| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2018 Yıllık Raporu'na ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 13 .02.2019 |
ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım, Sayın Kamu Başdenetçimiz ve kıymetli bürokratları; hepinize saygılar sunuyorum.
Öncelikle, işimiz çok. Tabii, pembe tablolar çiziliyor ama hakikaten sahadan bize, özellikle Dilekçe Komisyonuna üye olduktan sonra ciddi dilekçeler ve şikâyetler geliyor. Bana şu anda 400'e yakın, şikâyet, sorun dilekçesi geldi, bunlardan 200'den fazlasını Dilekçe Komisyonumuza ilettim, daha da gelmeye devam ediyor. Tabii, emeklerinize sağlık, hakikaten çok ciddi çalışmalar yapılıyor, bunları görmemek mümkün değil, görüyoruz ama tabii Türkiye nüfusu itibarıyla büyük bir ülke ve dolayısıyla sorun oluyor. Bu sorunları elimizden geldiğince bu Komisyonu da fırsat bilerek çözmeye çalışacağız.
Yalnız, Kamu Denetçiliği Kurumuyla ilgili benim kendi isteğim -tabii, kendi isteğim de olmuyor ama- yani isterdim ki yetkilerin daha çok genişletilmesi ve özellikle tavsiye kararının uygulanabilir ve herkes tarafından kabul edilebilir olması benim arzum ama maalesef şu an itibarıyla bu durumdayız.
Yalnız, özellikle Sayın Başkanımın dediği, yargıya intikal etmiş konuların dışında, mesela, bize yargıya intikal etmiş olup da yetmiş yıllık davlar geliyor Sayın Başkanım, yetmiş yıllık, elli yıllık, altmış yıllık, yarım aşırı geçmiş davalar. Burada da bir hak suistimali söz konusu ve devletin enerjisini, hâkimini, savcısını, elektriğini, binasını aslında israf ediyoruz. Geçen gün de ben böyle bir davaya katılımcı olarak katıldım bizzat, yetmiş beş yıllık bir davaya katıldım.
İSMAİL TAMER (Kayseri) - Neydi dava?
ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Yetmiş beş yıllık, köylünün arazilerinin teslimiyle ilgili. Zeytin ağaçları büyümüş, iki yüz-üç yüz yıllık zeytin ağaçları var, dedelerinden kalmış ve hazine dava açmış yetmiş yıl önce "Hazinenin mi, köylünün mü?" iki yüz elli yıllık, Osmanlıdan kalma tapular ondan sonra iptal oluyor, Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiyor ve o dava devam ediyor. Yani tarım yapılıyor, zeytin ağaçları var, hâlen daha... Böyle haksızlıklar olan, yaklaşık 800 kişiyi, bin kişiyi ilgilendiren davlar var Sayın Başkanım. Bu da hakkın aslında suistimali. Bu tür davalara Kamu Denetçiliği olarak müdahil olunması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin her tarafından bu tür şeyler geliyor.
Bir diğeri de Sayın Başkanım, dilekçe verilmemesine rağmen, belki sizlere intikal etmemesine rağmen -bunu ayrıca bir soru olarak da alabilirsiniz- "Bu bizim Kamu Denetçiliği Kurumunun konusu ama dilekçede gelmedi, bizim buna müdahale etmemiz lazım." dediğiniz bir konu var mı? Bende var da onun için soruyorum. Yani "Keşke buna bir dilekçe gelse de biz de başvursak da çözsek." falan gibi böyle... Benim mesela hakikaten çok üzüldüğüm bir şey var, objektifliğin de ötesinde. Türkiye 1'incisi, KPSS'de Türkiye'de 1'inci olmuş, müfettişlik sınavında Türkiye 3'üncüsü olmuş, 7'ncisi olmuş, 3'üncü ve 7'nci olan kişi bana geldi, kendisi bir kızımız, başvurdu. Türkiye genelinde yapılan bir sınavda Türkiye 3'üncüsü olmuş, mülakatta elenmiş; Türkiye 7'ncisi olmuş, mülakatta elenmiş. Şimdi, bu bizim konumuz aslında Sayın Başkanım, neden? Burada bir haksızlık olduğunu çok net ifade etmek gerekir. Onun için soruyorum: Kamu Denetçiliği olarak hiçbir dilekçe gelmemesine rağmen "Biz buna müdahale edelim, burada bu kurumun suistimali var, sıkıntısı var." dediğimiz konularda müdahale edilmesi gerektiği için Kamu Denetçiliğinin aslında görev ve yetkilerinin genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Milletvekilleri arkadaşlarımın da bu konuda birlikte çalışma yapması gerektiğini de düşünüyorum. Ben bu konuda elimden geldiğince de destek veririm.
Çok teşekkür ediyorum, sağ olun.