| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı b)Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü c)Gençlik ve Spor Bakanlığı ç) Spor Genel Müdürlüğü d) Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu e)Spor Toto Teşkilat Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 11 .11.2019 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bakanlığımızın bütçesinin güzel şeylere vesile olmasını diliyorum.
Konuşmama Sayıştay raporlarının bulgularıyla başlamak isterim. Sayıştay raporlarının bulgularının ilk başlarında, taşınmaz varlıklar için mevzuatta yazılı limitler dikkate alınmadan amortisman ayrılması yazıyor. Yine bulguya göre, "252 Binalar" hesabına kaydedilmesi gereken taşınmazlar için yüzde 100 oranında amortisman ayrıldığı belirtiliyor. Şimdi, muhasebe biliminde en başta öğrenilen şeylerden bir tanesi amortisman ayırmaktır. Eğer bu, bilinmeden yapılan bir hataysa gerçekten Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hâli vahim durumdadır. Eğer bu hatayı yapanlar bize bu verileri hazırlamışsa bu verilerin güvenliği de sorgulanmalıdır önümüzdeki raporlarda; bunu öncelikle belirtmek isterim. Yok eğer bilerek böyle bir şey yapılmışsa o zaman bunun neden böyle yapıldığının açıklanması gerekmektedir, bunu sizlerle paylaşmak isterim.
Diğer bir bulgu şu: 2872 sayılı Çevre Kanunu gereğince büyükşehir belediyelerinden tahsil edilmesi gereken çevre katkı payı gelirlerinin eksik tahsil edilmesi diye bir durum var. Dolayısıyla bunun hangi belediyelerden eksik tahsil edildiğini sormamız lazım. Hangi belediyelerden eksik tahsil edilmiştir? Hangi belediyenin borcu vardır? Eğer bu konuda bir esnek tavır varsa bu esnek tavır bundan sonra da devam edecek midir? İktidar değişiklikleri bu tavrınızda bir değişmeye sebebiyet verecek midir, bunu sormamız gerekir değerli arkadaşlar.
Bir başka nokta şu Değerli Bakan: Bakanlığınızın uygulamalarıyla ilgili sıkça davalar açılıyor ve davalar aleyhinize sonuçlandığında şöyle bir yöntem izliyorsunuz; yeniden planlama yapıyorsunuz, yeniden düzenleme yapıyorsunuz. Mahkeme "Burası şehircilik ilkelerine aykırı, yapı yoğunluğu yoğun." diyor, siz yeni bir yoğunlukla cevap veriyorsunuz, kaybettiğiniz kararın tersini uyguluyorsunuz. Bunun örnekleri var, Küçükçekmece'de Marmara Üniversitesinin yeriyle ilgili, TOKİ protokolüyle ilgili böyle bir durum var. Bahçeşehir'de göletle ilgili böyle bir durum var. Siz konuşmanızda sel felaketlerine yönelik aldığınız tedbirlerden bahsettiniz. Ben şimdi size soruyorum: Bahçeşehir Gölet'in sel altında kaldığı fotoğraflarını gördünüz mü? Onu merak ediyorum. Peki, eğer görmüşseniz mahkeme kararına rağmen yeniden yoğunluğu artıran bir planlamayı neden yaptınız? Buna niye izin veriyorsunuz? Ben şimdi sizin konuşmanıza mı bakayım yoksa uygulamanıza mı bakayım? Bazen diyorlar ya: "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" diye, gerçekten yaşadığımız durum tam da budur, bunu söylemek isterim.
Birkaç şeyi daha hatırlatmak isterim: Sel felaketleriyle ilgili, yine, Ayamama Deresi'nin etrafında yapılan yüksek yapılı gökdelenleri görmenizi isterim; böyle bir durum var, bunu görmenizi isterim Değerli Bakanım.
Konuşmanızda bahsettiniz, dediniz ki: "On altı yıl boyunca yerel yönetimlere 72,3 milyar lira destek verdik." Bu rakam, ilk başta, yerel yönetimleri desteklediğiniz anlamına gelir. Peki, şimdi niye İstanbul Büyükşehir Belediyesinin gelirlerini azaltıcı tedbirler alıyorsunuz, genelgeler, kanunlar çıkarıyorsunuz, niye buna başvuruyorsunuz? Eğer 72,3 milyar lira vermişseniz bu rakamı hangi belediyelere verdiniz? Bunu normal bir dağılımla yaptınız mı? Nüfus yoğunluğuna göre mi yaptınız? Ekonomik büyüklüğüne göre mi yaptınız? Neye göre yaptınız bunu? Hangi belediyeye ne kadar para verdiniz? Bu hesaba göre on altı yıl içinde her yıl 4,5 milyar lira para dağıttınız. Şimdi, sormak istiyorum: Cumhuriyet Halk Partili belediyeler şu anda Türkiye'deki nüfus yoğunluğunun yüzde 48'ine hâkim. Bundan sonra vereceğiniz 4,5 milyarı liranın yüzde 48'lik payını CHP'li belediyelere verecek misiniz?
BAŞKAN - Sayın Karabat, lütfen tamamlar mısınız.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yüzde 7'lik payını HDP'li belediyelere verecek misiniz? Bunları merak ediyorum. Yoksa tamamına yakınını yine AKP'li belediyeleri mi vereceksiniz? Bunu merak ediyorum değerli arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlar mısınız.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Şimdi, siz ÇED raporlarından bahsederken dediniz ki: "Çevremize, doğal dokumuza, tabiatımıza zarar verme ihtimali çok az bile olsa o projeye asla ve asla izin vermeyeceğiz." Bunca bilim adamına rağmen, Kanal İstanbul'un çok az bile olsa İstanbul'a zarar verme şansı sizce yok mudur? Bunu merak ediyorum.
Son olarak şunu söylemek isterim: Çıkarmak istediğiniz yasa teklifine göre, şöyle bir anlayışa sahipsiniz, diyorsunuz ki: "Mahkeme kadıya mülk." Eğer siz İstanbul'u kendinize mülk olarak görüyorsanız yanılıyorsunuz, yanılıyorsunuz, yanılıyorsunuz.