| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2018 Yılı Raporu hakkında hazırlanan alt komisyon raporu üzerine görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 31 .10.2019 |
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim Değerli Başkan.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Kamu Denetçiliğinin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Evet, rapora baktık. Bir defa 2017 yılından sarkan, daha doğrusu harcanmayan bir ödenek var. Kamu kurumlarında yaşadığımız, rastlanan bir olay değil, 3 milyon lira küsuratın bir iadesi var 2017'den. Bu, tasarruf ilkesi açısından güzel, sevindirici bir olay ancak devamına baktığımız zaman, 2018'deki harcamaları ben bulamadım, belki benim gözümden kaçmış olabilir.
Ancak bu Alt Komisyonla ilgili geçmişteki çalışmalara baktığımız zaman, Alt Komisyonda kimlerin görev yaptığına ilişkin milletvekili arkadaşlarımızın isimlerinin olması gerekirken ben burada bulamadım yani eğer gözden kaçırdıysam lütfen bana yardımcı olunuz. Yani evet, üzerinde "Alt Komisyon Raporu" deniliyor ama bu Alt Komisyon üyelerinin isimleri ne? Arkadaşları ben biliyorum, doğru ama bunların en azından rapora dercedilmesi lazımdı, yazılı olması lazımdı.
Üçüncüsü, bununla ilgili tabii ki "Öneri" kısmına baktığımız zaman "Öneri" kısmı yetersiz, çok yetersiz hem de. Neden? Şunu söyleyeyim ben: Kamu Denetçiliği Kurumunun önceki yıllardaki kendi raporlarına baktığınız zaman, istek ve taleplerine baktığınız zaman onların istek ve talepleri Meclis Alt Komisyonu önerilerinden çok daha geniş, yelpazesi çok daha fazla. Nedir mesela somut bir şeye indirgeyecek olursak? Kamu Denetçiliği Kurumu kendi sorunlarını dile getirirken raporlarında diyor ki: "Arkadaş, bir, benim etkin olabilmem için benim raporlarımın bağlayıcı olması lazım, tavsiye mahiyetinde olmaması lazım." Bakıyorsunuz, burada bulamıyorsunuz.
"İki, bu konuda, en azından alınan bu kararlar bağlayıcılık neticesinde eğer yerine getirilmezse bu görevi kötüye kullanma anlamında, Türk Ceza Kanunu 257 anlamında suç sayılsın." deniliyor. Görüyorsunuz, burada "Öneriler"de bakıyoruz, bu ayrıntı yok ve kendi önerilerinde diyor ki: "Biz dünyadaki kamu denetçiliği kurumlarıyla aynı seviyeye gelmek istiyorsak çeşitliliğimizin artırılması lazım." Kendi iç bünyesinde Kamu Denetçiliği Kurumu tasnif yapmış, evet, çocuk ombudsmanlığı ayrı ayrı ama kadınla ilgili, çocuklarla ilgili, futbolla ilgili yani tüm alanlarda bu çeşitliliğimiz yok.
Bir başka sorun personel eksikliği, o anlamda yok.
Bir başka sorun, evet, Sayın Alt Komisyon Başkanımız açıkladılar, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 4'üncü maddesindeki değişiklikle Cumhurbaşkanlığının iş ve işlemleri de bu denetimin arasına alındı, genişledi. Doğru ancak uygulaması sıfır. Nasıl sıfır? Kamu Denetçiliği Kurumu üyesi değerli arkadaşlarımız huzurumuzda. Arkadaşlarımızla ilgili, bilmiyorum içinizde hiç şikâyet eden oldu mu, olmadı mı işlemleriyle ilgili ama herhâlde en fazla şikâyet eden arkadaşlardan bir tanesiyim. Havaalanlarında Cumhuriyet gazetesi, BirGün gazetesi, Aydınlık gazetesi, Yeniçağ gazetesi, Yeni Yaşam gazetesi, Sözcü gazetesi, Evrensel gazetesi yani muhalif diyeceğimiz gazeteler konulmuyor; diğer taraftaki Sabah gazetesi, Güneş gazetesi, Yeni Şafak, Yeni Asya yani siyasi iktidarın yelpazesine yakın olan gazetelerin hepsi orada, çok daha fazla var. Ben bununla ilgili size şikâyet ettim. "Efendim, bu bizim görev alanımıza girmiyor, bu şirkettir." Ya arkadaş, Allah'tan korkun ya. Bunun denetimi nasıl Sayıştayın denetimindeyse sizin de denetiminizde. Topu başınızdan attınız. Bu kabul edilebilir bir durum değil.
