KOMİSYON KONUŞMASI

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli Bakanım, değerli milletvekilleri, bürokratlar, çok değerli basın mensupları hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakanım, sizin ön söz olarak yazdığınız bir şeyleri okumak istiyorum. "Unutmayalım ki, bu topraklar bize atalarımızdan miras kaldığı gibi aynı zamanda da çocuklarımızın, torunlarımızın da bize emanetidir. Ayrıca vatan savunmasında can veren şehitlerimizin emaneti olan topraklarımızı korumak da boynumuzun borcu." diyorsunuz. Ben de aynı şekilde size katılıyorum Sevgili Bakanım. Ben Aydın Milletvekiliyim. 2007 yılında çıkan bir yasayla Aydın'ın yüz ölçümünün yüzde 85'ini jeotermal elektrik santrallerine açtınız, yüzde 85'ini. Size sadece bir örnek vereceğim. Sizden daha önceki Sayın Bakanımız, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu İkizdere Barajı'nı yaparak hem Germencik, İncirliova hem de Efeler ilçesine içme suyu sağladı. Aydın 2014'te büyükşehir olduktan sonra yaptığınız, Devlet Su İşlerinin yaptığı o İkizdere Barajı'nı büyükşehir belediyesine sattınız toplam 320 milyon liraya.

Değerli Bakanım, sizin bu sattığınız barajın kenarına sonunda ne yaptınız biliyor musunuz? 20 bin hektar alanı, orayı valilik kararıyla özelleştirerek jeotermal enerji santralinin sahiplerine ihale yaptınız. Şimdi, size burada bir resim gösteriyorum. Değerli Bakanım, bu tarafa bakarsanız sevinirim. Şurası İkizdere Barajı, 300 bin nüfuslu 3 tane ilçeye suyu veriyoruz, 1.200 metre yakınında jeotermal elektrik santralleri yapmışsınız, şurada. Şimdi, ben size soruyorum: Yazdığınız ön sözünüze dayanarak gerçekten verdiğiniz bu sözü yerine getirecek misiniz? Şu an Aydın'da, İzmirli olduğunuz için... Yani Manisa'da, Torbalı'da da yatırımlarınız var, ben çok iyi biliyorum. O bölgenin çocuğuyum, Çırpılıyım ben de, Bayındır Çırpı köylüyüm. O dönemde -hatırlıyorsanız- oranın pamuğu, Aydın'ın pamuğu Türkiye'nin en verimli pamuğuydu, değil mi? Şu an Türkiye'nin incirinin yüzde 65'ini Aydın üretiyor, 200 milyon dolar ihracat sağlıyoruz. Türkiye'nin zeytininin yüzde 20'si orada üretiliyor, pamuğunun yüzde 20'si, kestanesinin yüzde 35'i, çileğinin yüzde 35'i Aydın'da üretiliyor. Yani Aydın, nüfusunun yüzde 70'i tarımla geçinen bir ildir.

Şimdi size soruyorum, elinizi vicdanınıza koyun. Şu an 35 tane jeotermal elektrik santrali var, yeni yaptığınız ihaleden dolayı 2 bin tane kuyu var. 2 bin metre civarından o sıcak suyu çıkarıyorsunuz, geri deşarj yapmıyorsunuz, 200-300 metrede deşarj yapıyorsunuz ve oradaki bütün kirliliklerin hepsi Menderes'e akıyor. Zaten Dinar da ya da daha önceki Orman ve Su İşleri Bakanının memleketinde akan Dinar çayı da oradan, Menderes'ten Ege Denizi'ne ulaşırken oradan... Uşak'tan başlayıp bütün tabakhaneler zehir saçıyor. Şu an bu yıl Menderes Çayı'ndaki balıklarımız olduğu gibi öldü. Biz eskiden orada yüzüyorduk. Şimdi ayağını sokuyor çocuk, akşam eve geldiğinde ayağı yara oluyor; elimizi koyuyoruz, elimiz yara olarak çıkıyor arkadaşlar. Onun için, özellikle -inandığım için bu sözünüze- bir an önce Aydın'a el atın; aksi takdirde, on yıl sonra hiçbir şey yiyemeyeceksiniz ne incir yiyeceksiniz ne kestane yiyeceksiniz ne zeytin yiyeceksiniz ve çölleşecek. Evet, enerji bize lazım ama uygun, kanuna uygun, çevreye uygun bir jeotermal enerji elektrik santrali yapın. Sadece bizi zehirlemek için, Aydın'ı çölleştirmek için bu yatırımlardan vazgeçin. Bize elektrik lazım değil, bize tarım lazım. Türkiye'de 2002 yılında Türkiye kendi kendine yeten 7 ülkeden bir tanesiydi, şu an saman ithal ediyoruz. Bunun sebebi, on altı yıldan beri bu ülkeyi yöneten tabii ki AKP'dir.

Bu vesileyle, teşekkür ediyorum Başkanım.