| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı b)Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 21 .11.2018 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokrat arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bütçemizin Meclisimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Öncelikle olarak belirtmek istediğim bir nokta var. Elimde fonksiyonel sınıflandırmaya göre bir ödenek icmali var ve geçen yıl başlangıç ödeneği 1 milyar 823 milyon olan bütçe, sonuç itibarıyla harcama kaleminde 5 milyar 80 milyon olarak gözüküyor. Bu sapma çok yüksek nezdimce.
Biliyorsunuz ki bütçe yapma hakkı var milletin ve bu Meclis aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu rakamın bu noktada olması, aynı zamanda 2017'de böyle, 2018'de böyle, 2019'da da muhtemelen böyle bir rakam olacak. Dolayısıyla bunun bir problem olduğunu düşünüyorum, tarafınıza iletmek isterim, bu kadar farkın. Bazı kalemlerde 18 kat fazlalık var, 2017'de yüzde 179 fazla harcama var ödenek kalemine göre, bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Onun dışında, Sayın Bakanımız TOKİ'nin hizmetlerinden, üretilen konutlardan bahsetti haklı olarak ve doğru bir şekilde bahsetti ama sonuç itibarıyla üretilen bunca konuta rağmen ve planlanan konutlara rağmen, 2008 yılında Türkiye'de konut sahibi kişi sayısı 100 kişide 61 iken 2008 yılında, günümüzde 59. Yani TOKİ'nin aslında konut sahibi edinmeyi artırması gerekirken, sonuç itibarıyla konut sahibi kişi oranında bir düşüklük var, Bunun değerlendirilmesi gerekir. Bunca üretilen konuta rağmen bu rakamın değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Sayın Bakanım, ben uzun yıllar Başakşehir İlçe Başkanlığı yaptım. Bahçeşehir Göleti'ni de yakından bilirim. O süreçle ilgili size kısa bir bilgi vermek isterim hem hukuki süreçle ilgili hem de yaşananlarla ilgili. Bahçeşehir Gölet Park 300 bin metrekare alan içinde yaklaşık 26 bin metrekare İstanbul'un ilk ve en büyük suni göletine sahip ve o habitat ödüllü bir bölgeden bahsediyoruz. Sonuç itibarıyla, 2012 yılı civarında Bakanlığınız bünyesinde bir plan yapıldı o çevrede ama kamuoyunun itirazlarıyla birlikte o plan geri çekildi, kamuoyunun tepkisi haklı bulundu. Daha sonra ise belediye bu alanla ilgili çalışmalar yaptı, satış kararıyla ilgili bir yetki aldı Başakşehir Belediye Başkanı, daha sonra ihaleye çıktı ve bir ihale gerçekleştirdi. Sonuç itibarıyla, oradaki muhalefet partileri ve Meclis üyeleri de mahkeme süreçlerini başlattı.
Birincisi, ihaleye çıkılan yetki kararı alınan Meclis oturumu kavgalı bir ortamda gerçekleşti, böyle sakin bir ortamda değil, kimin ne olduğunu bilmediği bir ortamda, güvenlik görevlilerinin Meclis üyelerine vurduğu bir ortamda bir ihale kararı çıktı. Zaten, sonuç itibarıyla Danıştay, ihale yetki kararıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. İmar planlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararları çıktı, yapılan ihaleyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Oradaki kamuoyunun ve yurttaşların beklentisi, Bakanlığımızın da çevreyi koruyarak hareket etmesi yönündeydi ki imar planları iptal oldu. İptal gerekçesi, yoğunluğun fazla olduğuyla ilgiliydi mahkemenin gerekçesi ama yapılan yeni planlar 5 kat daha fazla yoğundu. Şimdi, böyle bir durumla karşı karşıyayız Bahçeşehir Gölet'te. Bütün İstanbul biliyor, bütün Türkiye biliyor, sizin de yakından takip ettiğinizi düşünüyorum.
Bir başka boyutu daha var. Yapılan ihaleyle ilgili, ihaleyi alan firmayla ilgili FETÖ bağlantısı ve ortaklık ilişkileri herkes tarafından biliniyor, ilgili suç duyuruları yapıldı. Dolayısıyla bu noktada, sizin yeniden durumu değerlendirmenizde bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Ortada Danıştay kararları var, hukuki zemin anlamında yurttaşın son derece haklı olduğunu gösteriyor, eksik işleyen bir süreç var, siyaseten bence sakıncalı bir süreç var, sonuç itibarıyla, bunları bilginize sunmak istedim. Takdir ederseniz, daha geniş zamanda, eğer uygun görürseniz, bu konu üzerinde nasıl çözebiliriz diye de görüşmek isterim Bahçeşehirlilerle. Bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Bir başka nokta şu: Bakanlığınızın yaptığı ihalelere baktım, 21/B ihaleleri doğal afet, olağanüstü koşullarda yapılması gereken ihalelerdir. Ama Değerli Bakanım, oldukça fazla sayıda ihale var. Gördüğüm, araç kiralama ihaleleri var değişik müdürlüklerinizde ve bunlar olağanüstü hâlde yapılması gereken ihaleler kapsamında yapılmış. Ankara'da bir binamız, hizmet binamız bu kapsamda yapılmış 21/B kapsamında ve bu alışkanlık fazla sayıda, tutarları da fazla sayıda. Bence, dün Adalet Bakanlığı bütçesinde de söyledim, bu tür ihalelerin bu yolla yapılması çok doğru değil, kamu vicdanı açısından sorun yaratan bir durumdur. Bunu da değerlendirmenizi istiyorum.
Çok teşekkür ediyorum.