| Komisyon Adı | : | ÇEVRE KOMİSYONU |
| Konu | : | Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1285) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 15 .11.2018 |
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyesi arkadaşlarımız, değerli STK temsilcileri; hepinize öncelikle merhaba diyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak yasanın görüşülmesine başladığımız bu süreçte genel olarak bir değerlendirmede bulunarak maddelere ilişkin görüşlerimizi Cumhuriyet Halk Partisi Komisyon üyesi arkadaşlarımızla beraber ifade edeceğimizi ayrıca belirtirim.
Öncelikle Çevre Kanunu...
BAŞKAN - İzniniz olursa sistemde bir arıza varmış, bizden müsaade istiyorlar, izniniz olursa...
Buyurun.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ederim.
Öncelikle doğanın korunacak ya da insanların evrene bir varlık olarak bakışı anlayışından vazgeçip doğanın da bir hakkı olduğu ve bir doğa hakları kavramının da bu yasal düzenleme içerisinde mutlaka tanımlanması gerektiğini öngörüyoruz.
Yine, özellikle Sayın Başkan, sizin de memleketiniz olan Karadeniz Bölgesinde geçtiğimiz hafta dört günlük bir ziyaret programında özellikle Karadeniz'deki atık probleminin ve Karadeniz'in kirliliğine ilişkin gerçekten çok ciddi problemlerin bize aktarıldığı bir süreçte, "Kirleten öder." ilkesinin "Kirleten temizler ve öder." düzenlemesi hâline getirilmesini de önemsemekteyiz.
Yine, bugüne kadar ÇED konusunda gerçekten mahkemelerde hukuk mücadelesi verilirken 2009/7 no.lu Genelge'nin Anayasa ve yasaların üzerinde, Anayasa ve yasalara aykırı bir şekilde uygulanır hâle gelmesi ve maalesef mahkeme kararlarının da 2009/7 no.lu Genelge nedeniyle işleyemez ve işletilemez hâle gelmesinin karşısında bu kanunda 2009/7 no.lu Genelge'nin aslında ortadan kaldırılması ve doğa haklarının mücadelesinin ve hukuksal zemininin daha da özgür bir mücadele alanına dönüştürülmesi gerekirken bu genelgenin yasal bir zeminde güçlendirilmesine ilişkin düzenlemeler içerdiğini de görmekteyiz.
Yine, su havzalarının korunması konusunda Ramsar Anlaşması imzalanmış ve bu anlaşma da Parlamentodan geçerek Resmî Gazete'de yayınlanmıştır ancak -Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlar- önümüzdeki duran torba kanunda maalesef su havzalarının korunmasına ilişkin bu sözleşmenin içeriğine aykırı düzenlemelerin de hayata geçirilecek olduğunu da burada ifade etmek istiyorum.
Maddelere geçildikten sonra da ayrı ayrı çekincelerimizi Komisyon üyesi arkadaşlarımızla beraber ifade edeceğiz. Ancak ifade ettiğim gibi, çevre korunacak ya da insanların emrindeki bir varlık değil, doğanın da bir hakkı olduğunu ve doğa hakları tanımının da mutlaka bu düzenleme içerisine yerleşmesi gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum.