KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, dijital hizmet vergisi yeni bir vergi, dünyada da tartışılıyor fakat uluslararası kuruluşları Türkiye'de vergilendirmenin veya herhangi bir ülkede vergilendirmenin teknik zorlukları var. İlgili kuruluşlar ile ulusal otorite arasında birtakım ihtilaflar çıktığı zaman...

Sayın Milletvekilim, çok dikkatli dinliyorsunuz ama...

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Ben de dinledim ama cevaplarımı beklemeden çıktınız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Merak etme, aldım verdiğiniz cevapları. Üslubumu beğenmemiştiniz, onun için daha kibar davranacağım bu sefer ama kızmamızı gerektirecek bir paket olduğu için kızma hakkımızı her zaman saklı tutuyoruz.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Yok kızmıyorum, benim bakışım böyle.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, burada kavramak, ilgili uluslararası kuruluşlarla veya şirketlerle bir yetki tartışması yaratacağa benziyor. Türkiye'nin elinde hangi yaptırımlar var bunları burada vergilendirmek için? "Hayır biz bu vergiyi ödemeyiz." dedikleri zaman ne yapabiliriz, bizim vergi sistemimiz bunlarla ilgili hangi yaptırımları kullanabilir, bu tahsilatı nasıl sağlar, bu gerçekten çok müşkül bir durum, sıkıntılı bir durum. Bu çözülmeden bu maddelerin yürürlüğe girmesi de mümkün değildir yani hukuken yürürlüğe girebilir ama fiilen girmeyebilir. Bu noktada herhâlde OECD bünyesinde uluslararası platformda yapılan görüşmeler, tartışmalar, "Nasıl vergilendiririz?" diye yapılan çalışmalar önemlidir gibi geliyor bana. Bunları elbette vergi idaremiz takip edecektir ama bu arada ülkede antidemokratik eğilimler çok fazla gelişmiş olduğu için, ben dışarıdan alamadığımız vergi için kendi vatandaşlarımızın -dün ifade ettiğim tabirle- gırtlağına çökeceğimiz veya vergi idaremizin kendi vatandaşımızın gırtlağına çökeceği endişesini taşıdığımı belirtmek istiyorum. Nitekim, bu tahsilatta zorluk olduğunun veya bazen de imkânsızlık olduğunun bu paketi hazırlayan arkadaşımız farkında, biliyor ki şimdi önce bir mükellef tanımı yapıyor, hizmet sunanlar mükellef, onun arkasından mükelleflerden tahsilat yapamayacağını hissettiği için hemen şu cümle yerleştiriliyor: "Gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tâbi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir." diyor. Yani hemen burada "Amazon'dan Facebook'tan, bilmem nereden alamadığımız vergiyi kendi vatandaşlarımızdan tahsil ederiz." diyor. Buradaki ifadede beni biraz tedirgin etti, şöyle tedirgin etti: "Verginin ödenmesinden sorumlu tutar." diyor. Burada Vergi Usul Kanunu'ndaki vergi sorumlusu kavramı tanımlanıyor. Kelimesi kelimesine "vergi sorumlusu" denmemiş ama vergi sorumlusu Vergi Usul Kanunu'nda "Verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir." diye tanımlanıyor, burada da "Verginin ödenmesinden sorumlu tutulur." dediğimiz zaman vergi sorumlusuna atıfta bulunuyoruz. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı şudur: Bir verginin mükellefi olsa, bir de vergi sorumlusu olsa öncelikle vergi, vergi mükellefinden tahsil edilmez, verginin sorumlusundan tahsil edilir, Vergi Usul Kanunu açıktır; o anlama gelmiyorsa bununla birlikte Vergi Usul Kanunu'ndaki bu maddenin de değişmesi lazım, o da başka sıkıntılar meydana getirebilir. Sanki burada başımızı ağrıtacak teknik bir nokta var gibi geliyor bana.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Tam anlayamadım bunu, bir daha izah yapabilir misiniz?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, Vergi Usul Kanunu'muza göre bir verginin mükellefi varsa, bir de sorumlusu varsa önce sorumludan tahsil edilir, mükelleften değil.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Yani alışverişi yapandan...

BAŞKAN - Hayır, mağaza...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yok, şöyle: İşveren işçiden kestiği vergilerden dolayı şeydir ama orada mükellefiyet de var aslında. Dolayısıyla verginin sorumluluğunun ön plana çıkıyor olması yani biraz önce...

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Yok, bu orayla ilintili değil, sorumluluk çünkü orada bizzat alışverişi yapanda.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Verginin ödenmesinden sorumlu tutulur." diyor. Vergi sorumlusu da verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı sorumlu kişidir.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Yani "Alışverişi yapan sorumludur." anlamında mı diyorsunuz?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Vergi sorumlusu ayrı bir kavram.

BAŞKAN - Bir örnek verebilir misiniz?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sözümün arasına girildi de... Yani söylediğim teknik olarak yanlış mı?

BAŞKAN - Şimdi, usulden değil ama yani teknik bir şey konuşuluyor. Ben size söz vereyim, bunu açıklayın.

Buyurun.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI GELİR

YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANI VEKİLİ ADEM BİLGİLİ - Sayın Vekilimizin söyledikleri teknik olarak doğru. Yani, bir mükellefi... Sorumluluk, eğer ihdas edilirse -bu muhtelif kanunlarda vardır; gelir vergisinde, kurumlar vergisinde, KDV'de, ÖTV'de -vergi sorumluluğunda, bir mükellefi, işleme taraf olanı sorumlu tutabilme hususunda idareye yetki verir. Eğer sorumlu tutarsanız, ödenmeyen vergiden dolayı önce sorumluya gidersiniz yani bu bir kuraldır, o bakımdan doğru ama bu dijital hizmet vergisi kanununda sorumluluk yetki düzenlemesi şeklinde.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hayır, sorumlu kim oluyor, sorumlu olan kim?

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI GELİR

YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANI VEKİLİ ADEM BİLGİLİ - Yani "Her halükârda sorumlu tutulur." şeklinde değil de Maliye Bakanlığı vergiyi güvence altına alabilmek için işleme taraf olanları isterse sorumlu tutabilir. Bu bir yetki düzenlemesi.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şunu anlıyorum...

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Sorumlu olanlar kim? Biz bunu öğrenmek istiyoruz.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Hizmeti alan.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI GELİR

YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANI VEKİLİ ADEM BİLGİLİ - Yok, burada hizmeti...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Burada hizmeti alanı sorumlu tutuyor.

CAVİT ARI (Antalya) - Yani "Vergiyi kes, üstünü öyle öde." der gibi bir anlayış var.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI GELİR

YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANI VEKİLİ ADEM BİLGİLİ - Bu, bir yetki düzenlemesi. Hizmeti alana veya ödemeye aracılık edene sorumluluk getirebilecek Bakanlığımız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Amazon'dan bir mal aldım...

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Ben Amazon'dan bir mal aldım, Amazon'dan vergiyi alamıyorum.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Şimdi, aracılık eden şirketler, acenteler.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - O diyor ki: "Taraf olanlardan tahsil ederiz." Sen taraf olansın. O, malı satıyor; sen alıyorsun.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Hayır, yakalarsa acenteyi, yakalayamazsa...

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Alışveriş yapan mı ödüyor?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bence onu da kapsar, bence onu da kapsar bu.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Kapsar. Söyledi işte "Kapsar." diye, "Kapsayabilir."

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Kapsar da senin ciron 20 milyon mu Türkiye'de?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama sorumlu olmak için 20 milyon ciro şartı yok.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - 20 milyon şart değil ki, 20 milyon şart değil.

BAŞKAN - Evet. Sayın Şener açıklamasında genel bir şey söyledi.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Ben 100 bin liralık hizmet aldım, beni de sorumlu tutabilirsiniz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama bunu Vergi İdaresi şöyle de uygulayabilir: Buradaki ifadeyi teknik anlamda "vergi sorumlusu" kavramı dışında tutmak suretiyle... Ama bazen de sorun çıkıyor yalnız orada, bunu belki ikincil mevzuatta çok net tanımlamanız lazım; çok net tanımlamadığınız zaman, bir bakarsınız, bir müfettiş inceleme yaparken bu maddeden hareketle "Bu vergi sorumlusudur." diyebilir, bir rapor yazar; o rapor, mükellefi rahatsız edebilir. Onun için, çok net, düzenli, ikincil mevzuatta anlaşılır şekilde anlatılması gereken bir durum diye bakıyorum.

İkincisi: Eğer uluslararası şirketler ile ulusal vergileme otoritesi arasında problem çıkarsa, oradan vergiyi tahsil edemediğiniz takdirde ortaya net bir şey kalıyor, buradakinden de tahsil etmek istemediğinizde "Hizmete erişimi engeller." diyor yani asıl başımıza gelecek iş bu bence. Sonunda bu kuruluşların hizmet sunumlarını engelleyecek bir madde, haklı bir madde. "Vergisini ödemiyor, erişimi engelliyorum kardeşim." diyor. Böylece Lübnan'daki Whatsapp ayaklanmalarında olduğu gibi bir bakacaksınız Whatsapp ayaklanmaları, bir bakacaksınız Facebook ayaklanmaları, ortalığı karıştıracak bir şey bu.

