| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2214) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 07 .10.2019 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkanım, şimdi, az önce bir söz verdiniz. Söz verdiniz de ama ben de merak ediyorum, bunu Genel Kuruldan geçirebilecek şeyi bulabilecek misiniz?
BAŞKAN - Siz destek verirsiniz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Biz destek veriyoruz da maalesef şimdi görüyoruz, EYT'ye de birileri destek verdi ama sonra kaçtık. Şimdi, EYT'ye siz de söz verdiniz, biz de söz verdik, İYİ PARTİ de verdi, HDP de verdi, MHP de verdi, hep beraber verdik. Verdik mi? Ama bir baktık, şu anda kaldık biz bize. Yani şimdi burada bir söz söylüyorsunuz ama o söz çok büyük. Şimdi ben de isterim bütün meslektaşlarımın görev dağılımı olmasını ama yapamayacağımız bir şeye hocam söz vermeyelim.
BAŞKAN - "Kendi adıma söz veriyorum, uğraşırım." dedim.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Hocam, ama şimdi şöyle bir şey var: Biz bunu çalışacağız, getireceğiz, getirdikten sonra, kadük olacak olduktan sonra ben ne yapayım; soruyorum. Şimdi sizi çok iyi anlıyorum, iyi niyetlisiniz, mesleği seviyorsunuz, bir de kökenden hepimiz tarımla ilgiliyiz, bir taraf hayvancılık, bir taraf, işte, bitkisel üretim ama geldiğimiz noktada maalesef meslektaşlarımıza biz değer vermiyoruz. Şimdi eczacılar bile sizin mesleğinize giriyor.
Şimdi, bakınız, "Nereden biliyorsun?" diyeceksiniz, benim biraderim veteriner ve sizin öğrenciniz, Erzurum'da bir yıl kaldı. Ondan sonra dikey geçiş yaptı, İstanbul Üniversitesinden mezun oldu. Şimdi geldiğimiz noktada veterinerin iş sahasına eczacı giriyorsa, şimdi, vallahi, su ürünleri mühendisinin herhâlde her konusuna girdi; Sevgili Genel Müdürüm, sizin meslekte iş yok, siz mesleği değiştirin.
BAŞKAN - O meslek onu Genel Müdür yapmış, daha ne olsun?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Vallahi, bilemem orası ne olmuş da şimdi başka şeye gireceğim. Bakınız, ben daha bir yıldan beri vekillik yapıyorum. Bir şeye şaşırdım: Meclise girdikten sonra o dönem içerisinde 2 defa Maden Yasası'nda değişiklik yaptık iki buçuk ay içerisinde, bir araştırdığımızda 14 defa maden Yasası'nı değiştirmişiz. Buna sebebiyet vermeme anlamında biz burada katkı koymaya çalışıyoruz. Diyoruz ki bunu tekrar tekrar değiştirmeyelim, tekrar önümüze gelmesin, şurada yanlış yaptık, bunu yenileyelim, tekrar gündeme getirmemek için.
Bakınız, kaç yıldan beri, kırk sekiz yıldan beri duran bir cenaze var elimizde. Diyoruz ki: Bu cenazenin defin işlemlerini doğru bir şekilde yapalım ve bir daha da dönüş olmasın. Şimdi, bakıyoruz, devamlı sorun var. Demek ki bir yerde yanlış yapıyoruz. Neden bu kadar zorladığımızı anlamış değilim ben. Şimdi, buradaki meslek sahiplerine, su ürünleri mühendislerine ufacık bir paye vermek bu kadar mı zor bu kanun içerisinde? Onu merak ediyorum, anlayamıyorum. Herkese paye verdik, korucuya verdik, muhtara verdik, azaya verdik, ihtiyar heyetine verdik, zabıtaya verdik ama bu su ürünleriyle yatıp kalkan, eğitim alan o mühendis kardeşlerimize yetki vermeyi onlara reva görmedik.
Vicdanlarınıza bırakıyorum. Ona göre değerlendirmeyi hep beraber yapalım. Gelin geç olmadan kararlarda bir değişiklik yapalım sizlerle beraber. Bu kanunu el birliğiyle geçirelim.
Teşekkür ediyorum.