KOMİSYON KONUŞMASI

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Evet, tekrar teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Ben bir gerekçe okuyacağım: "Bu kanun teklifinde -sayın dekan hocalarımın özellikle dinlemesini isterim- ekonomik ve sürdürülebilir su ürünleri üretiminde kontrolün en temel unsurlarından biri olan ruhsatlandırma işlemlerinin günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesi,

Su ürünleri ihtisas sahalarında ve sınırlarının tespit edilmesi faaliyetinde oluşturulacak heyette alanında uzman ve meslek mensubu bilirkişilerin görev alması,

Su ürünleri yetiştiriciliği, ıslahı ve yönetimi, balıkçılık yönetimi ve teknolojisi, su ürünleri kalitesi, güvenliği ve işleme teknolojisi, su ürünleri hastalıkları ve sağlık yönetimi, su kaynakları ve kıyı yönetimi alanlarında dört yıllık lisans eğitimi gören ve su ürünleri mühendisi, su bilimleri mühendisi ve balıkçılık teknolojisi mühendisi unvanına sahip meslek mensuplarının meslekleriyle doğrudan ilişkili olan bu kanun kapsamında görev, yetki ve sorumlulukların artırılması, eğitimli insan kaynağımızın uzmanlık alanı doğrultusunda istihdamının sağlanması,

Balıkçılık ve su ürünleri faaliyetlerinin mesleki standartlarının gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiştir."

Az önce Sayın Başkanımızın "alelacele" dediği kanun teklifi su ürünleri mühendislerimizin kırk bir yıldır, kırk sekiz yıldır aslında beklemiş olduğu bir kanun teklifiydi. Yani bu, gerçekten su ürünleri mühendislerimizin... Özellikle bu kanundan sonra bir de yetki kanunu çıkartılması lazım. Çünkü su ürünleri mühendislerinin yaptığı işi veteriner hekimler kendi ofislerinde yapabiliyor ama su ürünleri mühendisleri maalesef, ne yazıktır ki kendi işlerini yapamıyor.

ISPARTA UYGULAMALI BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. İBRAHİM DİLER - Hazırladık.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Hazırlamanız lazım gerçekten çünkü ondan sonra diyoruz ki su ürünleri fakültelerine niye öğrenci gelmiyor? Niye gelsin? Yani gelmez tabii ki iş alanı, iş sahası yaratmazsak, onlara destek olmazsak tabii ki gelmez diye düşünüyorum. Bu kanunda da, özellikle bazı maddelerinde su ürünleri mühendislerinin kanun maddelerine eklenmesini özellikle talep ediyorum.

Türkiye'de 60 ve 65 metrelik gırgır teknelerimiz var.

DENİZ TİCARET ODASI MECLİS ÜYESİ ABDULLAH DENİZER - 2 tane.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - 2 tane. 40 metrenin üzerinde 40'ın üzerinde.

DENİZ TİCARET ODASI MECLİS ÜYESİ ABDULLAH DENİZER - 38 tane; iki sene evveline kadar öyleydi.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - 40'ın üzerinde ve çoğu da şimdi Moritanya'da orkinos balıkçılığında..

DENİZ TİCARET ODASI MECLİS ÜYESİ ABDULLAH DENİZER - Öyle değil, burada da var.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Var, evet.

Şimdi, devlet, ruhsatları geri alarak balıkçıların önüne bir yol açtı aslında.

DENİZ TİCARET ODASI MECLİS ÜYESİ ABDULLAH DENİZER - İki sene evveline kadar öyleydi.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Öyleydi ama milyon dolarlık yatırım yapıyor gırgır teknelerimiz ama ruhsatlarının geri alınmasını istese belki yarı fiyatına geri veremiyorlar; doğru mu? Yani şimdi, gırgır tekneleri o zaman bu tekneleri geri verir mi?

DENİZ TİCARET ODASI MECLİS ÜYESİ ABDULLAH DENİZER - O zaman da adil konmamıştı o.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Tabii, adil konmadı.

BAŞKAN - Birbirinize değil arkadaşlar, siz buraya hitap edin.

Buyurun.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Şimdi, böyle bir sistem oluştu ve bunun acil düzenlenmesi.