Üçüncüsü de: Siyaseten de cazip gelebilir. Siyaseten bu sosyal medya çok başımızı ağrıtıyor. "Şener bazen 'tweet' atıyor, 'tweet'leri çok rahatsız edici, bunları bir engelleyelim; Face'te görüntü vermeyelim." demek için vergi idaresi operasyonunu yapar, bunların hepsini engeller. Sayın milletvekilim bunu biraz uzak ihtimal gördü ama Wikipedia üç senedir Türkiye'de yasaklı biliyorsunuz.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Dün kalktı.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Dün kalktı mı? Dün benim konuşmamı duymuşlar herhâlde.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Olabilir.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, birinci nokta bu; yeterince dikkati çektiğimi düşünüyorum.

Bir başka konuysa: İstisna ve muafiyetlerin ancak bu kanunda değişiklik yapmak suretiyle gerçekleştirileceği ifade ediliyor. Bu, bizdeki yasa metinlerinin hiyerarşisine uymayan, Anayasa'yı yok farz eden bir düzenlemedir. Yani bu kanunda bir değişiklik yapmadan başka bir torba yasa içerisinde veya...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Araya girenler olduğu için biraz toleranslı davranacağınızı düşünüyorum.

BAŞKAN - Buyurun, ek süre veriyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Torba yasada veya bir başka yasada bu dijital vergiyle ilgili "Bir istisna, muafiyet konulamaz." diyorsunuz. Bunu söyleyemezsiniz. Niye söyleyemezsiniz? Çünkü geçerliliği olmaz. Bugün siz bunu takip ediyorsunuz; yarın bir başka arkadaşınız bir başka kanun teklifi verir, o kanun teklifinin altına muafiyetlerle, istisnalarla ilgili düzenlemeler yapar, buradan geçer. İkisi de eşit hukuk metni olduğu için, hukukun genel esaslarına göre de daha sonradan yürürlüğe girecek yasa esas olduğu için yürürlüğe girer. Nitekim, buna benzer bir hüküm Katma Değer Vergisi Kanunu'nda vardı ve o madde uygulanmadı zaten, başka kanunlarla delindi. Hukuk metinlerinde bir hiyerarşi var. Bu, olsa olsa Anayasa'ya konulacak bir maddedir, eğer bir anayasal düzenleme yoksa buraya yazmanızla hiçbir şeyi düzeltemezsiniz. Üstelik de Maliye idaresinin bu konuda geçmişte tecrübeleri olduğu hâlde bunu buraya niye sıkıştırdı, hiç anlayamadım.

İki: Ya, bu yasa zaten dijital vergilerle ilgili müstakil bir yasa değil, dijital hizmet vergisiyle ilgili müstakil bir yasa değil. Onlarca kanunda değişiklik yapıyor; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nu değiştiriyor, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nu değiştiriyor; 492 sayılı, 1319 sayılı, 1618, 3289, 3332, 4734, 4749, 5510, 5684 sayılı Kanunlarda değişiklik yapıyor, hatta onu bırakın, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de de değişiklik yapan bir kanun. Böylesine darmadağınık bir kanun metnine "Dijital hizmet vergisiyle ilgili istisna, muafiyetlerle ilgili değişiklik ancak bu kanunda yapılacak bir değişiklikle sağlanır." demek bunu bir konuda düzenlenmiş bir kanun farz ettiğiniz anlamına gelir, böyle bir niteliği yok bunun. Zaten yürürlüğe girdikten sonra bu metin artık bu hâliyle kimsenin elinde olmayacak; hemen bu saydığım kanunlardaki değişiklikler ilgili maddelere eklenecek, gerisi de sadece bilmem... Hatta 3 müstakil vergi bile 3 ayrı yere dağılacak. Özensizce hazırlandığından bahsederken dün ima ettiğim konulardan biri de bu konuydu. Eğer bir değişiklik yapılması gerekiyorsa bence Anayasa değişikliği yapılmalıdır, bir Anayasa değişikliğine ihtiyaç vardır. Ama Anayasa'yı hiç dikkate almadan her şeyi düzenleme alışkanlığı, maalesef, bu iktidarın genel bir alışkanlığı hâline gelmiştir. Sayın Kaboğlu'nun hassasiyetine de katılıyorum. Bu düzenlemelerde de bu vardır.