siyaset bugün finans piyasalarının günlük işleyişine ciddi şekilde müdahale ediliyor. Örnek, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu -ki kuruluş aşamasında ben de Başkan Yardımcısıydım- bağımsız bir kurum olması gerekir. Şimdi, yine bu Bankalar Kanunu'nun ilgili maddesinde diyor ki: "Genel müdür ve genel müdür yardımcılığına atanacaklar ilgili maddede aranan şartlarla ilgili, şartları taşıdıklarına dair belgeleri teslim ederler. BDDK buna yedi gün içinde bakar. Yedi gün içinde itiraz ederse gerekli önlem banka tarafından alınır, etmezse o zaman bu atama yapılır." Şu anda yedi gün içinde buna müdahale etmezse atama şartı çalışmıyor. Nasıl yapılıyor? Yedi günün sonuna geldiğinde BDDK bir mektup gönderiyor beğenmediği kişilerle ilgili. Diyor ki: "İncelemelerimiz devam ediyor." E, burada milletvekilleri olarak bulunuyoruz, bu yasayı biz çıkarttık. Ne demek, yedi gün içinde incelemiyorsa görevi ihmal ediyor demektir ya da savsaklıyor demektir BDDK. Ya yedi gün içinde inceleyecek ya da incelemem devam ediyor diye bir yazı... Böyle bir uygulama söz konusu dahi olamaz. Neyi bekliyorsunuz? Ben size söyleyeyim bankacılık camiasında konuşulanı: "İdeolojik olarak bize yakın olanlara 'tamam' deniyor, öbürlerine denmiyor." diyorlar. Burada şimdi çok ciddi bir problem var. Bu, BDDK'nın kullanıldığını gösteriyor, bağımsız bir kurulun tetikçi olarak kullanıldığını gösteriyor.

İkincisi, Rekabet Kurumu. Şimdi hatırlayalım, bakın, 20 Ocak 2019'da Sayın Bakan çıktı "Özel bankaların faiz indiriminde yeterince başarılı olmadıklarını görüyorum." Dedi, "Kamu bankaları faiz indirimlerinde başarılı, özel bankalar başarısız." dedi. Sonra, ayın 21'inde ya da 22'si akşamı bir baktık, Rekabet Kurumunun denetçileri bazı bankaların genel müdürlerinin ve genel müdür yardımcılarının bilgisayarlarına el koymaya başladı. Ne arıyorlar? Şu laflara bakıyorlar: "Döviz, swap, takas" bunların geçtiği yerlerde nasıl yazışmalar yapılmış; söylenen bu. Şimdi, bu neyin nesi? Rekabet Kurumu da bağımsız bir kurum ama tetikçi hâline getirilmiş.

Şimdi, ben şunu açıkça söyleyeyim: Bağımsız kurulları bu şekilde kullanmaya başladığınız andan itibaren sistemik riski önlemeyi bırakın, sistemik riski artırmaya başlarsınız.

Yine bir başka olay: Hazine açıklama yapıyor, diyor ki: "Bir günde 4 milyar dolar borçlandık. Bu, rekor." Ertesi gün kamu bankaları 4 milyar dolar satıyor. Neden? Türk lirası 6 lirayı geçmesin diye, Türk lirasının 1 dolar karışışındaki değeri 6 lirayı geçmesin diye. Şimdi, yüzde kaç faizle bu borcu aldınız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Buyurun, devam edin.

FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Yüzde 4,45 ile 5,45 arasında aldınız ve bir günde bu para gitti, 4 milyar dolar. Ee, niye bunu yapıyorsunuz? Aslında Türk lirasını tutabilmek için yapıyorsunuz. Tutabildiniz mi? Tutamadınız. O zaman ne oldu? Hafta sonunda swap limitlerini düşürdünüz, bu sefer swap limitleriyle oynadınız. Evet, swap limitleriyle oynamanın bir tarafında spekülatörlerle mücadele var ama öbür tarafında bir başka şey daha var; Türk lirası riski almak istemeyip de belli kontratlara girip bu ülkeye döviz getirenlerin de kafasını karıştırdınız, ürküttünüz, önümüzdeki dönemde yatırımcıların Türkiye'ye gelmesiyle ilgili çok ciddi sorunlar yarattınız. Şimdi, gerçekten, ekonominin kararlarla, kararnamelerle, kanunlarla bir şekilde günlük işleyişine müdahalenin önünü açıyoruz. Bunun sonu yok.

