KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Şimdi, öncelikle, toplumun ve eğitim camiasının sorunlarına çözüm üretebilmek için bir kanun teklifiyle geldi arkadaşlar. Şunu üzülerek belirtmek istiyorum: Kendilerinin getirdiği teklife kısmi, çok küçük, nokta-virgül boyutunda düzeltme tekliflerinin de reddediliyor olması, aslında "Taraflarla görüşülerek bu teklifler hazırlandı." sözünü ne yazık ki çok doğrulamıyor.

Şimdi, tabii ki -taraflar- paydaşlarıyla bu sorunu tartışmak, konuşmak olmazsa olmazımızdır. Biz Millî Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk ve diğer bakanlara da defaatle şunu söylüyoruz: Bir kanun teklifi hazırlandığında ya da parlamenterler kanun teklifi getirdiğinde mutlaka ilgili paydaşlarıyla bu konuyu tartışmalarında ve onların görüşlerini almalarında fayda var. Çünkü 82 milyonu bütünlüklü bir arada yaşatacaksak ve burada birlikte bir çözüm üreteceksek o zaman şunu yapmamız gerekiyor: Gerçekten makul, mantıklı, anlaşılabilir teklifler geldiğinde bunların kabul edilmesi lazım.

Biraz önce yemek arasında Sayın Millî Eğitim Bakan Yardımcımız İbrahim Er'le de görüştüğümüzde, özellikle mülakat mağduru olan ve bu konuda KPSS'de yüksek puan almış, mülakatta düşük puan alarak elenmiş olan insanların yaşadığı dramı hepimiz biliyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı da bu dramı gördü ve bu drama çözüm üretmek için KPSS'de almış olduğu puanın aynısını mülakatta da veriyor. Şimdi, bu ilk defa uygulanacak. Eğer olumsuz sonuçlar olursa mutlaka takipçisi olacağız. Ama şu değil: Devlette çalışan alırken mutlaka kontrolden geçiriliyor. Kendi konumlarını kontrol eden, GBT'den geçirilen bir süreç var. Bu süreç ön yargıdan arındırılmış bir şekilde yapıldığında problem değil ama 95 puan almış birini siz mülakatta 45 puan vererek elediğinizde bunu sizin de vicdanlarınızın kabul etmediğini gördük. Onun için de yeni bir uygulamaya geçiyorsunuz. Bundan dolayı Millî Eğitim Bakanlığına ve sizlere teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bu toplantı başladığı saatten itibaren, "mülakat mağdurları" diye kendilerini adlandıran -sizlere de geliyordur- yüzlerce arkadaşımızdan, öğretmen adayından mesajlar aldık. Şimdi, bunun uygulanması ne kadar güzel. Biz söyledik, siz söylediniz ve anladık, yaptık.

Şimdi, sözleşmeliler konusunda da özellikle konuştuğumuz çerçevede "Sağlık çalışanlarını da bu kapsama alalım." sözünüz bizim için önemli. Komisyonun ortak önerisi olarak gelmesi sizin de kabul edeceğiniz bir şey sanırım. Genel Kurula inerken Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin hazırlamış olduğu bir tekliften ziyade, Komisyondan oy birliğiyle gitmesi herhâlde bu Komisyonu diğer komisyonlardan daha öne çıkartacaktır. Sözleşmeli/kadrolu ayrımı gerçekten kanayan bir yara. Bu kanayan yarayı çözmek hepimize düşen bir görev. Eğer bu konuda herhangi bir değişiklik yapılmayacaksa -ki oy çokluğuyla bizim tekliflerimiz reddediliyor- o zaman Genel Kurula gelirken lütfen bir kez daha düşünelim. Bir kez daha düşünelim ve bu eşlerin mağduriyetini kanayan yara olmaktan çıkaralım. 82 bin kişi, Millî Eğitim Bakanlığında çalışan 82 bin kişi.

MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Bu, gerekçede konuşuldu ama.

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Konuşuldu biliyorum ama bir kez daha düşünmekte fayda var. Belki şöyle bir şey olabilir: Daha yetkili olan yerlerle konuşularak, ikna edilerek bunlar çözülebilir. Bu atla deve değil, bu çözülmeyecek bir iş değil, çözülebilir diye düşünüyorum. Bir kez daha ortaklaşmayı umut ediyoruz, birlikte hareket etmeyi ve Türkiye'deki bu temel sorunlara birlikte çözüm üretmeyi biz umut ediyoruz. Umarım bunu el birliğiyle yaparız. Komisyon Başkanımızın bu konudaki birleştirici tutumuna ısrarla devam edeceğini düşünüyorum. Zaten kendisi "hayır" oyunu herkesten önce, erken kullanıyor ama bundan sonra bence "kabul" oyunu bile kullanmasına gerek yok, zaten sizsiz sayı yetiyor, eşit hâlinde siz oyunuzu kullanın, sizin tarafsızlığınıza da gölge düşürmesin diyorum.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.