| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı b) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı c)Mesleki Yeterlilik Kurumu ç) Devlet Personel Başkanlığı d)Sosyal Güvenlik Kurumu e) Türkiye İş Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 19 .11.2019 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, biliyorsunuz, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bir yardım kampanyası başlatılmıştı ve o gün Sayın Bakanın açıklamasına göre de 309 milyon lira toplanmıştı. Biz bu paranın ne yapıldığını ve ne yapılacağını ısrarla sorduğumuzda en nihayetinde "Bir vakıf kuracağız." dediler ama bu vakıfla ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Ta ki 2018 yılında 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle vakfın kuruluşuna dönük olarak bir karar alındı. Ancak yine beklendi ve 13 Temmuz 2019'da nihayet vakıf asliye hukuk mahkemesinde tescil edildi. Ancak bu tescil sırasında da baktık ki vakfın ne mütevelli heyeti var ne denetleme kurulu var ne yönetim kurulu belli. Sonrasında biz ısrarla takip ettiğimizde Vakıflar Genel Müdürlüğünde bir adres bulduk, yine mahkeme kararındaki adresle aynı ve bu mahkeme kararındaki adrese gittiğimiz zaman orada bir vakıf olmadığını hayretle gördük. Yani Bakanlık "fake" bir adresle, yanlış bir adresle bir işlem yaptırmıştı, dolayısıyla bizce bu son derece rencide edici bir şeydi. İlk sorum: Bu konuda siz de rencide oluyor musunuz?
İkincisi: Bu vakfı kurmak için neden üç yıl beklediniz? Elinizi tutan neydi? Paraları topladınız, toplanan paraları hak sahiplerine vermek var iken üç yıldır neyi beklediniz? Devam ediyorum: Bu para nerede? Israrla soruyoruz, cevap alamıyoruz. En nihayetinde "Para Bakanlığın uhdesinde." dendi, bu "uhde" neye tekabül ediyor? Bakınız, hem Sayıştay raporları hem sizin sunumlarınızdaki mizan cetvellerine ayrıntılarıyla baktık, sizin "uhde" dediğiniz yer neresi? Şimdi, biz somut olarak soruyoruz: Bu para yani yarım katrilyonluk bir para -bugünkü değeriyle- nerede, somut olarak öğrenmek istiyoruz. "Bizim uhdemizde." cevabı elbette ki tatmin edici değil.
Bir diğer konu, kararnameye göre aslında bu vakıf hükmi şahsiyet kazandığı andan on beş gün içerisinde bütün paranın vakfa geçmiş olması gerekiyor ama Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgili Sayın Kültür Bakanına burada sorduk, Kültür Bakanı bunu size sormamızı söyledi Sayın Bakan. Yani burada da aslında bu kararname yani kanun çiğneniyor çok açık bir biçimde. Adresi soruyoruz, Kültür Bakanı dedi ki: "Adres Sayın Bakan." Yani sizi kastetti. Bu vakfın adresi siz misiniz? Yine aynı şekilde, sanıyorum Sayın Bakanı yanlış yönlendirmişler çünkü kararnameye de bakmamış, bürokratları da burada tenkit edeceğim. Mütevelli heyetini sorduğumuz zaman da dendi ki "Mütevelli heyeti başkanı Sayın Bakandır." Siz bu vakfın mütevelli heyeti başkanı mısınız, ne zaman atandınız? Dolayısıyla burada son derece açık sorularımız var. Somut bir biçimde soruyoruz, 309 milyon lira eğer bir şekilde değerlendirildiyse, yarım katrilyon liralık bir değer bugüne kadar neden şehit yakınlarına, gazilere verilmemiştir ve bugün bu para nerededir? Bugün bu para eğer bütçenin içerisinde somut bir yerde durmuyor ise bugün bunu göstermezseniz bizim bunun bir şekilde bir başka yere gittiğini, bir başka yeri onarmak için, bir deliği tıkamak için veya başka bir nedenle kullanıldığını düşünmemiz için yeteri kadar sebebimiz olacak.
Bakın, sizin 2018 faaliyet raporunuz, burada 15 Temmuz şehit ve gazileriyle ilgili sadece bir bölüm var, onda da diyorsunuz ki: "Vatandaşların bunlara yaptığı tapu, gayrimenkullerin tapu işlemlerini gerçekleştirdik."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız efendim.
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkanım, bitiriyorum.
Demek ki 2018 yılında maalesef şehit yakınları ve gazilere, 15 Temmuz şehit yakınları ve gazilerine herhangi bir nakdî ödeme yapmamışsınız, buradan bunu anlıyoruz. Demek ki son derece garip, çapraşık bir durum var. Bugüne kadar sustunuz, bugüne kadar açıklamadınız, burası artık cevap verme yeridir ve somut bir biçimde sizden cevap bekliyoruz.
Bir sözüm de diğer milletvekili arkadaşlarımadır: Tüyü bitmemiş yetimin; canını, sağlığını ortaya koyan şehitlerimizin ve gazilerimizin haklarını talep etmek sadece Cumhuriyet Halk Partisinin işi midir? Diğer milliyetçilerin de bu konuda talepkâr olmaları ve bunu takip etmeleri gerekmez mi diye soruyorum.
Çok teşekkür ederim.
Somut yanıt bekliyor, saygılar sunuyorum.