Bugün buraya gelen yasa teklifine baktığım zaman, burada tabii "BAL" kurallarına uymayı sağlayacak olan birtakım düzenlemeler var. Bunlar doğru ama onun yanında benim anlamakta zorluk çektiğim başka düzenlemeler de var. Mesela, Türkiye Varlık Fonu'nun borçlanma limitlerinin kaldırılması. Yanlış anlamış olabilirim ama Türkiye Varlık Fonu'na biz baştan beri "Paralel hazinedir." diyoruz. Şimdi, hiçbir borçlanma limitine tabi olmadan Türkiye Varlık Fonu yani "paralel hazine" borçlanacak. Ne oldu mali disiplin? Nerede mali disiplin? Şimdi, yine "proje finansman fonu" diye bir fon getiriyoruz. Tamam, yatırımların finansmanı için, altyapı yatırımlarının finansmanı için biraz yaratıcı olmak lazım, araç getirmek lazım ama bunun sistemik risk yaratmaması lazım. Bir bakıyorsun, diyorsunuz ki "Bu projelerle ilgili kâğıt ihraç ederseniz, bu projelere hiçbir şekilde dokunamazsınız, bu projenin tamamlanma süresi boyunca."

Şimdi, bir başka önemli düzenleme, bu manipülatif ve yanıltıcı işlemlerle ilgili madde. Baş kısmı gayet güzel yazılmış, tanımlıyor Avrupa Birliği normlarına göre de ama sonuna bir şey eklenmiş bunun, anlayamadım yani. "Neyin suç olup neyin suç olmadığını BDDK belirler." diyor, kurum belirler diyor.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Baş kısmı da kötü.

FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Şimdi, bu normların hepsinin başlıklarını tek tek söylemiş. Suç ve ceza yasayla belirlenir. BDDK'nın suç belirlemek gibi bir şeyi olamaz. Bu olduğu zaman, bugün zaten belli noktalarda kullanılan BDDK, açıkçası sıkıntılı bir izlenim verir. Şunu söyleyeyim: Lütfen, Türkiye'ye Kuzey Kore gömleği giydirmeyin. Yani, emir komutayla işleyen piyasa ekonomisi olmaz. Tabii ki güçlü bir düzenleyici, denetleyici çerçeve olacak ama yani hatayı siz yapacaksınız, krizi çıkaracaksınız ama kefaretini ödemek istemeyip günlük birtakım kararnamelerle işi düzeltmeye çalışacaksınız. Bakın, bölük pörçük iş yapmayın. Buradan Hazine ve Maliye Bakanına sesleniyorum, bürokratları burada, kendisine iletin: Aslında buraya bu kanunu falan getirmeye gerek yok. Türkiye'de neyi düzenlemeye çalıştıkları belli; hem faizi düşük tutmaya çalışıyorlar -değil mi?- hem de dövizi baskı altına alıp yani Türk lirası değer kaybetmesin istiyorlar. Ee, tamam, orada Sayın Bakanın emrinde kambiyo mevzuatı duruyor, hodri meydan, kalksın bakalım, getirsin; getirin sermaye kısıtlamalarını. Getirebiliyor musunuz? Ondan sonra da bu ülkeyi idare etmeye kalkın. Ben açık söylüyorum, bu düzeni, bu işleri bu şekilde götürdüğünüz zaman sonunda bu düdüklü tencere patlar. Bu düdüklü tencere patladığında da hepimizin altında kaldığını, biz bundan önce ki krizlerin hepsinde gördük.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan bana süre verdiğiniz için.