| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a)Kültür ve Turizm Bakanlığı b)Radyo ve Televizyon Üst Kurulu c)Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ç)Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü d)Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı e)Vakıflar Genel Müdürlüğü f)Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı g)Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ğ)Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu h)Atatürk Araştırma Merkezi ı)Atatürk Kültür Merkezi i)Türk Dil Kurumu j)Türk Tarih Kurumu k)Kapadokya Alan Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 14 .11.2019 |
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım, Sayın Bakanım, Bakan Yardımcılarım, değerli milletvekillerim, bürokratlar, çok saygıdeğer basın mensupları; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.
Tabii, 2018 seçimlerinden sonra, sektörden birisi Turizm Bakanı atandığından hem turizm sektöründen hem de muhalefet partisinden gelen birisi olarak Genel Kurulda geçen seneki bütçede Bakanlığı övmüştüm. İki sene dolmadan, Turizm Tanıtma Fonu'nu çıkardınız. Cironun yüzde 1'i, daha doğrusu Genel Kurulda 0,75'e düştü... Bu konuda da itiraz etmedik, diğer turizm işletmecileri bu konuda itiraz etti ama mecbur kabul ettiler. Doğru bir iş yaptığınızı biliyorum ama üzülerek bir şey söyleyeyim: Bakanın haberi var mı yok mu, bilmiyorum. Daha yeni, sıra sayısı 128 olan teklif şu an Genel Kurula indi Sayın Bakanım, maalesef, konaklama vergisi diye bir vergi çıkardık arkadaşlar. Buraya, Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiğinde "2020'de yüzde 1, 2022'de yüzde 2 olacak." diye geldi. Ne hikmetse son dakikada bir değişiklik oldu, beş yıldızlı otellerde 18 lira, dört yıldızlı otellerde 12 lira, üç yıldızlı otellerde 9 lira, bir-iki yıldızlı otellerde 6 lira, butik otellerde 18 lira diye olarak madde şu an Genel Kurula geldi Sayın Bakanım, haberiniz var mı bilmiyorum. Eğer Bakanın haberi varsa onu da söyleyeyim: O dönemde bu sektörde senin arkanda dik duran otelciler, acenteciler, muhalefet partileri şu an bayrak kaldırdılar. Buraya gelmeden, dünden beri en az 200 işletmeci beni aradı. Bu bizim sonumuz olur arkadaşlar.
Size bir örnek vereceğim, Didim'den bir örnek vereceğim Didimli olduğum için. Bir otelimiz var, Sayın Bakan -Didim'e geldiği için teşekkür ederim- biliyor. Gecelemesi 240 bin arkadaşlar, 240 bin, 18'le çarptığımız zaman 4.320 bin lira ekstra para vermesi lazım. Sayın Bakanım bu işleri biliyor. Biz otelciler bir yıl önceden anlaşma yaparız ve acenteler müşterimizi yani otelimizdeki odamızı satıyorlar.
BAŞKAN - 240 bin derken, 240 lira...
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - 240 bin gecelemede, 4.320 bin lira ekstra bir vergi veriyor vatandaş, 240 bin gecelemede, gecelemede.
BAŞKAN - Tamam.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Şimdi, otel sahipleri acenteyle anlaşma yaptığı için -ETS firması var Bakanımın- müşteri ile otel arasındaki diyaloğu acente görür. Biz sadece müşteri gelir, kapıda adını, soy ismini alırız, onu bir hafta boyunca veya on gün boyunca yedirip içiririz, göndeririz, faturamızı keseriz, acente de bize para öder değerli arkadaşlar, sistem bu. Yani benim müşteriyle para alışverişim olmuyor.
Size bir örnek vereyim. Türkiye'de şu an asgari ücret kaç para arkadaşlar? 2.020 lira, emekli ortalaması 1.200 lira. İstanbul'dan kalkıp Didim'e gelen 4 kişilik bir aile -farz edelim- kişi başı haftalık bin liradan anlaşır, 4 bin lira. Gelip otelde yatıp kalktığı zaman ekstradan 504 lira daha para ödemek zorunda arkadaşlar. Peki, Sayın Bakanım, mart, nisan, mayıs ve haziranın 15'ine kadar otelcinin para kazanma şansı zaten yok. Beş yıldızlı oteller, şu an 30 eurodan "her şey dâhil" sistemi satıyorlar, 30 euro komple zarar arkadaşlar. Sadece otelin ayakta kalması için, personel parası çıksın, elektrik parası çıksın diye maliyetin altında iş yapıyorlar, Sayın Bakanım bunu çok iyi biliyor.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Malzemeden çalıyor oteller.
BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen müdahale etmeyelim konuşmacıya, lütfen...
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Hayır, otelciler, Türk otelcileri zarar da etse malzemeden çalmazlar, ben onların kefiliyim yani bu konuda turizmcilerin kefiliyim.
Değerli arkadaşlar, şimdi, buradaki sorun şu: Diğer ülkelerde evet var, konaklama ücreti diye ücret var ama nasıl var arkadaşlar? Belli bölgelerde var. O da Sheraton'a giden, diğer büyük otellere giden, günlük 500, 600, bin euro olan, yerde kalan vatandaşın orada yüzde 1, yüzde 2 veya 18 lira ödemesi çok önemli bir para değil onlar için ama bizler turizmle uğraşan, turizm sahilinde olan otellerin bu yükün altından kalkma şansı yok Sayın Bakanım, siz kendiniz daha iyi biliyorsunuz.
Genel Kurulda görüşülecek. AKP'li milletvekilleri, Sayın Bakanım burada, Cumhuriyet Halk Partisi olarak destek vereceğiz. Şimdi Sayın Bakanım, örnek vereyim, şimdi ben bir otel yaptım, bin yataklı, ek ilave edeceğim 100 yatak daha. 1'inci bölge, 2'nci bölge ve 3'üncü bölge diye ayrılmış. 1'inci bölge Antalya; 2'nci bölge Muğla, 3'üncü bölge Aydın. 1'inci bölgede yaptığın zaman 64 bin lira ekstra para ödüyorsunuz yatak başına; 2'nci bölgede yaptığınız zaman 32 bin lira ödüyorsunuz; 3'üncü bölgede Aydın'da yaptığınız zaman da 16 bin lira ödüyorsunuz. Şimdi, bu ne demek? Antalya'ya gelen yolcu kalitesi daha yüksek demektir. Muğla'ya gelen ortada, Aydın bölgesine gelen yolcu kalitesi daha düşük, fiyatlar daha düşük onun için Sayın Bakan doğru bir iş yaptı, işte 1'inci bölge, 2'nci bölge, 3'üncü bölge diye ayırdınız. Peki, Sayın Bakanım, bu konaklama vergisini yaparken bölgelere göre neden ayırmadınız, birincisi bu? Evet, bilgi sahibi olmadığına adım gibi eminim, onun için samimi söylüyorum, hayal etmediğiniz bütün turizmciler aradı beni. "Bu nasıl bir felakettir, başımıza geldi. Bütün umudumuz Turizm Bakanımız, bizim içimizden gelen birisi. Önümüzü açacakken bizi yerle bir etti; 0,75." 10 çeşit vergi veriyor arkadaşlar otelciler, 10 çeşit, size söyleyeyim, 10 çeşit vergi veriyor otelciler, buna emin olun, 10 çeşit.
Şimdi, Sayın Bakanım, değerli AKP'li milletvekilleri; on yedi yıldan beri üretim yapan bir ülkeyi tüketir bir hâle getirdiniz. Önümüzdeki bu açığın tek çözüm yolu turizm arkadaşlar. Bugün İspanya 110 milyar dolar ciro yapıyor arkadaşlar, 110 milyar dolardan bahsediyorum. Biz hâlen 26 ve 29 milyar dolar civarında gidip geliyoruz. Gelir seviyesi olarak, geliş olarak müşteri sıralamasında biz 7'nci, 6'ncı sıradayız ama gelir durumunda 14'üncü sıradayız. Bunun nedenini bizim kendimize sormamız gerekiyor. Planlama yapmamız lazım arkadaşlar. Sadece Turizm Bakanlığının yaptığı iş değil bu. Turizm Bakanı Sağlık Bakanıyla çalışacak, Çevre ve Şehircilik Bakanıyla çalışacak, Ulaştırma Bakanıyla çalışacak arkadaşlar. Bugün Sayın Bakan 72 milyon doların reklam için ayırdığını söyledi. Eğer biz 72 milyon doları reklam için ayırıp o müşteri gelip... Örneğin sadece Didim'de bahsedeyim, eğer yollar kötüyse, hastanesi yoksa, yürüyüş yolları yoksa, plajı temiz değilse, duş yeri yoksa, o gelen müşteri bir dahaki seneye gelmez, gider, sizi kötüler. 72 milyon dolarınız da çöpe gider değerli arkadaşlar. Bizim tek kurtuluşumuz, önümüzdeki ilk beş yıl içinde hizmet yapmak zorundayız, başka çaremiz yok.
