| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1963) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 20 .06.2019 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Şimdi bir önceki oturumda da konuştuk. Özellikle 657'ye tabi sözleşmeli olan diğer kamu çalışanlarının hem öğretmenler ve imamları kapsaması önemli ancak diğer kamu çalışanlarının da bu kapsama dâhil edilmesi gerekiyor. Bir kez daha düşüncemizin şu temelde olduğunun heyet tarafından bilinmesini istiyoruz: Sözleşmeli kadrolu ayrımı doğru bir ayrım değil. Bu ayrım doğru olmadığı gibi şimdi de sözleşmeliler arasında da yine yeni bir ayrıma gidiyoruz kamu çalışanları açısından, bu da doğru değil, bu kendi aralarında bizi de yargılayacak bir sürece de getirecek tüm siyasileri. Yani "Neden sadece Diyanet çalışanlarıyla Millî Eğitim çalışanları bu kapsamda sağlık çalışanları neden bu kapsamda değil? Ya da diğer çalışanlar neden bu kapsamda değildir?" diye bir tartışmanın içine sokacak, bu tartışmaya girmemek gerekiyor. Doğrusu bu komisyonda bunun geçmeyeceğini görüyorum ama şunu özellikle belirtmek istiyorum: Sözleşmeli kavramının çalışanlar içerisinde lügatımızdan çıkartılması gerekiyor, kadrolu olmaları gerekiyor. Eğer bu yapılamıyorsa ve bu konuda komisyon ikna değilse komisyon şu tartışmayı yapsın: Lütfen sadece Diyanet, Millî Eğitim kapsamının dışına çıksın, sağlık çalışanlarını ve diğer çalışanları bu kapsama dâhil edelim ve şunu yapalım: Ben arkadaşların önerilerini anlıyorum, ilkokul öğretmenleri açısından 4 sınıf, birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan bir öğretmen birinci sınıftan başlayacak dördüncü sınıfa kadar devam etsin diye bir yaklaşımla 3+1'i savunuyorum. Peki ortaokul, lise öğretmenleri, sağlık çalışanları, imamlar bunların böyle bir kapsamı yok. Şimdi beş vakit namazı kıldırma zamanında... Şimdi, bakın 3+1... Şimdi şöyle bir şey: Bizim teklifimiz şudur eğer biz bu bölgelerde çalışan arkadaşlarımızı gönüllülük esasına getirmek istiyorsak bunun bir tek yolu var, o bölgede çalışanların maaşını artırdığınızda inanın... Bir dönem vardı, hatırlarsınız siz de, o dönemde gidip orada arabasını, evini alıp daha sonra memleketine dönen ben çok sayıda meslektaşımı biliyorum. Eğer biz onların olanaklarını sağlıklı bir noktaya getirirsek o bölgedeki çocuklarımızın öğretmensiz kalmaması, o bölgedeki köylerimizin imamsız kalmaması ve sağlık çalışanından yoksun olmamasını sağlayabiliriz. Sözleşmeliyi tamamen kaldırmama konusunda belli ki bir niyetiniz var. Gelin şunu 2+1 ya da 1+2 yapalım. Yani iki yılı zorunlu bir yıl kadroya geçmek için bekleyecek, iki yıl zorunlu çalışma olacak, 1+2 yapalım, tersten yapalım belki sizin söylediğiniz sorunu da çözer. Biraz önce arada bir milletvekili arkadaşım dedi ki: 1+3 olduğunda bile bu sorun çözülebilir. Çünkü eş durumunun eşlerin birleşme konusunda yaşadığımız bir dram var, bunu siz de biliyorsunuz. Şöyle bir şey yok: Sözleşmeli 2 öğretmen, 2'sini aynı yerde birleştirme sorunumuz var. Buna da cevaz verilmiyor. Ya da sözleşmeli öğretmen eşi asker, eşi polis. Şimdi biz şunu yapabiliriz: Öğretmenin bulunduğu yere gelsin polis, niye öğretmen polisin bulunduğun yere gidiyor? Ya da askerin bulunduğu yere gidiyor? Şimdi bu konuda... Demek ki bizim kızlarımız en çalışkan ki böyle bir yanı var. O zaman şöyle bir şey, seviyorsa gelsin yanında olsun. Biz bunu birleştirme konusunu aile bütünlüğünü koruma konusunda çok hassas olduğunuzu biliyorum. Ama bunu fiiliyatta da gösterelim lütfen. Bu konuda ben eğer sözleşmeliyi tamamen ortadan kardırmıyorsak 2+1'le bu sorun tartışmaktan çıkar, hemen tayin olabilecek... Şu anda 17 bin kişi var ama 2+1 olduğunda rakam 35 binin üzerine çıkıyor yani 82 bin öğretmenin yarıdan fazlasının sorununu bu şekliyle hızla çözmüş oluyoruz.
Teşekkürler.