KOMİSYON KONUŞMASI

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Öncelikle teşekkür ederim Sayın Başkan.

Su ürünleri Kanunu'nun ülkemiz açısından hayırlı olmasını diliyorum.

Ben de Türkiye gibi üç tarafı denizle çevrili bir ülkenin üç tarafı denizle çevrili olan ili Sinop Milletvekiliyim. Bu kanunla ilgili ben Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüzün aylardan beri çalıştığını, Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüzün ve ekibinin bu konuda başarılı bir sistematik oluşturduğunu, ülkeye fayda sağlayacak çok katkılı şeyler yaptığını biliyorum ve desteklediğimi buradan bir kez daha açıklamak istiyorum. Çünkü Türkiye için su en önemli kaynaklardan biri, üç tarafı deniz olan Allah'ın bir lütfu bize, bunu da iyi değerlendirmemiz gerektiğine, kanunların ve yasaların buna uygun bir şekilde çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Şunu belirtmek isterim: Tabii, sektörün içinde biri olarak hem de üç tarafı denizle çevrili bir ilin, kentin içinde büyümüş bir insan olarak kanuna muhalefet etmek değil derdimiz, kanuna katkı sunmaktır; bunu baştan söylemek istiyorum.

Bunu söylerken ben daha önce Çevre Komisyonu üyesiydim, Sayın Cihan Pektaş da Çevre Komisyonu Başkanımızdı, kendisi de buradadır şu anda, açık bir başkanlık yönetmiştir, gelen tekliflere açık, insanları dinleyerek, kanuna katkı sunma noktalarında açık, şeffaf bir başkanlık yapmıştır. Sizi akademisyen kimliğiniz ve milletvekilliğinizi bu şekilde, bu tavırla yapmanızı burada kınıyorum; baştan bunu söylemek istiyorum. O "Uyanıklıkça ve alelacele bir kanun teklifi çıkarmış." dediğiniz kişi benim. İlk başta akademisyen kimliğinizin böyle bir kelimeye, "uyanıklık" kelimesine müsaade etmemesi gerektiğini düşünüyorum. Siz "uyanık" dediğiniz anda, cuma günü ben Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop'la görüştüm ve kanun teklifini bizzat kendisi imzalayarak bu Komisyona havale etmiştir. O zaman Mustafa Şentop da mı uyanıktır, bunu size soruyorum. Bu kanun teklifi bu Komisyona havale edildiyse demek ki kanunen bir yetki var. Yani bunu "alelacele hazırlanmış" ve "uyanıklık" kelimesiyle ifade ediyorsanız ben size bu konuyla ilgili ilk başta özür dilemenizi tavsiye ediyorum, eğer özür dilemezseniz aynısını ben size iade ediyorum; bunu baştan söyleyeyim.

Su ürünleriyle ilgili kanun çıkarıyoruz. O uyanıklık tabir ettiğiniz kanunun gerekçesini iyi okursanız su ürünleriyle ilgili çıkan kanunda su ürünleriyle ilgili su ürünleri mühendislerine, su ürünleri bilimleri mühendislerine ve balıkçılık teknoloji mühendislerinin hiçbirine yer verilmemiş. Okudunuz mu o zaman kanun taslağını? Demek ki okumamışsınız buna uyanıklık diyorsanız.

Aynı şekilde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda yorumlanan, tartışılan ve Komisyona gelen kanunlarda eğer bir eksiklik varsa sizin yani AK PARTİ'nin grup başkan vekilleri o kanunu desteklediğini açıklayacak bir şekilde ilk maddeyi aynı madde yazarlar ve benim de yazmış olduğum ilk madde uyanıklık değil, bu kanunu desteklediğimize dair bir başlangıçtır, devamı ise ek maddeler isteyerek kanunda gördüğümüz eksiklikleri gündeme getirerek buraya alınmasıdır. İç Tüzük madde 35 açık ve net, birleştirmek zorunda kanunun ilk maddesi gereğince. Yani bunu bu Komisyona bu şekilde hitabınız... Gerçekten bu kanunu geçirme noktasında 1-0 yenik başlattınız, üzülerek söylüyorum bunları. AK PARTİ ve diğer parti grupları bizim ne kadar uzlaşmacı olduğumuzu, bir kanun çıkarken ne kadar destek verdiğimizi bilirler. Ama böyle bir tarzla böyle bir toplantıya başlamak... Gerçekten Türkiye için en önemli şeydir bana göre su ürünleri. Ve herkesin dinlenmesi gerekirken... Bir kanun teklifi verilmiş, bu kanun teklifini buradaki Komisyon üyeleri tartışamayacak kadar... Sizin bu konuda ne kadar bilgili olup bu Komisyonun hiç bilgili olmadığı anlamına gelmiyor. Okumuşsunuz, bakmışsınız, beğenmemişsiniz, "uyanıklık ve acelecilik" olarak görmüşsünüz, kabul etmemişsiniz. Hayır efendim, buradaki insanlar bu kanun teklifini tartışabilirlerdi.

Çok üzülüyorum ve şu beş yıllık Meclisteki milletvekilliğim boyunca bu kadar üzüldüğüm böyle bir tabiri ilk defa sizden duydum, "uyanıklık" tabirini. Bu, destektir efendim, katkıdır. Tekrar söylüyorum, Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün ve ekibinin ne kadar ciddi hassasiyetle çalıştığını biliyorum. Bu işin içinde biri olarak bu kanuna destek vermek anlamında birtakım şeylerin kanun teklifine dönüştürülmesini böyle ifade ediyorsanız vallahi üç tarafı denizle çevrili olan bir ülkeye bence zarar verdiğinizi düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.