Gelelim bir başka konuya. Bizzat yaşadığım hadise Başkanım. Yani özür dilerim, konunun dışına çıkmıyorum dikkat ederseniz.
BAŞKAN - Konunun dışına çıkmıyorsunuz, biz de büyük bir zevkle dinliyoruz ama burada diğer değerli milletvekillerimizin Genel Kurul çalışmaları da var. Hızlı bir şekilde toparlayarak gidelim.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ah canım be Başkanım, bu da Genel Kurul çalışması ya, ben hikâyelerimi anlatmıyorum ki, bu Parlamentonun faaliyeti.
BAŞKAN - Biz de hikâye dinlemiyoruz Mahmut Bey.
Buyurun lütfen.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bir başka sorun... Mesela Ankara'da doğal gazla ilgili ne yapılıyor? Doğal gaz geliyor, arkadaş, Ankara'da yaşayan vatandaşımız geçmişte 300 dolar parayı sayaçlarda depozitoya yatırıyordu. O dönem ne yaptılar? Efendim, ön ödemeli sayaca dönüştürdüler, yani önce para, sonra gaz, bu şekilde. Bir süre geçtikten sonra bu sefer para kazanmak için diyor ki: "Arkadaş, ben bu sistemden vazgeçtim, ben faturalı sisteme geçiyorum, bu saatini değiştir." Gidiyor vatandaş, aşağı yukarı şu anda herhâlde 550-650'ye yakın bir rakam isteniliyor depozito ücreti anlamında. Bununla ilgili şikâyeti yaptım. Arkadaş, yani idare hukukunun temel ilkesi var, temel ilke şu: Meccanilik ilkesi uyarınca önce hizmet, sonra bedel. Biz şunu yapamayız: Kamu kurumları "İktisadi kâr getirir." amacıyla kamu hizmetini kâra bağlayamaz. Evet, kamu hizmeti ifa edilecek ama kamu hizmetini ifa ederken onun maliyetini, meccanilik ilkesi uyarınca onu çıkarabilecek bir bedel öngörmesi lazım. Yani kalkıp A şirketi, B şirketi gibi, tamamen kâr amacına yönelik anlamında bunun getirilmesi kabul edilemez. Bununla ilgili de sizlere şikâyet yaptık, yine topu taca attınız.
Bir başka konu... Arkadaşlar, Anayasa'mızın hükümleri açık ve net. Bu Anayasa'mızın hükümleri hepimizi bağlıyor. Sayın Cumhurbaşkanı bugün bir partinin genel başkanı. Seçimlerle ilgili yine şikâyetleri yaptım size, dedim ki: "Sayın Cumhurbaşkanının yemini uyarınca tarafsız davranması gerekiyor." Ama AK PARTİ'nin de Genel Başkanı sıfatıyla gittiği yerlerde Cumhurbaşkanı sıfatıyla iş ve işlemler görüyor. Bu ise bizim Anayasa hukukumuzu, eşitliği, hukuk devletini ihlal ediyor. Size şikâyet ettim, "Bu bizimle alakalı değil" diye yine topu taca attınız. Arkadaşlar, kanunda Cumhurbaşkanının iş ve işlemleri Kamu Denetçiliğinin denetimine tabi olsa ne yazar, olmasa ne yazar, uygulaması önemli. Yani bu Allah rızası için kanuna konuluyor ama ben Kamu Denetçiliği Kurumu arkadaşlarımıza söylüyorum: Ne olur, sığınabileceğimiz tek liman hukuk devletidir arkadaşlar, hukuk limanıdır. Yani bugün A başkan vardır, yarın yoktur. Biz gerçekten eğer tarihe, hukuka bir iz bırakmak istiyorsak, iyi bir hizmet vermek istiyorsak sizden rica ediyorum, hatta bence önünüze gelen dosyalarda isim kısmını kapatın, isim kısımlarını arkadaşlar kapatsınlar, ona göre karar verin. İsimleri görünce kararlarda maalesef çekinerek "Acaba ben bu dosyayı nasıl başımdan atabilirim?"in yollarını arıyorlar. Ben bu konuda bunu da kabul etmiyorum.
Rapor yetersizdir, eksiktir. Buna ayrıntılı anlamda muhalefet şerhimizi vereceğiz.
Teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunarım.