| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2018 Yılı Raporu hakkında hazırlanan alt komisyon raporu üzerine görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 31 .10.2019 |
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Tekrar tekrar araya giriyorum ama buradaki biraz evvelki söylemim şundan dolayı: Şimdi bugün milletvekili arkadaşlarımız bile tutuklamayla ilgili olarak İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvuru yapabiliyorlar. Yani hukuku bilmemezlik, kanunu bilmemezlik mazeret sayılmaz ama şunu da bilmemek mazeret olarak görülemez: Şöyle ki yani bir tutuklama bir mahkeme kararı sonuçta. Bir karar mahkeme kararı. Mahkeme kararıyla ilgili olarak artık kendi içerisindeki mecra, mekanizma belli; istinaf, temyiz -karar düzeltme kaldırıldı galiba- iadeyimuhakeme... Dolayısıyla tüm bunların dışında burada aslında tahmin ediyorum yüzde 42'ye varan incelenemezlik oranın arasındaki bu durumu öğrenmek istedim ben de. Çünkü bizde de aynı şekilde çok. Gelen yazıya diyoruz ki arkadaşlarımız olarak: "Anayasa madde 138, hiçbir makam, merci, idare tavsiye ve terkinde bulunamaz." Cevap veriyoruz. Sonuçta şöyle bir durum ortaya çıkıyor: Komisyon hiçbir şey yapmıyor. Efendime söyleyeyim, Kamu Başdenetçiliği hiçbir şey yapmıyor. Ama görevi o değil. Dolayısıyla bunu anlatmamız gerekiyor galiba. Bunu hem bizim hem Dilekçe Komisyonumuzun hem Kamu Başdenetçiliği Kurumumuzun hem İnsan Hakları Eşitlik Kurumumuzun hatta Kişisel Verileri Koruma Kurumumuzun da bunu anlatması gerekiyor herhâlde.