Bir de kıyı balıkçıları, bizim Türkiye'deki kıyı balıkçılarımızın... Özellikle balıkların yavrulama zamanı mart, nisan, mayıs, haziran. Balıklar suyun ısınmasıyla beraber kenarlara gelmekte ve kıyı balıkçılığına her türlü müsaade serbest, bir yasağımız yok. Yasağımız olmadığı için, yumurtlayacak olan balığı biz direkt kıyı balıkçılığı adı altında avlıyoruz; yani bunların da... Biz bütün büyük balıkçılara suç atıyoruz ama yani bizim kendi içimizdeki kıyı balıkçılığını da -mart ve nisan ayından sonra denize girecek yer olmuyor çünkü her tarafta ağlar gerili- yani ne istavrite ne mezgite ne barbuna ne bileyim, değişik balıklara biz yavrulama imkânı vermeden bu balıkları avlama yoluna gidiyoruz. Özelikle bu hususun dikkate alınması gerektiğine inanıyorum.

Şimdi, orta su balıkçılığı diye bir şey çıktı. Şimdi, bir tekne bir dönemde ruhsat alıyor; orta su balıkçısı. Trol mü, orta su balıkçısı mı, gırgır mı belli değil. Bir ruhsat; bu sene bu olmadı, ben trole döneyim, o yıl içinde olmadı, ben şuna döneyim. Bir ruhsatın bence bir dönem boyunca -tarım il müdürlüğü olur, Tarım Bakanlığı olur, Genel Müdürlüğümüz olur- bir yıl boyunca bir göreve nasıl başladıysa o sezona sezonun öyle bitirilmesi balıkçılığımız için bence avantaj sağlayacaktır diye...

BAŞKAN - Kanunda var.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Var evet.

DENİZ TİCARET ODASI MECLİS ÜYESİ ABDULLAH DENİZER - 2020'de başlıyor Vekilim; yine araya girdik ama o kanun da işte 2020'de başlıyor.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Evet.

Şimdi, trol avcılığıyla ilgili bir şey daha söyleyeceğim. Trol avcılığını biz bakın, Eylül 1'de başlatıyoruz bütün balıkçılıkla beraber. Denizlerimiz daha ısınmamış, 3 mil kuralı var ama denizlerimiz ısınıp daha soğumadığı için 1 Eylülde başlayan trol avcılarımızın devlet farkında olmadan 3 milin içerisine girmesine sebebiyet veriyor. 1 Eylülde değil 1 Ekimden sonra trol avcılığı başlarsa belki balıkçılarımız da rahat eder, belki trol avcılarımız da o zaman 3 mil sahasının içine girmezler. Yani bu da bir önlemdir. Bunun da kanunlaştırılması bence önemli.

Bir de -sayın ağabeylerim belki kızar ama- ben balıkçılık için özellikle Karadeniz'de trol, gırgır avcılığının yönetmelikle 18 metreye çekildiğini biliyorum ve bu 24 metre dünyada 50 metreyken bizim ülkede 24 ve 18 metreye kadar çektik. Yani bazı balık türlerini, balıkları korumamız için bence bunun 24 sınırında kalması daha uygundur. Yani nasıl kıyı balıkçılığımız bu şekilde tam balıkların yavrulama dönemi ağlarını atıp balıkları yakalatıyorsa aynı şekilde, "18 metre" dediğinizde Karadeniz'de yani bazı alanlar öyle derin ki 2 metre ötesi 18 metre oluyor. Onun için bunun da bir kanunla düzenlenmesi, bunun yönetmeliğe değil kanuna bağlanması belki ülkemiz için daha hayırlı olacaktır.

Ve şunu da söyleyeyim: Burada en önemli, Su Ürünleri Kanunu'nu tartışırken, Su Ürünleri Kanunu'nu burada gündeme getirirken kanun maddesi içerisinde bir tane su ürünleri mühendisinin olmaması gerçekten şaşırtıcı ve buradaki, Komisyondaki arkadaşlarımıza rica ediyorum ve Sayın Başkanımızın huzurunda bazı önergeler verilecektir. Yani burada sadece "Muhalefet partisi bir önerge verdi, biz de reddediyoruz." mantığıyla değil, gerçekten Türkiye'nin ihtiyacı olan bir şey mantığıyla hareket edersek Sayın Başkanımızın beraberinde verilen önergeleri dikkate alıp belki Türkiye için çok mantıklı şeyleri -1971 yılında çıkmış, kırk sekiz yıl- belki tarihe geçecek kanun maddelerinin düzenlenmesini burada Komisyon üyelerinin huzurunda sağlayabiliriz. Onun için tekrar istirham ediyorum.

Teşekkür ederim. Sağ olun.