| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1490) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 09 .01.2019 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Yayman; öncelikle hazırlamış olduğunuz teklif konusunda size teşekkür ederim. Sinemamızın yurt içinde ve uluslararası alanda başarılara imza atması için desteklenmesi gerektiğini beyan ediyorum. Sinemaya, sanata, sanatçıya ve tüm bu verilen çabalara desteğimizin sonuna kadar olacağını bilmenizi istiyorum ve bunun altını kalın kalın çiziyorum.
5224 sayılı Kanun'da yapılacak değişikliklerle, kazanılmış haklarda geriye gidilmemesi ilkesel olarak kabul edilmelidir. Bunun aksini yapmaya çalışmak, sinema sektöründe destek değil, köstek olur. Şimdi, her ne kadar sansüre dair bir yaklaşımın olmadığını ve asla kabul edilemeyeceğinin altını çizseniz de kanun teklifine baktığımızda, maddeleri incelediğimizde önemli kısımlarda sansüre giden bir yolun olduğunu görmekteyiz. Bu, sizin altını çizerek, uluslararası boyuta Türk sinemasını taşıma hedefiniz, sanatçıya ve film yapımcılarına gösterdiğiniz hassasiyet ve Türkiye halkına gösterdiğiniz duyarlılığın önüne geçmemesi için...
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Hangi madde?
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Ben maddelere geçeceğim beklerseniz.
Şimdi, İngiltere'den örnek verdiniz, Shakespeare'i olmak istediğinin altını çizdiniz. Sizin bilgilerinizde var zaten ama şunu yine takdirlerinize sunuyorum: İngiltere'de sanata ve sanatçıya asla sansür uygulanmaz, sansürden uzak bir yaklaşım olur. Ne Mevlâna'nın sözlerine ne Hacı Bektaş Veli'nin sözlerine ne Dadaloğlu'na ne Pir Sultan'a ne de Neşet Ertaş'a asla bir sansür uygulanamadı çünkü...
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - İngiltere'deki sansür...
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Bakın, böyle devam edemez. Ben sizi sessizce dinledim.
Şimdi, Neşet Ertaş'a devlet sanatçılığı verildiğinde Neşet Ertaş devlet sanatçılığını reddeden bir sanatçıdır çünkü devlet sanatçısı olmak demek, devletin çizdiği sınırlar içerisinde kalmak demektir ama halkın sanatçısı olduğunuz andan itibaren halkın tüm duyarlılıklarına mal olmuş bir yaklaşım içerisinde olursunuz. Dolayısıyla gerçekten Neşet Ertaş'ı seviyorsak Neşet Ertaş'ın devlet sanatçılığını neden reddettiğini iyi incelememiz gerekiyor. Neşet Ertaş, devletine, ülkesine ve milletine çok bağlı ve seven bir sanatçı olmasına rağmen o nişaneyi kabul etmemesinin altında yatan özgürlükçü bir sanat yaklaşımıdır. Eğer özgürlükçü bir sanat yaklaşımını kabul edecekseniz o zaman Neşet Ertaş'ı saygıyla anabiliriz. Yoksa onun dışındaki yöntem doğru değil.
Teklifinizdeki 2'nci maddeye göre Destekleme Kurulu 7 kişiden oluşuyor. Üyelerin 3'ü sinema meslek birlikleri tarafından seçiliyor, diğer 3 üye Bakanlık tarafından yapımcı, yönetmen, yazar, işletmeci ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden atanıyor; 1 üye de Bakanlık temsilcisi olarak belirleniyor. Yani siyasi irade Komisyonun çoğunluğunu elinde bulunduruyor. Eğer gerçekten özgürlükçü bir yaklaşım göstereceksek, İngiltere'yi örnek olarak verme cesaretini görüyorsak burada ilk yapmamız gereken iş, Komisyonun karar çoğunluğunu sinema yapımcılarına geçirmektir. Birinci hata budur. Buradan asla yürünemez, buradan geriye getirilmesi lazım. Getirilen teklifte Bakanlığın 4 üyeyle temsil edilmesi, gerçekten sıkıntılı bir durum, bunu siz de tahmin edersiniz. Bu hâliyle yapıldığında siyasi bir tercihe malzeme olacağını bilmemiz gerekiyor.
