KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Niye beş dakika veriyorsunuz Sayın Başkan? Komisyon üyeleri herhâlde on dakika konuşmalı.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Siz on dakika istiyorsanız, on dakikaya şey yapalım.

Maddeler üzerinde beş dakikadır genel kural.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Maddeler üzerinde konuşmuyoruz ki geneli üzerinde...

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Ama tamamlamanız için herkese süre veriyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hayır, geneli üzerinde konuşuyoruz.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Süre konusunda bir sorun yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Madde gelmedi zaten.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Süre konusunda sorun yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Aslında burada geneli üzerinde gruplar adına konuşma süresinin yirmi dakika olması lazım Genel Kuruldaki gibi. Yani on dakika düşürdün de bari beş dakikaya indirmeyin.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Süre sorunu yok.

Buyurun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; şimdi, bir önergeyle daha önce bir torba yasanın içerisine yerleştirilmiş olan bu madde doğrudan doğruya enerjiyle ilgili olduğu için, Plan ve Bütçe Komisyonundan daha çok Enerji Komisyonunu ilgilendiren bir maddedir. Torba yasanın diğer maddeleri Plan ve Bütçe Komisyonunu ilgilendirdiği için, önerge de burada verildiğinden o arada Komisyonumuzda görüşülmüş olması doğal karşılanabilir ama bir başka komisyonu ilgilendiren bir madde niteliğinde olması nedeniyle de o görüşmeler öncesinde Enerji Komisyonuna bilgi verilmesi, en azından o Komisyondaki arkadaşların katılımının sağlanması gerekirdi diye düşünüyorum.

Bugün itibarıyla olaya baktığımızda ise mademki bu enerjiyle ilgili, termik santrallerin bacalarına filtre takılmasıyla ilgili, çevreyi koruma önlemleri almasıyla ilgili tek bir madde görüşeceğiz. Bu tek bir madde daha önce bu Komisyondan geçmiş olsa bile bugün itibarıyla Komisyonumuzun değil, Enerji Komisyonun gündeminde olması lazımdı yani usulen bunu belirtmem lazım. Plan ve Bütçe Komisyonunu ilgilendiren başka ne var burada? Komisyonların görev alanlarına baktığımız zaman bu, bizi mi ilgilendirir? Tek madde nasıl olsa, başka bir şey görüşecek miyiz? Görüşmeyeceğiz. Dolayısıyla konu buranın konusu değil Sayın Başkan. Onun için Komisyonumuz bunu çekmeli ve Meclis Başkanlığına bildirmek suretiyle ilgili Komisyonda görüşülmesine imkân sağlanmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde bence yasalaşma süreci tamamen sakat hâle gelir.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Bununla ilgili -sözünüzü kesmeyeyim ama- bir tavsiye kararı var, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanı ve grupların imzasıyla. Onu isterseniz sizinle paylaşayım. Konuşmanıza faydası olur diye düşünüyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Tabii, buyurun.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER -

"Danışma Kurulu Tavsiyesi

Danışma Kurulunun 3/12/2019 Salı günü -bugün- yaptığı toplantıda 7193 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un ve Anayasa'nın 89'uncu ve 104'üncü maddeleri gereğince Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresinin İç Tüzük'ün 36'ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre kırk sekiz saat beklenmeden Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülebilmesinin tavsiye edilmesi uygun bulunmuştur.

Mustafa Şentop

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

Mehmet Muş

Cumhuriyet Halk Partisi

Adalet ve Kalkınma Partisi

Grup Başkan Vekili

Grup Başkan Vekili

Halkların Demokratik Partisi

Erkan Akçay

Grup Başkan Vekili

Milliyetçi Hareket Partisi

Grup Başkan Vekili

Lütfü Türkkan

İYİ PARTİ

Grup Başkan Vekili"

Cumhuriyet Halk Partisinin imzası var ama isim atılmamış. Dolayısıyla tavsiye kararı bu şekilde alınmış.

Ben araya girdiğim için ek sürenizi de vereceğim.

Buyurun

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Açıklamanız güzel oldu ama yani görüşümü değiştirmedi. Neden görüşümü değiştirmedi? Danışma Kurulu tavsiyesi hiçbir zaman yasaların, Anayasa'nın üzerinde değildir. Anayasa'nın 89'uncu maddesi açıktır. Cumhurbaşkanı yasanın bir maddesini veya birkaç maddesini tekrar görüşülmek üzere Meclise iade ettiğinde o yasanın tamamı değil, sadece iade edilen madde veya maddeler görüşülür; Anayasa bunu çok net olarak belirtiyor. Yani Anayasa'nın 89'uncu maddesine göre gündemimizde tek bir konu vardır, termik santrallerin çevreyi koruma maksadıyla, gerekli düzenlemeleri, yükümlülükleri yerine getirmesi. Bu, bir paket sayılır, bir yasa teklifi sayılır ve bu hâliyle bu Komisyonun değil, Enerji Komisyonun, ilgili Komisyonun konusudur. Danışma Kurulunun gözünden kaçmış olabilir, üstelik Danışma Kurulunun önerisi sadece bir öneri niteliğindedir.

İkincisi: İmzaları saydınız ama bizim Grup Başkan Vekilimiz de zaten imzalamamış, orada çekimser kalmış anladığım kadarıyla.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - İmzası var, hayır, var.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama imzalasaydı da değişmezdi, gözlerinden kaçmış olabilir.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Bütün gruplar tarafından imzalanmış.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - O bakımdan bu konunun bizim konumuz olmadığı konusunda ısrarlıyım.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Hangi konuda ısrarlısınız? Sizin grubun içinde olmadığından dolayı mı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hayır, hayır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Var orada.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bu konu, görüştüğümüz konu, bu Komisyonun görevi değil.

