KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, değerli arkadaşlar, 24 Ekimde Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız 2020 bütçesinin ve 2018 kesin hesap kanununun Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuş konuşmalarını yapmıştı. 6 Kasımdan itibaren de Mecliste müzakerelere devam ediyoruz. Demek ki bir ayı aşkın süredir ülkemizin önümüzdeki dönem bütçesine şekil vermek için mücadele ediyoruz. Aslında şekillenmiş bir bütçeyi geldiği gibi, bütçe kanununu bazı madde ilaveleri dışında değiştirmeden yürürlüğe sokmuş olacağız.

Bu bir ayı aşkın süre içerisinde Meclisimizde çok sert tartışmalar olmuştur; zaman zaman kırgınlıklar, incinmeler olmuştur ve bu ortam netice itibarıyla da hiçbirimizin hoşuna gitmemiştir. Ama şunu da biliyoruz ki burada görevimizi yapmaya çalışıyoruz.

Bu bütçe vesilesiyle ben Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür borcu içerisinde olduğumuzu düşünüyorum çünkü bize önemli bir şey yaptığımız izlenimini verecek bir bütçe göndermiştir. Kendimizi fonksiyonel, etkili, bizden geçen rakamlardan örülü bir bütçe tartışması içerisinde bu nedenle bulduk; zaman zaman heyecanlarımız bu nedenle arttı.

Bu Anayasa varken, bu mevzuat ortadayken aslında Sayın Cumhurbaşkanımız her bakanlığa bin lira ödenek koyup, geri kalan 1 trilyon küsur ödeneği de yedek ödeneğe koyup gönderebilirdi, yıl içinde istediği gibi şekillendirebilirdi ama bütün bakanlıklar ve daireler itibarıyla, fonksiyonel ve kurumsal yapı itibarıyla tartıştığımız, birbirimizi sert eleştirdiğimiz bir bütçe göndermiştir ve bu tartışma ortamında da sayın üyelerimiz kendilerinin bütçe yetkisi konusunda etkili olduğu duygusuna kapılmıştır, bu duyguyu burada yeşertmiştir, gerçekten teşekkür etmemiz lazım. Denebilir ki: "Hayır, öyle bütçe gönderemezdi. Şu kanunun şu maddesine takılırdı." vesaire diyen arkadaşlar olabilir veya uzmanlar olabilir. Onu da bir maddeyle çözerdik, burada bütçe kanununa bir madde koyardık, bir kısmını öyle çözerdik, geri kalanını da Sayın Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle o işi halledebilirdi ama bunları hiç denememiştir. Eski usul, ciddi bütçe tartışmalarının yapıldığı formata uygun bir bütçe göndermiştir. Teşekkürlerimi kendilerine iletirseniz mutlu olurum Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım.

Şimdi, değerli arkadaşlar, gerçekten bu sistemde bir problem var, bu problemi de aşmamız lazım. Her ne kadar Meclisin eli kolu budanmışsa da yine de sistemi düzeltme yolunda bir çıkış yapılacaksa bu, Mecliste yapılacaktır, Türkiye'de başka hiçbir organ kalmamıştır. Yani yapılması gereken şey gayet basit. İki konuda değişiklik yapalım, birçok şeyin rayına oturduğunu göreceğiz. Nedir o iki konudan biri? Birincisi, Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olmamalı. "Partili Cumhurbaşkanı olmasın." demiyorum. Amerika Birleşik Devletlerinde de Başkan partilidir ama Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nda madde var: "Başkan partinin karar ve denetim organlarında görev olamaz." Değil genel başkanı olmak, partinin karar organında da görev alamaz, denetim organında da görev alamaz ama partili Cumhurbaşkanı olabilir, partili Başkan olabilir. Türkiye'de de partili olsun, tamam itirazım yok ama karar organlarında, denetim organlarında olmadığı takdirde bu Meclisin daha özgürce, milletvekillerinin yasama organı üyeliğini daha bünyelerinde toplayan iradeyle bu işi sürdüreceklerine inanıyorum.

Bu Cumhurbaşkanlığı kararnameleri gerçekten Meclisin yasama gücüne büyük bir sınırlamadır. Bunun da devam ettirilmemesi gerekir. Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini de kaldıralım. Yani Anayasa'da iki değişiklik yapalım. Daha denetlenebilir, kontrol edilebilir, kurumlar arasında denge ve kontrol mekanizmalarının geliştiği bir Türkiye inşa edebiliriz.

Bu vesileyle, son yürürlük maddesi nedeniyle bunları ifade ettim ama bütçe görüşmeleri boyunca kırdığımız arkadaşlar varsa kusura bakmasınlar. Yani zaman zaman atışmalar oluyor, bazen haksız yere bazen haklı yere olabiliyor. Cemal Bey'in sözümü kesmesi haksızdı ama orada Başkanı kabahatli gördüm, ben Cemal Bey'i görmemiştim çünkü konuştuğumu zannederek ikinci konuşma yaptığımı zannetmiş. Siz "İlk konuşma hakkını kullanıyor." diyebilirdiniz Sayın Başkan.

CEMAL ÖZTÜRK (Giresun) - Ben sizden helallik istedim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkandan da her zaman tarafsız, objektif bir yönetim bekleriz. Ufak tefek torpillere de gerek yok bence Sayın Başkan, objektif koyduğunuz zaman ölçünüzü burada müzakereler düzgün bir şekilde yürüyebilir. Sayın Hükûmet üyeleri, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız ekibiyle birlikte hepsi gelmiştir, uzun mesailer harcamışlardır, burada sert eleştirileri de yönlendirici eleştirileri de sabırla dinlemişlerdir, cevaplandırmışlardır, onlara da teşekkür ediyorum.

Bu bütçenin ülkemize hayırlı olması temennisiyle hepinize saygılarımı sunuyorum.

Sağ olun.