| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2018 Yıllık Raporu'na ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 13 .02.2019 |
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili ve Karma Komisyon üyesi arkadaşlarımız, Kamu Başdenetçimiz ve değerli çalışma arkadaşları; öncelikle sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Tabii, Kamu Denetçiliği Kurumu 2010'daki Anayasa referandumuyla beraber Anayasa'daki yerini aldıktan sonra 2012'den bu yana gerçekleştirmiş olduğu çalışmalarla önemli bir mekanizma olarak yerini almış durumda, onu görüyoruz. Özellikle 2018 yılı içerisinde yapılan başvuru sayısı, tavsiye kararları, kabul edilebilirlik oranlarına baktığımız zaman, bu noktada kurumun özellikle tanınırlığı, bilinirliği bakımından yapılan çalışmaların karşılık bulduğunu görüyoruz; bu, memnuniyet verici bir şey.
Bildiğiniz gibi, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu olarak biz de bireysel başvuruları alan bir Komisyonuz. Aslında bize de çok sayıda müracaat geliyor; yüzlerce, binlerce müracaat söz konusu oluyor çeşitli alanlarda, bazen gerçekten "insan hakkı" kavramı içerisinde değerlendiremeyeceğimiz alanlarda da olabiliyor.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna gelen müracaatlara baktığımız zaman, esasen İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, bildiğiniz gibi, siyasi denetim mekanizması görevini yürütüyor; tavsiye kararı alması söz konusu değil. Bir siyasi denetim mekanizması olarak, gelen dilekçenin muhtevası uyarınca ilgili kuruma yazıyor ve cevap bekliyor; bu da aslında bir yere kadar ilgili kurumun hem dikkatini çekmek hem o noktadaki ihlal ya da olumsuzlukları bertaraf etmek açısından etkili olabiliyor. Tabii, burada bize gelen dilekçelere baktığımız zaman, özellikle Kamu Denetçiliği Kurumuna öncesinde müracaat edilmiş olması çok daha önem kazanıyor. Biz birçok dilekçemizde verdiğimiz cevaplarda esasen daha işlevsel bir fonksiyonu ifa edecek ve bu noktada tavsiye kararı alacak kurum olarak Kamu Denetçiliği Kurumunu gösteriyoruz ama insanlarımız, sizin de dediğiniz gibi, CİMER'e -önceden BİMER'e- ne kadar müracaat mekanizması varsa, başvuru imkânı varsa hepsini değerlendirerek bir netice almaya çalışıyor, topyekûn bir süreç yürütüyor. Sonuç itibarıyla gördüğümüz şu ki: Türkiye'de hem "hak arama" kavramı bilinci gelişiyor hem "insan hakları" kavramı konusundaki bilinç toplum nezdinde gelişimini sürdürüyor.
Benim, bugünkü raporun özetinden de gördüğüm, anladığım şu: Kamu Denetçiliğini o kurumsal yapısına kavuşmuş olarak gördüm. Yapmış olduğunuz bu başarılı çalışmalar nedeniyle sizi tebrik ediyorum.
Bir şeyi merak ediyorum: Nüfusa oranla -tabii, Avrupa ülkelerinin birçoğunda Kamu Denetçiliği Kurumu çok önceden bu yana hayata geçmiş ve yol ve mesafe almış durumda ama- idarenin eylem, faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle yapılan müracaatlar konusunda bir mukayese yaptınız mı, mukayese kavramını geliştirdiniz mi? Mesela Almanya'da Kamu Denetçiliği Kurumu var değil mi?
KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - İnsan Hakları Komisyonları var orada.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Yani ya da Portekiz'de, İsveç'te, neredeyse işte.
BAŞKAN - Finlandiya'da o.
İSMAİL TAMER (Kayseri) - Finlandiya'da var.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Yani şunu ölçmeye çalışıyorum: İnsan hakkı ya da idarenin eylem ve işlemi nedeniyle yapılan bu müracaatlarda bir mukayese oranımız var mı, bir oranlama var mı?
KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Var efendim.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Yani bir örnek verebilir misiniz mesela birkaç ülkeyle alakalı bize?
KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Biz nüfusa oranla diğer Avrupa ülkeleriyle mukayese ettiğimizde çok yüksek düzeyde başvuru almıyoruz henüz. Örneğin, Portekiz...
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Ama bunu şöyle de değerlendirebiliriz: Yani insan hakkı ihlali bakımından da değerlendirebiliriz, bakış açısına göre de bakabiliriz.