BAŞKAN - Tabii, o sizin görüşünüz.

Tekrar süre veriyorum.

Buyurun Sayın Şener.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Enerji Komisyonuna gitmesi lazım bunun.

Diğer taraftan şunu da belirtmek isterim yani içerikle ilgili: Arkadaşlar "Bu daha önce görüşülürken, torba yasa görüşülürken Cumhurbaşkanının onayını almışlardır." dediler. Ben buna katılmıyorum. Burada "Şunu verelim, bir de Cumhurbaşkanının onayını alalım." demiş olmaları muhtemel değil, muhtemeldir ki metin biri vasıtasıyla, bir aracı vasıtasıyla buraya gelmiştir. Yani talimat var, onayını almak değil, bir talimata istinaden bu iş gündeme gelmiştir. Onayını almak biraz işi yumuşatır, yine Meclisin bir aktivitesiyle başlayan bir olayı anlatır. Ben tam tersine, sürecin yukarıdan buraya doğru geldiği kanaatindeyim; bunu belirtmek isterim.

Diğer taraftan, bazı arkadaşlar "Bu bir hataydı, bu hatayı Cumhurbaşkanı fark etti, hatayı düzeltti." anlamında ifadeler kullandılar. Ben Cumhurbaşkanının bir hatayı fark edip de bu hatayı düzelttiği gibi bir kanaatte değilim. Böyle bir hatayı düzelttiği için teşekkürü gerektirecek bir durumda olmadığı kanaatindeyim. Neden? Bakıyoruz, Cumhurbaşkanlığı gerekçesinde iki noktanın üzerinde duruluyor. Bir: Enerji sektörü önemlidir. Onların da faaliyetini iyi yapmasını sağlamak lazım, maliyetlerini düşük tutmak lazım anlamında söylüyor bunu ve "Elektrik üretim tesislerinin varlığının korunması ve desteklenmesi devletin temel politikalarından biri olması gerekir." diyor, böyle bir birinci çerçeve çiziyor ama bu çizdiği çerçeve Anayasa'nın herhangi bir maddesine dayanmıyor, sadece "Bu temel bir politika olmalıdır." diye belirliyor ama ikincisi "İnsan sağlığının korunması." diyor. İkisi birbiriyle çelişiyor. İnsan sağlığının korunmasıyla ilgili konuysa Anayasa'nın 56'ncı maddesine dayandırılıyor. Yani çevrenin, insan sağlığının korunması bir anayasal zorunluluktur. Enerji sektörünün maliyetlerini düşürmek diye ne yasa maddesi var ne Anayasa maddesi var. Bu sadece Sayın Cumhurbaşkanının iki menfaat arasında denge kurma üslubu içerisinde yazdığı bir metindir. Dolayısıyla anayasal zorunluluğa her zaman evleviyetle öncelik vermek lazım. Anayasal zorunluluğu bir başka gerekçe aşamaz, böyle bir şey olmaz. Yani hukuk devleti varsa bu ülkede önce anayasal zorunluluğa uyarsın, o zorunluluğa uyduktan sonra "Enerji sektörünü nasıl teşvik ederiz?" diye bakarsınız.

Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı yedi senedir süre tanımış bu termik santrallerin alması gereken çevre önlemlerini yerine getirmemelerine, uzatılmış sürekli, Meclise gelmiş, o dönemde kendisi de burada zaten. Şimdi, yedi sene süre tanıdıktan sonra, yedi senenin sonunda "Aman efendim, hatayı düzeltti, bundan dolayı teşekkürü de hak ediyor." falan gibi düşünmek doğru değil.

Ben şunu öğrenmek istiyorum gelecek önergeyi konuşmadan önce, cevap verirlerse memnun olurum: Demin Bülent Bey söyledi, 7186 sayılı Kanun'un 32'nci maddesiyle düzenlenen geçici 26'ncı madde. Burada zaten "Sözleşme ve anlaşmalardaki hak ve yükümlülükler otuz altı ay uzatılır." diye daha önceden, temmuz ayında bu Meclisten bir kanun geçmiş. Otuz altı ay dediğin üç sene demektir, bu kanunda da iki buçuk sene olduğuna göre, temmuzdan bugüne de altı ay geçtiğine göre aynı süreyi öngörüyor. Aynı süreyi öngören bir düzenleme daha önce yapıldığına göre, tekraren, tekiden şimdi bu düzenleme niye yapılmıştı? Yanlışlıkla mı, zühul eseri mi yapıldı? Daha önce, bu Komisyonda bir madde görüşülürken aynı maddenin başka bir komisyonda görüşülüp Genel Kurulda geçirilmekte olduğunu öğrenmiş ve burada maddeden çıkarmıştık hatırlarsanız yani böyle bir yasama karışıklığı mı oldu, bunu öğrenmek istiyorum.

İkincisi: Farz edelim bu madde çıkarıldı tekrar Meclisten. Çıkarıldığı takdirde, bu termik santralleri işleten firmaların sözleşmelerinin feshedilip bu santrallerin onların elinden alınması ihtimali var mı veya bu ihtimal olabilir ve yasal sınırlar içerisinde mümkün bir durum mu?

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ederim.