| Komisyon Adı | : | İÇİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi (2/2555) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 28 .01.2020 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Şimdi, saat üç buçuktan beri buradayız, gece on iki oldu, herhâlde biraz daha burada olacağız gibi görünüyor ve bu sıvazlamayla başlayan tartışmalar... Siz, bir yeni madde ihdasında gerekçeyi çıkartarak yeni gerekçeyi gönderdiniz. Şimdi, ben sizin çıkarttığınız paragrafı bir okumak istiyorum ve kalanı tekrar okumak istiyorum. Aslında çok da bir şey değişmediğini dikkatli baktığımızda görüyoruz. Şimdi, neyi çıkartmışsınız? Son paragrafın 4'üncü cümlesi sanırım: "Bu kapsamda, durdurulan kişi üzerinde giysilerden herhangi bir çıkarılmaksızın, elle, yüzeysel olarak yoklama biçiminde bir kontrol yapılabilir. Yoklama ve sıvazlama, durdurma sırasında bekçinin kontrol amaçlı yapacağı işlemlerdendir. Bu işlem şüphenin kuvvetlendiği durumlarda yerine getirilecek bir tedbirdir. Yoklama, görevli bekçi tarafından, elle, şüphelenilen kişinin üstünü, mahremiyetini ve elbisesinin detaylarına vâkıf olmayacak ve elbisesi çıkartılmayacak şekilde farklı noktalara dokunmak suretiyle kontrol edilmesini ve suç unsuru eşyaların bulunup bulunmadığının belirlenmesini ifade etmektedir. Sıvazlama ise yoklama işleminin, elin kişinin üstünden kaldırılmaksızın sürekli bir şekilde gezdirilmesi suretiyle yerine getirilmesidir." Bu, çıkartılan kısım. Kalan kısım: "Çarşı ve mahalle bekçilerinin, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabileceği düzenlenmektedir." Yani siz ellemeyi çıkartmamışsınız, elleme devam ediyor; sadece sıvazlamayı çıkartmışsınız. Yani sıvazlama ya da elleme, fark eden bir şey yok yani ihdas ettiğiniz önergenin gerekçesinde hâlâ... Kendinizde burada imzalamışsınız, okuyabilirsiniz; herhâlde onu getiren arkadaşlar dikkatli bakmıyor ya da illa bunun kalmasını mı istiyor? Alttaki yoklamanın açılımındaki sıvazlamayı çıkartmışsınız ama elleme devam ediyor. Dolayısıyla aslında burada değişen bir şey yok, hani yeni bir madde ihdas edilmiş gibi göstermek sadece hepimizin kendisini kandırmaktan ibaret. Bir kere, eğer düzeltecekseniz tekrar bir önerge verin, tam olarak düzeltin. Çünkü asıl basına malzeme olacak konu bu "Düzeltiyoruz." deyip, hiçbir şeyi düzeltmemek yani yıllardır alışmış olduğumuz şeyin tekerrürü. Dolayısıyla burada sizin kadın milletvekillerinin de kendi önerisi olduğunu siz söylediniz. Yani ben "Acaba ne değişti?" diye bakıyorum geldiğinden beri önerge, sadece yoklamanın, ellemenin açılımı çıkartılmış ama kaba tabiriyle elle dıştan kontrol -yok, bir de içten mi yapacaktı yani- tedbirleri alabileceği düzenlemesi devam ediyor. O yüzden, eğer yapacaksanız, gerçekten de samimiyseniz bunu o cümle de dâhil çıkartın ki yarın bekçiler de bunu yanlış anlayıp da evet, dedikleri gibi, belki kadınlara böyle bir yoklama olmaz ama erkeklere de yapabilirler yani burada hep pozitif ayrımcılık yapıyoruz ama bir bekçi mahalleden işte, amiyane tabiriyle sevmediği, gıcık olduğu birine bu elleme işlemini yaparsa ne yapacağız? O yüzden, burada madem bir iş yapacağız, tam yapalım "el ile dıştan kontrol dâhil" ifadesinin de buradan çıkartılması ve yarın kamuoyuna ya da işte, Genel Kurula geldiğinde bu işlemin yarım yamalak, göstermelik olmadığını; tam olarak düzeltildiğini de göstermiş olalım diyorum.
Teşekkür ediyorum.