Yine, Sayın Bakanım dedi ki: Daha önce yurt dışında çalışan Türkler geldiğinde uzun süre kalıyorlardı, iyi para harcıyorlardı. Doğru ama o dönemde mark vardı, emekli olan Türklerin gelirleri çok yüksekti, iyi paralar da harcıyorlardı ve yatırımlar da yapıyorlardı. Dün Tarım Bakanına da söyledim arkadaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanına da söyledim, Sağlık Bakanına da söyledim, şimdi Didim'de yaşlı bir grup var, orada bayağı, en az sekiz dokuz ay kalacaklar, gelip iki ay kalıyorlar, neden biliyor musunuz? Çünkü hastane yok. Avrupa'dan gelip yazlık yerlere yerleşenlerin yaş ortalaması 65 ila 70 arası arkadaşlar. Bu insanların sağlığa ihtiyacı var, hastaneye ihtiyacı var. Didim, yazın 500 bin nüfuslu bir yerde 65 yataklı bir hastane var, çoğunda doktor yok ve hastanede çürük raporu var; kapanması lazım, mühürlenmesi lazım ama biz o mühürlenen hastanede şu an hizmet veriyoruz. İşte sorun burada başlıyor.
BAŞKAN - Sayın Yıldız, lütfen tamamlayınız.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - İki dakika daha süre istiyorum.
Değerli arkadaşlar, yine, bizim özellikle Bakanımıza... Didim'e gelip gördünüz. "Didim benim radarımda." dediniz. Doğru, teşekkür ediyoruz. Didim gelecekte yeni bir Kemer olacak. Çünkü çarpık kentleşme yok, araziler boş, büyük yatırımcıları çekecek bir durumdayız. Ne hikmetse Sayın Bakanım, Tarım İl Müdürü bir çalışma yapıyor sadece bir firma için, biz o balık çiftliklerini kaldırmak için -şahsım olarak- on yıl mücadele ettik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız lütfen.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Mahkeme kararıyla kaldırdık, şimdi tekrar bir tek firma istiyor, balık çiftliklerini orada tekrar kurmaya çalışıyorlar Sayın Bakanım, bunun acilen önlemini alın. Didim, turizm bölgesidir, turizm dışında asla hiçbir şey yapılmamalı, aksi takdirde Didim'i de öldürürüz, yaşatamayız.
İkinci bir durum daha var Sayın Bakanım, demin güzel bir şeye değindiniz, dediniz ki: Yolları, çevre düzenlemesini, sahili yapmamız gerekiyor. Doğru yapıyorsunuz ama bilmediğiniz bir nokta var: 50 ve 100 metrelik alanın hepsi Millî Emlake aittir. Dün yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla tekrar bütçede görüştüm, 50 ve 100 metrelik olan yerleri, ilçe sınırları içerisinde olan belediyelere bedelsiz olarak devretmeniz lazım. Dört yıl önce Millî Emlaka yazı yazılmış, Altınkum Sahili düzenlenecek. Millî Emlak dört yıldan beri o dilekçeye cevap bile vermedi. Türkiye'nin kurtuluşunu istiyorsanız, turizm hedeftir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen, tamamlayınız Sayın Yıldız.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sizin haberiniz herhalde yok, 2018 yılı AKP'nin seçim bildirgesinde "2023 yılında hedef 100 milyon turist, 100 milyar dolar." demişlerdi. Sayın Bakanım, işleri, gerçekleri görünce onu 65 milyar dolara düşürmüş, bunu söyleyeyim başta.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - 50 milyon turist...
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Hayır, "2023 hedefimiz." demişti, özellikle AKP'nin şeyinde baktım, gördüm. Tabii, siz o dönemde milletvekili adayı değildiniz, seçim kampanyasında söylemişlerdi.
Bizim tek istediğimiz bu ülkeye hizmet edebilmek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tekrar ediyorum, her türlü desteği vermeye hazırız ama doğru olan şeyleri yapmak zorundayız arkadaşlar. Türkiye'de önümüzdeki ilk beş yıl içerisinde hizmet sektörü çok önemli. Aşağı yukarı 150 milyon emekli insan var Avrupa'da ve o 150 milyondan 30-40 milyon insanı çekmemiz gerekiyor. Onlar geldiği zaman en az altı ay burada yaşayacaklar.
Hepinize teşekkürler.
Hayırlı olsun bütçemiz.