| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünün daha önce ibra edilen 2011 ila 2016 yıllarını kapsayan 6 hesap yılı ve işlemlerine yapılan itirazlara ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 06 .11.2019 |
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Teşekkürler Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Yeni sezonumuz hayırlı uğurlu olsun diyeceğim.
Atatürk Orman Çiftliği görevlileri de hoş geldiler. Bizleri dinleyecekler, biz de onlardan bilgi alacağız.
Değerli arkadaşlar, itirazlar üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak KİT denetim raporlarına yaptığımız itirazlarımızın başında, 2011 yılından beri her KİT Komisyonu toplantısında Atatürk Orman Çiftliğinin, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetine göre yönetilemediği gelmektedir.
Atatürk'ün vasiyeti ve bağış mektubuna göre, çiftliklerin yerine göre arazi, ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek ve dinlenecek sıhhi yerler, hilesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek Atatürk Orman Çiftliğinin görevidir. Bu kuruluşun ve sahibi olduğu arazi varlığının Atatürk'ün vasiyetine uygun biçimde kullanılması evrensel medeni hukukun gereğidir. Atatürk Orman Çiftliğinin bir bütün olarak korunması yüce Türk milletinin dileğidir, arzusudur çünkü biraz önce belirttiğim gibi, Atatürk Orman Çiftliği Atatürk'ün bize emanetidir. Buna rağmen, Atatürk Orman Çiftliğinin arazi varlığı yağmalanmış durumdadır ve bu yağmanın acilen engellenmesi yönündeki Sayıştay tespiti ve önerisinin gereği yerine getirilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz yıllarda bu konular kamuoyunun gündemine birçok kez gelmiştir. Atatürk Orman Çiftliğinin yaptığımız itirazlara cevabı hiç değişmeyerek, 1983 yılından günümüze kadar arazi kaybına neden olacak bir kanun çıkarılmadığı yönündedir fakat kurumun verdiği bu cevap gerek halkı gerekse Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizleri tatmin etmemektedir.
1983 yılında çıkarılan bir yasayla Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin bir bölümü şartlı biçimde ve tıp fakültesi yapılması amacıyla Gazi Üniversitesine verilmiştir ancak bu araziler daha sonra TOKİ'ye devredilmiştir. Arazilerin 37 bin metrekaresi ise TOKİ tarafından 88 milyon dolar bedelle Amerika Birleşik Devletlerine satılmış, kalan arazilerin de Eylül 2019 tarihinde ihaleye çıkarılacağı açıklanmıştır. ABD'nin yeni Ankara Büyükelçiliği inşası da 37 bin metrekarelik bu arazi üzerinde yapılmaya başlanmış ve Çukurambar semtindeki arazide inşaat hızla devam etmektedir.
Diğer bir Atatürk Orman Çiftliğine ait Etimesgut Bahçekapı Mahallesi'nde bulunan 300.492 metrekarelik arazilerin açık artırmayla kiralama ilanı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve ihalenin 17 Eylül 2019 tarihinde yapılacağı açıklanmıştır. Aslında Resmî Gazete'de yayımlanan 300 bin metrekarelik alan 24 Nisan 2019'da Susuz'daki 657 bin metrekarelik araziyle birlikte yayımlanmış, ihale de 6 Mayısta yapılmıştır. Şimdi ne oldu da, 6 Mayıs 2019'da ihalesi yapılan Atatürk Orman Çiftliği alanlarının 300 bin metrekaresi yeniden kiralama ihalesine çıkarılmıştır? Bunun arkasında dönen ihale oyunlarının kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. STK'lerin bilgi edinme yazılarına karşı "ticari sır" denilerek bu ihaleye ilişkin bilgiler kamuoyu ile paylaşılmamıştır.
Burada sizlere sormak istiyorum: 24 Nisanda ihale edilen, Susuz'da bulunan Atatürk Orman Çiftliğinin 657 bin metrekarelik ihalesini kim almıştır? Neden ihaleler ayrı yapılmıştır? Neden ikinci kez ihaleye çıkılmıştır? Atatürk Orman Çiftliği alanları üzerinde kimler ne pazarlıklar yapmaktadır?
