| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | A)KANUN TEKLİFLERİ 1.- 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a)Millî Eğitim Bakanlığı b)Yükseköğretim Kurulu c)Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı ç)Yükseköğretim Kalite Kurulu d)Üniversiteler e)Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü f)İTÜNOVA Teknoloji AŞ |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 15 .11.2019 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Bakan, Sayın YÖK Başkanı, Sayın ÖSYM Başkanı, değerli Komisyon üyeleri; 2020 bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum.
Çok söyleyeceğim şey var ama zamanım süresince birkaç noktaya değinmek istiyorum sadece.
Sayın Bakan, millî eğitim kısmında, Millî Eğitim Bakanlığında tarikatlar, vakıflar çok ön plana geçti gibi görülüyor. Sayın Bakan, neden bu kadar tarikatlara olanak sağlandı, sosyal etkinliklere kadar artık okullar içerisine girdiler? Daha "şu sözleşme" "bu anlaşma" bunları saymak istemiyorum ama sadece bu kadar ifade edeyim.
Diğer taraftan, ülkemizde 43.959 okulsuz yerleşim bölgesi var ve taşınan okul var, bu yatılı ilköğretim bölge okulları da yüzde 74 azaldı 2002 yılından bu yana ve bu çocuklar ne yaptılar? Maddi durumları elvermeyenler, aslında yurt da olmayınca ya ev tutabildiler, tutamadılarsa tarikatların kucağına düştüler. Burada kesinlikle pansiyonlu okulların, yurtların yapılmasının çok büyük önemi olduğuna bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. Sayın Bakan, bebeksiz köyler var yani bu kadar köy okulunun kapatılmasının -bir, köylerin tarımdan dolayı kazanamadığı için göç etmesi, bir de okul olmadığı için- sosyolojik boyutlarının da incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Diğer taraftan, üniversiteler konusunda söylemek istediğim bir şey var. Az önce Sayın Vekil de değindi, bu vakıf üniversitelerinde işini gerçekten çok iyi yapanlar var ama hepsi böyle midir? Maalesef değil, yani izliyoruz, duyuyoruz, görüyoruz. Bunların hepsinin bir kere bir masaya yatırılması lazım; ne kazanıyorlar, nereye yatırım yapıyorlar, ne yapıyorlar? Mesela, onlara birtakım bağışlar veya yerler veriliyor. Bu verilen yerler... Mesela, iki gün önce, Sayın Bakan, aşağıda ben bir üniversitenin bu konudaki bir uygulamasını eleştirdim -üniversiteye bağışlanan yerleri ve açılış şeklini- kıyamet koptu aşağıda. Şimdi, ben bunların hepsinin masaya yatırılmasını istiyorum. Tabii ki üniversitelere, vakıf üniversitelerine yer verilebilir ama bir fayda maliyet analizi yapmak lazım. Yani onlara verdiğimiz yer ne kadar kıymetli bir yer, bunun karşılığında devlet üniversitesi, yurdu yapılırsa ne kadar daha çok öğrenciye, yoksul aile çocuğuna fayda sağlar ya da bu yerler verildi diyelim, mevcut üniversiteler kaç kişiye burs veriyorlar; bunları standartlara bağlamak lazım. Madem kendisine bir imkân tanınmış, onun da yoksul öğrenciyi okutabilmesi lazım.
Şimdi, ben stratejik planınızda şöyle bir cümle görüyorum Sayın Bakan, diyor ki: "Özel öğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin oranını artıracak çalışmalar yapılması." Yani ilköğretimde de bu tür özel eğitime geçeceksek gerçekten o zaman parası olanın eğitimi farklı, olmayanın farklı olacağı bir uygulamaya geçmiş oluyoruz. Bana göre, bütün millî eğitim sistemini Bakanlık ele almalı yani yurtları da yapmalı, devlet okullarını da yapmalı. Bu nedenle vakıf üniversiteleri için de aynı şeyi söylüyorum. Yani fayda maliyet analizi yapılarak ne kadar buraya bir kaynak aktarılıyor, ne kadar kıymetli bir yer veriliyor, usullü mü, usulsüz mü, bunların yönetiminde kimler var, siyasiler var mı, yok mu, nasıl devrediliyor, bir saat içinde mi devrediliyor, bir haftada mı devrediliyor, altında yatan başka olaylar var mı, bunların çok iyi incelenmesinin ve bu vakıf üniversitelerinin öğrencilere de burs verme limitlerinin son derece artırılmasının önemine bir kez daha işaret etmek istiyorum.
Diğer taraftan, üniversiteler... Vakıfların ya da cemaatlerin ya da tarikatların her yerde olduğu bilgilerini duyuyoruz. Zamanında eleştirdik, o zaman bizim iddialarımız eleştirilmişti ama haklı çıktık.
BAŞKAN - Sayın Vekilim, tamamlayalım lütfen.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Peki.
Sayın Bakan, biz tabii ki üniversitelerin özerkleşmesini isteriz ama özerk bir üniversitede de rektör kendi tarikatına, kendi cemaatine göre hareket ediyor, kadroları onlara dağıtıyor, ona göre yönetiyorsa bu da yanlış. Yani tarikatlar olabilir tabii ki ama üniversitelerin içinde ne işi var ya da bakanlıkların içinde ne işi var, okulların içinde ne işi ne var? Bunların bir kez daha gözden geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.
Sayın Bakan, bir de Kur'an kurslarının denetiminin kesinlikle Millî Eğitim Bakanlığına bırakılması gerektiğini söylemek istiyorum.
Teşekkür ediyorum, hayırlı olsun.