KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

58'inci maddeyle ilgili görüşlerimi size iletmek istiyorum: Genel bütçeden belediye ve il özel idaresine ayrılan paylardan İller Bankasına yüzde 2 oranında ortaklık pay, kaynağında kesilerek aktarılmaktadır.

Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'a göre her ay vergi gelirleri toplamı üzerinden yüzde 2 oranında kesinti yapılacağı düzenlenmiştir. Bu oluşum nedeniyle banka sermayesi paylara bölünmemiş olup kayıtlı sermaye sistemi uygulanmaktadır.

30 Haziran 2018 tarihi itibarıyla taahhüt edilen 18 milyon TL olan İller Bankasının sermayesinin 16 milyon 680 bin TL'si belediyelerden tahsil edilmiştir. 14 Mart 2014 tarih ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2014/6045 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla banka nominal sermayesi 9 milyon TL'den 18 milyon TL'ye çıkartılmıştır.

Türkiye Bankalar Birliğinin verilerinden anlaşıldığı üzere, 2007 yılında 2 milyon 942 bin TL olan ödenmiş sermaye payı Haziran 2018 ayı sonu itibarıyla yaklaşık 5,5 kat artarak 16 milyon 680 bin TL'ye ulaşmıştır. Bu artış hızı önümüzdeki yıllarda hızla artmaya devam edecektir, öyle gözükmektedir. Büyük bir olasılıkla 2019 yılında 18 milyar TL sermayenin tamamı tahsil edilip nominal sermaye artışına gidilecektir.

Ülkemizde bütün bankaların sermaye yapısı incelendiğinde görülecektir ki sermaye yeterlilik rasyosu en yüksek banka İller Bankasıdır. 30 Haziran 2018 ay sonu itibarıyla İller Bankasının toplam aktifleri 28 milyar 877 milyon TL, kredi stoku ise 24 milyar 992 milyon TL'dir. Belediyelere aktarılan paylardan yapılan ortaklık payı kesintilerinin maliyeti ise sıfırdır. Banka sıfır maliyetli bu kaynaktan belediyelere kredi verirken mutlaka eşit davranmalıdır. Faiz oranlarını piyasa faizinin çok altında uygulamalı, ortağı olan belediyelere ayrım yapmamalıdır. Bankanın amacı kâr etmek olmamalıdır. Ortağı ve müşterisi olan belediyelerden sıfır maliyetle ortaklık payı kaynağında tahsil edilmekte ve belediyelere yüksek faizle kredi kullandırmaktadır. 2018 yılında ekonomide meydana gelen olumsuzluğu fırsata dönüştürerek faiz oranları yükseltilmiştir.

İller Bankası ana sözleşmesinde safi kârın tespit, tahsis ve dağıtımını düzenleyen 27'nci maddesinde, Banka Genel Kurulu tarafından onanan bilançoya göre ortaya çıkan safi kârın yüzde 5'i kanuni yedek akçesine, yüzde 30'u sermaye payı olarak sermaye hesabına, yüzde 9'u Yönetim Kurulu üyeleri ve banka personeline temettü olarak dağıtılmak üzere, yüzde 51'i il özel idareleri tarafından yerine getirilen, köylerin teknik ve sosyal altyapı hizmetlerinin finansmanına, nüfusu 200 binin altında olan belediyelerin harita, imar planı, içme suyu, atık su, katı atık, kent bilgi sistem ve benzer kentsel altyapı projelerinin finansmanı ile nüfusu 25 binin altında olan belediyelerin anılan projelerinin ayrıca yapımının finansmanında hibe olarak kullanılmak üzere, geriye kalan kısmı ihtiyari yedek akçesine ayrılır. Safi kârını realize ederken yüzde 51'i bu maddedeki amaç için kullanmakta, eğer

bankanın likit pozisyonu müsait değilse, kâr kâğıt üzerinde ise ticari bankalardan borçlanarak bu taahhüdü karşılamaktadır. Bu borçlanmada maliyete yansıyan giderleri de banka kârından karşılamayı planlamaktadır.

Sonuç olarak, İller Bankasına belediyelerden ortaklık payı olarak tahsil edilen yüzde 2 payın yüzde 1'e düşürülmesi gerekmektedir. Ortağı ve müşterisi olan belediyelere eşit davranmalı, faiz oranlarını yükseltmemeli, 1933 yılında Ulu Önder Atatürk'ün kurduğu İller Bankasının kuruluş amacına uygun faaliyet göstermelidir diyorum.

Saygılar sunuyorum.