KOMİSYON KONUŞMASI

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, ben öncelikli olarak Ankara Barosuna mensup 2 avukat arkadaşımızın, meslektaşımızın Avukat Fadime Eymir ve Avukat Büşra Pamukçu'nun uğramış olduğu fiilî saldırıdan dolayı olayı kınıyorum. Avukatlara karşı yapılan bu kinin, öfkenin, saldırıların temelinde de avukatsız yargı hayalinin yattığını düşünüyorum.

Bugün bu Komisyona âdeta yangından mal kaçırır gibi getirilen bu torba yasa teklifiyle ilgili olarak da keşke böyle bir torba yasa teklifi getirileceğine, avukatlara karşı yapılan bu hukuksuzlukla ilgili bir çalışma yapılsaydı diyorum. Bugün bu ivediliğin, keşke, emeklilikte yaşa takılan yurttaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi için gösterilmiş olmasını beklerdim. Bu ivediliğin, 1,5 milyonu aşkın yurttaşımızın bin bir umutla beklediği 3600 ek göstergenin verilmesi için gösterilmiş olmasını isterdim ki kamu avukatları da bunun içerisindedir. Bu ivediliğin, KİT'lerde kadro dışı kalan ama asıl işi yapan taşerona kadro verilmesi için de gösterilmesini beklerdim. Ya da yargıda masumiyetini kanıtladığı hâlde aylardır işine geri dönemeyen olağanüstü hâl mağdurları için de bu ivediliğin gösterilmesini isterdim.

Şimdi, bu teklife gelince, teklifte tüm ticari uyuşmazlıkların tamamı için dava şartı olarak arabulucuların önüne getirilmesi isteniyor. Daha önce biz gördük ki dava şartı hâline getirilen işçi alacakları konusunda taraflar arabulucu önüne vekilleri olmadan yani avukatları olmadan gittiler yani işçi alacakları konusunda avukatların iş alanı bir hayli daraltılmış oldu ve işçiler açısından da uygulamada gördük ki, pratikte, birçok işçi beklediği veya hak ettiği anlamda bir tazminatı alamadı. Şimdi, bakıyoruz gelen yasa teklifine, aynı şeyi, işçi alacakları için getirilen o zorunlu arabuluculuk şartını kambiyo senetleri de dâhil olmak üzere tüm ticari alacaklar, icra takipleri ve davalara getirmek istiyorsunuz. Bakın, arabuluculuk öyle bu şekilde kanuna her istediğiniz zaman, her davaya sokulabilecek bir şey değil. Biraz önce bir konuşmacı milletvekilimiz dedi ki: "Bundan sonra aile mahkemesine de gelecek." Yani arkadaşlar, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Boşanma... Örneğin, taraflar boşanacak. Ee, arabulucu mu karar verecek buna ya da velayete?

EMİNE YAVUZ GÖZGEÇ (Bursa) - Başka ülkelerde örnekleri var.

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Hayır, hayır. Öyle istediğiniz her şeyi biz bir torba yasaya madde ekleriz, arabuluculara götürürüz yani insanların haklarıyla ilgili bir arabulucu bir karar versin, yasa bir kenara kalsın. En sonunda da diyeceksiniz ki gelinen noktada -üzgünüm- biraz önce söylediğim avukatsız yargı hayalini gerçekleştirmeye çalıştığınızı düşünüyorum. En sonunda da diyeceksiniz ki avukata gerek yok, ihtiyaç yok, nasıl olsa arabulucular var, her şeyi arabulucu yapsın. Çok tehlikeli bir süreç bu.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Arabulucu karar vermiyor ama.

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Hayır, hayır. Lütfen, konuşmamı tamamlayayım, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bana sorarsanız eğer, kanaatimce, bu şekilde arabuluculuğun ticari davalarda zorunlu olarak dava şartı olmaktan çıkartılması gerekiyor. "İhtiyari" diyebilirsiniz, "Taraflar istiyorsa arabuluculuğa gitsin." diyebilirsiniz talep etmeleri hâlinde ama "zorunlu" dediğiniz zaman, işte o zaman çok ciddi anlamda uygulamada sıkıntılar yaşayacağız. Avukatların zaten daralan iş hacmini iyice daraltmış olacağız.

Şimdi, bir de 6'ncı madde var. Benden önceki konuşmacı arkadaşlarımız da bunu söyledi ama 6'ncı maddenin (6)'ncı fıkrasında borcun icra masraf ve harçlarıyla birlikte ödenmesi durumunda takibin kapanacağını düzenlemişsiniz. Burada icra masrafları kaleminde herhâlde avukatlık ücretini değerlendiririm demişsiniz ama işin maalesef uygulama kısmı öyle olmuyor. Uygulamada gördük ki tüketici hakem heyetlerinde görülen uyuşmazlıklarda vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğine dair yargı kararı gördük biz. Dolayısıyla, yarın burada da muhtemeldir ki aynı problemle karşılaşabiliriz. O yüzden, burada 6'ncı maddenin (6)'ncı fıkrasına vekâlet ücretinin mutlaka ama mutlaka eklenmesi gerektiği kanısındayım ve özellikle arabuluculukla ilgili kısımda da 35'inci maddede düzenlenen arabuluculukla ilgili de bunun zorunlu olarak dava şartı olmaktan çıkartılması gerektiğini düşünüyorum.