KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de aynı konuya değineceğim. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanının dün doğayla ilgili yaptığı açıklamadan sonra, bugün torba yasada, getirilen teklifte Kıyı Kanunu'na, özet geçelim... "Kıyılar, sahil şeritleri, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilere ilişkin yapı ve yapılaşmaya dayalı sınırlayıcı hükümler uygulanmaz." deniyor.

Şimdi, Cumhurbaşkanımızın dünkü cümlesini ben tekrarlamak istiyorum, diyor ki: "Denizlerimizin kenarlarını, orman alanlarını betona çevirme gayretinde olanlar var. Şu para var ya, nelere muktedir, şu kapitalizm; doğa şöyle olmuş, böyle olmuş, umurunda değil."

Şimdi, arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanının ve iktidarın hakkını teslim etmek lazım, en iyi yaptığı şeylerden biri, iktidardayken bile muhalefetteymiş gibi davranmak. Yani bu ülkenin ormanlarını, derelerini, kentlerini, kıyılarına betona ve beton ormanlarına çeviren kim ve sonra da kalkıp buna itiraz eden kim?

Şimdi, değerli Komisyon üyeleri, ben buradan yola çıkarak iki resim göstermek istiyorum sizlere, şu: Bodrum Kissebükü. Biz dün Muğla milletvekilleri olarak bu konuda gerekli açıklamayı yaptık ama bir kez de burada sizlere göstermek istiyorum. Bodrum Kissebükü'nün önemi nedir, bu konuyla ilgili size birkaç cümle söylemek istiyorum.

Biliyorsunuz, yeryüzü cenneti Gökova Körfezi ve Mavi Yolculuk, turizm sektöründe bölgenin ve Türkiye'nin hayran olunan bir marka değeridir.

Her yıl çoğunluğu yöre işi binlerce yat ve guletler Gökova'nın koylarında on binlerce turist taşır. Yat turizminin getirisi yüksektir. Bu bakımdan, otel konaklamalı turizm yat turizmiyle kıyaslanamaz. Yat turizmi bu özellikleriyle sezonluk değil yılın on iki ayı hizmet üreten ve ekonomi yaratan bir sektördür. Böylesine önemli bir turizm destinasyonun olmazsa olmazı, temiz ve yapılaşmaya açılmamış bakir koylardır.

Halkın ve Muğlalıların imara açtırmamak için yıllardır direndiği Kissebükü ve Adalıyalı da Turizm Bakanı Sayın Mehmet Ersoy'un şirketi için imara açılmış bulunmaktadır. Kissebükü ve Adalıyalı, Bodrum'un Gökova'ya açılan kapısıdır. Mavi Yolculuk'un başlangıç ve bitiş noktasıdır. Buraya verilen yapılaşma izni, dünya markası gulet turizminin ölüm fermanıdır. Bu durumda bölgedeki marinalar cazibelerini yitirecek, yatlar, Yunan limanlarında ya da marinalarında kışlayacaktır. Guletler rotalarını Yunan adalarına çevirecek ve Yunan turizmine hizmet eder hâle gelecektir. Bölgedeki tersaneler ve çekek yerleri de kepenk kapatmak zorunda kalacaktır. Mavi Yolculuk'un en önemli girdi sağladığı alanlardan tedarikçiler ve yan sanayi iş bırakacaktır. Kısacası, deniz turizmine dayalı bölge ekonomisi çökecektir.

Sayın Komisyon üyeleri, Turizm Bakanının görevi, ülke turizmini geliştirmek için planlamalar yapmak ve çözümler üretmektir. Sayın Bakanın görevi, dört ay açık sekiz ay kapalı otellerine yeni otel eklemek değil, hem kendi otellerinin hem de bölgedeki otellerin en az sekiz ay açık kalması için çözümler aramak ve çözümler üretmektir. Muğla tarihî değerleriyle, doğal güzellikleriyle, kültürel zenginlikleriyle bir hazinedir.

Bakın, Ankara'da hava kar kış ama oralarda bahar havası var. Bu aylar, kültür turizmi için en ideal aylar. Geliniz, Gökova'ya bir hançer de siz sokmayınız, geliniz, Sayın Cumhurbaşkanının sözünü tutunuz. On binlerce insanın ekmeğiyle de oynamayınız.

Ha, Sayın Bakan eğer "Elime imar barışı fırsatı bir daha geçmez." diyorsa Hükûmetin diğer bakanlarına ve AK

Partili milletvekillerine benim bir çift tavsiyem olacaktır âcizane: Gökova'nın bir yakasında Sayın Cumhurbaşkanının sarayı, diğer yakasında da Turizm Bakanının oteli... Sevgili AK PARTİ'li arkadaşlarım, sizlere söyleyeyim özellikle, siz de gelin oraya birer koy yapın, birer saray, otel, villa yapın kendinize, Gökova bitsin, siz muradınıza erin. Bunu mu demek istiyoruz? Yapılan uygulamayla resmen bu söylenmek isteniyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Ülkeyi beton ormanlarına çevirdikten sonra da poşeti paralı yaparak doğa korunmaz.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.