İkinci nokta da bu Komisyon, bakan yardımcısı, Sinema Genel Müdürü, Tanıtma Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtım ve Kültür İşleri Müdürü ile ilgili alandan meslek birlikleri tarafından önerilen sektör temsilcileri arasından Bakanlık tarafından belirlenecek 2 kişi... Yani belirlenecek diğer 2 kişiyi de Bakanlık tespit ediyor. Öneriyorsunuz, içinden hangisini Bakanlık beğenirse bunu seçecek. Bu da işin antidemokratik yanının altını çiziyor.
Teklifin 3'üncü maddesinde "Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ticari dolaşıma veya gösterime sunulmasından önce değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda uygun bulunmayan filmler ticari dolaşım ve gösterime sunulamaz." hükmü yer almaktadır.
BAŞKAN - Sayın Kaya, bir hatırlatma yapmak istiyorum müsaade ederseniz. Biz şu an teklifin geneli hakkında konuşuyoruz. Siz maddelere girdiniz; "1, 2, 3" diye gidiyorsunuz. Bu şekilde olursa toplantıyı sürdürmemiz çok sıkıntılı olacak. Maddeler üzerinde konuşmalara gelindiğinde maddelerde söz alabilirsiniz, Komisyon üyesisiniz.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Tamam, genel gerekçemi o zaman anlatayım. Genel gerekçemde yaklaşım şudur: Bir, bu yaklaşımda komisyonların belirlenmesinde siyasi irade... Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarında ilgili bakanlıkta atayacağımız her kişi kendi anlayışına uymayan filmlere asla yol vermeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, yasakçı bir anlayışı olmamasına rağmen ona bile emanet edilemez. Özgürlükçü bir yaklaşımı olan Cumhuriyet Halk Partisinin atadığı bakana bile bu emanet edilemez. Çünkü, siyasi iradeye emanet edeceğiniz her şey keyfîliği beraberinde taşır. Genel yaklaşımda ciddi bir ortaklaşma yolu tercih edilmiş, bunun için bir çaba sarf edilmiş ama bunun yeterli olmadığını bizi ziyarete gelen sivil toplum örgütü temsilcileri ve kurum temsilcilerinin bu konudaki taslaktaki şikâyetlerinden de anlıyoruz.
Özet olarak şöyle yaklaşmak gerekir: Eğer gerçekten, sansürden uzak, ortak aklı öne çıkartan, siyasi iradenin zapturapt altına alamayacağı bir yaklaşımla, özgürlükçü bir yaklaşımla bir sinema kanunu yeniden gündeme gelecekse bunun bu bakış açısıyla değerlendirilmesi gerekiyor. Konunun tarafları olan iki taraf burada dinlendi. Bir, kanun teklifi hazırlayan arkadaşımızın görüşlerini dinledik, bir de Bakanlıktan atanmış olan arkadaşımızın atadığı bakan yardımcısının görüş ve önerilerini milletvekili arkadaşımızın teklifine katıldığını beyan ederek dinledik. Şimdi, esası 9 kurum temsilcisi var şu anda burada, sizlere de dağıttıkları bir öneriler bütünü var; ben bu arkadaşların da dinlenmesiyle birlikte sağlıklı bir tartışma yürüteceğimizi, olumlu sonuca gideceğimizi, Türk sinemasının önünü açacağımızı düşünüyorum. Umarım, bu kanun teklifi bu Komisyon üyelerinin ortaklaştığı bir kanun teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine gider, oradaki tüm siyasi partilerin de oy birliğiyle çıkar; hem sinemacılarımızı hem sinema izleyicilerimizi hem de artistlerimizi mutlu eden bir sonuca ulaşırız diyorum. Şimdiden kanun teklifini hazırlayan arkadaşımıza teşekkür ediyor, uyarı ve önerilerimizi dikkate alacaklarını umuyor ve bekliyorum.
Saygılar sunarım.