KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ HAYDAR HAKVERDİ (Ankara) - Değerli arkadaşlar, aslında az önceki tartışmadan hemen sonra söz almıştım ama araya başka vekiller girdiği için konu kaynadı. Ben İnsan Hakları Komisyonu üyesiyim ve insanın insan olmasından kaynaklı, sadece insan olmasından kaynaklı hakları olduğu kanaatiyle kurulmuş bir komisyon ve bunu savunuyoruz. Yani, bir kişinin hangi suçu işlediği, diniyle, mezhebiyle, neye inandığıyla ilgilenmiyoruz, suç vasfıyla da ilgilenmiyoruz. Sadece insan olmasından kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediğini takip etmeye çalışıyoruz. Bu kişi FETÖ'cü olabilir, bu kişi PKK'lı olabilir, cinsel suçlu olabilir, biz cezaevlerini gezerken "Ne suçtan yatıyorsun?" diye kendisine de sormaktan imtina ediyoruz özellikle. Çünkü, ne suçtan yattığının bizim için hiçbir önemi yok, insan olmasından kaynaklı bir hak ihlali varsa onu takip etmeye çalışıyoruz.

Az önceki tartışmada sayın vekilimizin söylediği bir olayla ilgili, kendisine "Ne suçtan yatıyormuş?" ya da "Ne suçla suçlanıyormuş?" sorusunu ben kabul etmem. Bir hak ihlali varsa, insan olmasından kaynaklı hak ihlali varsa bunun takipçisi olurum ben. Yani "Bir şeye alet misiniz, bilerek mi yapıyorsunuz?" falan... Bu sorular kendime sorulsa ben çok ağır hakaret kabul ederim, durduğum yer itibarıyla.

Şimdi, öyle bir noktadayız ki biz, en son cezaevi komisyonuyla neredeyse bütün değişik suç örgütlerini gezdik ve "Bir sıkıntınız var mı?" Daha doğrusu "Bir insani hakkınız ihlal ediliyor mu?" diye sorguladık onları değil mi? Görevim bu, ben bundan dolayı buradayım. O yüzden, hani suçu ne, cezası ne, ne yatmış, neye inanıyor? Bunlarla ilgilenmiyorum. Benim görevim bu, bence bu bilinçle hareket edersek doğru ilerleyebiliriz.