Neyse ki Etimesgut Bahçekapı Mahallesi'nde bulunan 300.492 metrekarelik arazi ihalesini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'ın talimatıyla 17 Eylül 2019 tarihinde yapılan ihaleye giren Ankara Büyükşehir Metropol İmar AŞ kazanmış ve Atatürk Orman Çiftliği arazisinin yapılaşmaya açılmasının önü kesilmiştir. İhaleyi, birinci parselini yıllığı 119 bin TL, ikinci parseli ise yıllığı 190 bin TL teklifle Metropol İmar AŞ kazanmıştır. Böylece Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan Atatürk Orman Çiftliği arazisine, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kamucu bir bakış açısıyla sahip çıkılmıştır. Belediye, ekonomik krizle birlikte sağlıklı gıdaya erişimin zor olduğu şu günlerde, Atatürk Orman Çiftliğinde kentsel tarım ve halk için üretimin Atatürk'ün şartlı bağışına uygun olarak hayata geçirilmesine öncülük etmiş ve Atatürk Orman Çiftliği arazisinin özelleştirilmesine izin vermemiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2015 ve 2016 KİT denetim raporlarına yaptığımız diğer önemli itirazımız ise kira alacakları konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonunun 24/11/2018 tarihli toplantısında Ankara Büyükşehir Belediyesinin Atatürk Orman Çiftliğine ödemediği birikmiş kira borcunun 87 milyon TL'yi geçtiği ortaya çıkmış olması üzerinedir.
SÜLEYMAN KARAMAN (Erzincan) - Yeni Başkan öder.
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Atatürk Orman Çiftliği yetkilileri Komisyonda şunları ifade etmiştir: "Ankara Büyükşehir Belediyesinden olan 2015 yılı ve öncesine ait olan kira alacaklarımıza 24/8/2015 tarihinde kira protokol zeyilnamesiyle 33 milyon 780 bin 128 TL'nin ödenmesi için yapılan borç yapılandırması kapsamında, Mayıs 2018 tarihi itibarıyla yapılandırılmamış olan borcun tamamı tahsil edilmiştir. Borç yapılandırması haricinde 14/3/2018 tarihi itibarıyla kira alacaklarımız toplamı 67 milyon 169 bin 724 TL için icra takibi başlamış olup 21/11/2018 tarihi itibarıyla alacaklarımız icra takibi dâhil 87 milyon 951 bin 805 TL'dir." Ankara Büyükşehir Belediyesinin bu keyfî tavrı, kuruluşu çok ciddi mali darboğaza sokma riskini ortaya çıkarmıştır.
Atatürk Orman Çiftliğinin ulusal ekonomiye faydalı olabilmesi için özerk bir tarzda, ekonominin kuralları ve ekonomik gerekler dâhilinde, verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda yönetilmediği, kuruluş amaçlarına ulaşmasını teminen, faaliyetlerinin mevzuata ve Atatürk'ün vasiyetine uygun bir biçimde yürütülmediği ortadadır. Kurumun verdiği cevapta, Büyükşehir Belediyesinin Atatürk Orman Çiftliğinden kiralamış olduğu yerlerle ilgili ödemediği kiralar nedeniyle Atatürk Orman Çiftliği tarafından 7 adet icra takip dosyasının açıldığını, 4 adet de daha önceden açılmış bakiyesi kalan icra takip dosyası olduğunu belirtmiştir.
Atatürk Orman Çiftliği, Ankara Büyükşehir Belediyesinden gerek belediye tarafından gerek icra dosyalarındaki haciz işlemlerinden kaynaklı olarak bugün itibarıyla 14 milyon 212 bin 580 TL tahsilat olduğu, 7/3/2019 tarihinde Belediyeyle, takibe konulmuş veya konulmamış 118 milyon 978 bin 650 TL tutarındaki tüm alacaklarla ilgili borç yapılandırma protokolü imzalanmış olduğu ve birinci taksitin Belediye tarafından ödendiğini cevabında iletmiştir. Atatürk Orman Çiftliğinin verdiği cevap ne CHP'yi ne de halkımızı tatmin etmemiştir çünkü faiz hariç anapara ödemesi yapılmış, faiz borcunun cezasıyla birlikte devam ettiği belirtilmiştir.
Bu durum gerçekten vahim bir durumdur. Melih Gökçek ve ardından gelen Belediye Başkanı Atatürk Orman Çiftliğine olan tüm borcu ödemesi gerekirken sadece anapara ödemesi yapmış ve faiz borcunu cezasıyla birlikte CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesine yıkmıştır. Aslında Gökçek açıklamalarında, kendi döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesinin maddi açıdan güçlü ve iyi yönetilen bir belediye olduğunu her fırsatta iddia etmekteydi fakat yaklaşık yirmi beş yıl AK PARTİ yönetiminde olan, yirmi beş yıl Belediye Başkanlığı yapan Gökçek'in yaptığı, Ankara Büyükşehir Belediyesinin borcundan dolayı icra takibine uğraması gerçekten kötü belediyecilik örneği oluşturmuş ve belediyeyi, dolayısıyla tüm Ankara halkını zarara sokmuştur. CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara halkının geçmişte kendi yönetiminden kaynaklanmayan bir borcun faizini ödemeye mahkum edilmesi adaletli değildir.
