KOMİSYON KONUŞMASI

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Bakan, ben bir konuşma hazırlamış idim ancak o konuşmayı yapmayıp sizin sunumunuzda gördüğüm bazı önemli yerler üzerinden konuşmamı sürdürmek istiyorum.

Sayın Bakan, mutlu birey, güçlü aile, müreffeh toplum; çok güzel, kulağa da güzel geliyor, keşke öyle olabilse. Aile huzuru aslında biraz da aile geçimine bağlı ve yeteri kadar aylık alamayan ailelerin de burada huzurundan ya da toplumun refahından söz etmek mümkün değil.

Çok iddialı cümleler var sunumunuzda. "İşçimizi enflasyona ezdirmeyeceğimize dair verdiğimiz sözümüzü, son zamlarla tutmaya devam ettik." Aynı cümle memur için de söyleniyor.

Sayın Bakan, bu, doğru bir yaklaşım değil bence. Çünkü artık asgari ücretin ne kadar alım gücü olduğunu -ben artık rakamlara boğmak istemiyorum-hepimiz biliyoruz. Yine, alım gücü açısından hani öyle bir enflasyon var ki görünen enflasyonun çok çok daha üzerinde. Bu enflasyon, gıdanın enflasyonunun yansımasını düşündüğümüzde, zaten zamlarla kıyaslama bile yapmak son derece yanlış olur, yüzde 30'larda, 32'lerde gıda enflasyonu var.

Dünya ülkeleri arasında yerimizin daha ön sıralarda olduğunu ifade ediyorsunuz ama böyle bir şey yok maalesef yani iyileşmede. Biz işsizlikte de enflasyonda da en kötü sıralardayız, hele hele işsizlikte Sayın Bakan, dünyadaki en kötü 2 ülkeden 1 tanesiyiz.

TÜİK verilerine göre on yedi yılda 50.378 kişi canına kaydı. Hani aile huzuru? Bakın, nedenlerini araştırdığınızda, yarısına yakını aile içi sorunlar, geçim sıkıntısı, ekonomik sorunlar olarak belirtiliyor. Bu, TÜİK'in rakamları. Hatta Psikiyatri Derneğinin de ayrı bulguları var. Yine bunların yüzde 78'i erkek, yüzde 28'i kadın.

Sayın Bakan, diyorsunuz ki: "TÜİK verilerine göre 2019 yılı Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre işsizlik oranımız yüzde 14 oldu." Bakın, bunlar revize değerler yani 2 defa revize geçirdi, büyüme de istihdam da. Gerçek işsizlik bunun çok üstünde, kadın işsizliği daha üstünde, genç işsizliği daha da üstünde.

Şöyle bir cümle, buna hayret ettim: "Uygulanan başarılı istihdam politikalarının etkisi iş gücü göstergelerimize olumlu yansımıştır."

Sayın Bakan, değerli Komisyon üyeleri; bilmiyorum, AK PARTİ döneminde kaç tane istihdam paketinin yapıldığının şöyle bir muhasebesini yaptınız mı, önünüze bir aldınız mı? Ben yaptım. 15 istihdam teşvik paketi var ve onun dışında da 5 tane de ekonomi paketi var. Bakın: Şubat 2004, Mayıs 2005, Mayıs 2008, Haziran 2008, Mart 2010, Şubat 2011, Nisan 2012, Nisan 2015, Haziran 2016, Temmuz 2016, Eylül 2016, Şubat 2017, Ocak 2018, Nisan 2018 ve Şubat 2019; bunlar sadece istihdam teşvik paketleri. Ayrıca Haziran 2009, Nisan 2012, Aralık 2017 ve 2019'da da 4'üncüsü olmak üzere ekonomik paketler, değişik isimler verilen paketler var.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi işsizliği-bana göre- büyüttü çünkü 1988 ve 2002 yılları arasında ortalama işsizlik oranı yüzde 8 ama 2003-2018 arası ortalama yüzde 10,90.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir saniye Sayın Karabıyık, lütfen tamamlayınız.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkür ediyorum.

Ama bir taraftan da maalesef istihdam yaratıcı politikalar yok ve yetersiz. Bu ekonomik ortam zaten istihdam yaratacak mahiyette değil.

Kadınlar konusunda, engelliler konusunda söylenecek çok şey var ama beş dakikaya hiçbir şey sığmıyor. Sadece 15 Temmuz için toplanan o yardım paralarının ne olduğunu sanıyorum kamuoyu çok merak ediyor, Mecliste de gündeme gelmişti. Belki onu cevaplarsınız diye düşünüyorum.

Bir de SGK'nin açıkları gerçekten astronomik miktarlara ulaşmış ve hani hep eleştirdiğiniz bir şey var ya, o dönemin yaklaşık 2 bin, 3 bin katına çıkmış durumda ve şu anda hazineden yapılan transferler de gerçekten astronomik. Yapılan ne var? Yapılanın da yeterli olduğunu düşünmüyorum bu kadar transfere rağmen. İşte kadın işsizliği ortada, yardımlar ortada ve yoksulluk ortada.

Teşekkür ederim.