| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/2019) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 11 .07.2019 |
ABDULLATİF ŞENER (Konya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
14'üncü ve 21'inci maddeleri birlikte görüşüyoruz. 14'üncü maddede Gümrük Kanunu kapsamında el konulan taşıtların, 21'inci maddede ise Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre ülkeye sokulmuş ve müsadere kararı verilmiş taşıtların sahiplerine iadesiyle ilgili bir düzenleme var yani bir nevi affa benzer bir düzenleme. Ama daha önce de buna benzer düzenlemeler zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisine geldi. Yani bizim hukuk düzenimizde benim en fazla dikkatimi çeken konu, vatandaşların kanunlara uymalarını sağlayamıyoruz. Ya bizi kanun yapma tekniğimizde bir yanlışlık var veya vatandaşın davranışında bir yanlışlık var. Yani bunun ikisini bir araya getirmek lazım. Genellikle de hukuk düzenimiz Batı'dan adapte edilerek aktarıldığı için ve tartışmalar sırasında da hep örnekleri Batı'dan verdiğimden, şu ülkede bu var, bu ülkede bu var diye, oradaki insanların davranış alışkanlıkları ile buradaki yaşayan insanların davranış alışkanlıkları farklı olduğu için biz sürekli uygulanmayacak yasalar ortaya çıkarıyoruz. Yani bir devlet açısından en tehlikeli şey uygulanmayacak kurallar, uygulanmayacak yasaklar koymaktır. Herkesin deleceğini bildiğimiz hâlde bile bu Meclisten uygulanmayacak kurallar geçiyor. Bu son derece de yanlış, devleti aşındıran bir şey. Hiç unutmuyorum, siyasal bilgiler fakültesinde öğrenciliğimiz sırasında idare hukuk hocamız bir cümle söylemişti "Yarın mülki amir vesaire olursunuz, uygulanmayacak talimatları sakın vermeyin. Uygulanmayacak emri verenin kendisi yıpranır. Emir verdiğiniz zaman uygulanması lazımdır." demişti. Kanun da öyle, kanunun uygulanabilir olması lazım, vatandaşın uyması lazım. Hatta, Türk siyasi hayatında darbımesel oldu biliyorsunuz "Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa'ya sığmıyor, Anayasa'yı ihlal ediyor; o hâlde, Anayasa'yı değiştirelim, yetkilerini artıralım." denildi, Anayasa'ya değişikliği yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanı bırakın yasayı, Anayasa'yı bile aşıyorsa, taşıyorsa ve bunda da bir mahzur yoksa, vatandaş yasaları aştığı zaman, taştığı zaman bunda niye mahzur oluyor? Çünkü siyaset bir toplumsal kültür oluşturuyor, konuştukça, davranışlarıyla bir kültür oluşturuyor, bu kültür toplumun en ücra köşelerine kadar gidiyor. Ben kuralsız, yasaksız, engelsiz bir hukuk düzenimiz olsun demek istemiyorum ama çıkardığımız kanunlar sürekli o kadar çok bozuluyor ki kanunlara uyanlar zararlı çıkıyor, kanunları ihlal edenler her zaman kârlı çıkıyorlar. Buna bir çözüm bulmak lazım. Türkiye'de yasaların nasıl yapılacağı, vatandaş davranışlarını nasıl düzene sokacağı veya vatandaş davranışları ile yasalar arasındaki uyumun nasıl sağlanacağıyla ilgili Parlamentonun önce çok detaylı -yani bu Komisyonun görevi olmaktan da öte, daha geniş bir şeydir- çalışma yapması gerekir diye düşünüyorum.
Gümrükte takılan araçlarla ilgili, zaman zaman siyasi hayatım boyuncu da kırk çeşit hikâye dinlemişimdir ve vatandaşın mağdur olduğuyla ilgili de hikayeler dinlemişimdir, yaşadıklarım da var. Dolayısıyla, şimdi çıkarıyoruz, bir sene veya birkaç sene sonra yine aynı konunun buraya gelmeyeceğinden emin değilim. Bu sürekli tekrar edilecek, gidecektir. Parlamentonun yasa yapma ile vatandaşın alışkanlıklarıyla veya yasalarla vatandaşın düzene girmesiyle ilgili detaylı sosyolojik, psikolojik ve hukuki araştırmalar yapması ve bazı prensipler belirlemesi gerektiği kanaatindeyim. Ama belki de bunu en fazla cesaretlendiren şey şu: Biz kendi elimizle yasaları deliyoruz. Yani şu Mecliste son on senedir, hatta yirmi senedir çıkarılan af yasalarının haddi hesabı yoktur. Her gelen paketin bir yerinde bir af var. Niye? İşlememiş o kanun maddesi, af çıkıyor. Af çıkınca, bu sefer, vatandaşlar işlerine gelmeyen yasa maddelerini uygulamaktan imtina ediyorlar, kaçınıyorlar ve sürekli ihlal ediyorlar. Bu, birbirini de besleyen bir hadise yani aflar vatandaşın davranış alışkanlıklarını da besliyor diğer taraftan. Belki ana kurallar belirleyip yasalaşmayla ilgili Anayasa'ya bir madde koymak lazım yasa düzenlemelerini sınırlayıcı diye düşünüyorum ve teşekkür ediyorum Sayın Başkan.