Bu nedenlerle, Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonun 24/11/2018 tarihli toplantısında görüşülen Atatürk Orman Çiftliğinin 2016 yılı hesap ve işlemleri hakkında AK PARTİ'li ve Milliyetçi Hareket Partili üyelerin çoğunluk oyuyla ibra kararına bu gerekçelerle katılmıyoruz.
CHP Grubu olarak yaptığımız diğer itirazımız da, Atatürk Orman Çiftliğinin geçmiş yıllardaki bilanço ve gelir tablolarına bakıldığında, her ne kadar Atatürk Orman Çiftliği kâr etmiş gibi görünse de gerçekte zarar eden bir kuruluş olduğudur.
Sayıştayın geçmiş yıllardaki raporlarındaki tespiti su şekildedir: Kuruluş kendisine tevdi edilen faaliyetleri yürütürken, bu faaliyetlerin gerektirdiği finansman, esas olarak gayrimenkullerin kiraya verilmesi suretiyle sağlanan kira gelirlerinden karşılanmaktadır. Ancak bu durum kiracılarla yaşanan önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların başında; kiracıların kiraladığı açık ve kapalı alanları sürekli genişletme eğilimleri ve haksız kazanç sağlama girişimleri gelmektedir. Kiralık yerlerle ilgili sorunlarının çözülmesi hususunda yapılan girişimler ve alınan mahkeme kararlarına karşın, yıllarca devam eden tahliye ve kira alacağı sorunlarının üzerine kararlılıkla gidilmesi gerekmektedir.
Geçmiş yıllar Sayıştay raporlarına göre, yapılan protokollerde bazı kiracıların arsa ve kapalı alan genişlikleri hiç belirtilmemiş, bazılarında kapalı alan belirtildiği hâlde kullanılan arsa genişliği belirtilmemiş, bazılarında ise arsa genişliği belirtildiği hâlde kapalı alan hiç belirtilmemiştir.
Kiracıların sözleşme hükümlerine uymamasında en büyük etken kiracıların kullanımına verilen kapalı ve açık alanların yüz ölçümü ve mevcut durumlarını gösteren parafe edilmiş plan veya krokilerin sözleşme eki olarak kiracılara teslim edilmemesi ve sözleşmelerde aykırı davranışların kesin tahliye şartı olduğu konusunda yeterli açıklıkta hüküm bulunmaması, hatta kullanıma verilen alanın da ada parsel numaralarının dahi sözleşmede yer almaması olmuştur.
Kurum verdiği cevapta "Kiralanan taşınmazların ölçüm ve tespitleri düzenli olarak yapılmakta olup açık ve kapalı alanları genişletme eğiliminde olan kiracılara müdahale edilerek haksız kazanç sağlama girişimleri önlenmektedir." demiştir. Fakat Sayıştayın raporlarına göre sözleşme şartlarına uymayan kiracılar hâlen haksız kazanç elde etmektedirler.
Bu konuda sizlere şunları sormak istiyorum:
1)
Sayıştay raporlarına göre haksız kazanç elde eden kiracılar karşısında yeni yapılan kira sözleşmelerine biraz önce belirttiğim yüz ölçümü, ada parsel, alan genişlikleri ve benzeri maddeler eklenmiş midir?
2)
Eğer bu maddeler sözleşmeye eklendi ise sözleşmeye aykırı uygulamaların zamanında tespit edilmesi ve cezai yaptırımlarıyla ilgili ne gibi uygulamalarınız vardır?
Biraz önce belirttiğim gibi, Atatürk Orman Çiftliğinin geçmiş yıllardaki bilançoları ve gelir tablolarına bakıldığında, her ne kadar Atatürk Orman Çiftliği kâr etmiş gibi görünse de gerçekte zarar eden bir kuruluştur. Kira gelirleri eklendiği zaman ancak kâra geçebilmektedir. Bazı yıllar faaliyet zararlarına bakıldığında, bir önceki yıla göre artış gösterdiği görünmektedir ve kuruluş, kira gelirleri eklendiği zaman kâra geçebilmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Ünlü, toparlayalım.
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Tamam, toparlıyorum efendim.
Kuruluş, yatırım harcamalarını düşük tutmakta ve Sayıştayın da dikkat çektiği gibi Atatürk'ün vasiyetine uygun faaliyet ve yatırımlara dönüştürmemektedir. Atatürk Orman Çiftliğinin ulusal ekonomiye faydalı olabilmesi için özerk bir tarzda, ekonominin kuralları ve ekonomik gerekler dâhilinde verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda yönetilmediği, kuruluş amaçlarına ulaşmasını teminen faaliyetlerinin mevzuata ve Atatürk'ün vasiyetine uygun bir biçimde yürütülmediği ortadadır.
Teşekkür ediyorum.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.