KOMİSYON KONUŞMASI

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakanım, ilk önce, bu kadar geniş bir kadroyla geldiniz, bundan dolayı, gelen bütün ekibe, size teşekkür ediyoruz çünkü dışarıda olan, ülke dışında olan -özellikle yirmi küsur yıl ülke dışında çalışan, yaşayan bir kişi olarak- itibarımızın korunmasının, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülke dışında, bütün Avrupa'da ve dünyada itibarının korunmasının hepimizin başlıca görevi olduğu kanaatindeyim. Tabii, bu görevi yaparken herkes kademe kademe gidiyor, Türkiye Cumhuriyeti'ni en üst seviyede temsil eden de Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan.

Ben ilk önce size sormak istiyorum. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamalardan sonra, sizin kendinizin ve şahsınızın da birçok konuda çaresiz kaldığını ben gözlemekteyim. Hatta bunu düzeltmek için de ciddi çabalar sarf ettiğinizi gözlemekteyim. Sayın Cumhurbaşkanının yapmış olduğu hâlden, hareketlerden, konuşmalardan ve de tavırlardan sonra ekonomimizi ne kadar, nelerin negatif yönde etkilediğini bütün kamuoyu, bütün basın ve de yaşayan tüm vatandaşlarımız da biliyor.

Bunun yanında -ekonomiden açtım konuyu- Sayın Cumhurbaşkanının yapmış olduğu hâl, hareket ve davranışlardan sonra ne kadar yabancı yatırımcının da ülke dışına gittiğini biz -ben, kendim de şahsen- görüştüğümüz yabancı yatırımcı kişilerden de teyit alıyoruz. Yabancı yatırımcıların birçok projesini ertelediğini de biliyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı bu yaptığı sürece bir gün "beyaz" diyor, ertesi gün "Bu beyaz değilmiş, siyah." diyor. Maalesef buna inanan birçok da kitle var ülkemizde ancak doğru olmadığını onlar da biliyor. Ben Sayın Cumhurbaşkanıyla ilgili, ülkemizi ciddi derecede sıkıntıya sokan, sıkıntı yaratan bu davranışlarından dolayı da kendi adıma, ülkem adına üzüldüğümü... Sizlerin ve de ekibinizin de -tekrar söylüyorum- bunu düzeltme adına gerekli çabaları gösterdiğinizi de tekrar teyit ediyorum.

Benim şimdi sorularım olacak birkaç tane. Şu anda iki buçuk dakikam var.

Sayın Bakanım "Suriyelilere 35 milyar dolar para harcandı." deniyor, 35 milyar dolar doğru bir rakam mıdır? Rakamın ne kadar olduğu ve de nerelere ödendiğiyle ilgili yazılı bir çizelgeyi, muhakkak bunu benden önceki konuşmacı arkadaşlarım da talep etti, ben de tekrar teyit ediyorum.

Suriyelilerle ilgili, biliyorsunuz Avrupa Fonu'ndan -kendim de şahsen çok iyi bir şekilde takip etmekteyim- 6 milyar eurodan bahsedildi. Biliyorsunuz bu talep edildi, belirli bir bölümü geldi. Bu gelen 6 milyar euronun şu ana kadar ne kadarı Türkiye Cumhuriyeti devletine gelmiştir? Lütfen bununla ilgili rakamın beyan edilmesini rica ediyorum.

Sayın Bakanım, biliyorsunuz, 1999 yılında çıkarılan kanunla -maalesef dünya tarihinde ilk defa çıkarılan kanun geriye doğru işledi- yaklaşık 700 bin ile 1 milyon arası kişi mağdur oldu. Kimler? Emeklilikte yaşa takılanlar, EYT'liler. Bu kişilerin yaklaşık 7 milyar dolar civarında bir maliyeti var. 35 milyar dolar eğer Suriyelilere ödeniyorsa, mağdur olan bu EYT'li kitlenin, kendi öz evladımız olan kendi vatandaşlarımızın mağduriyeti neden giderilmiyor? Bununla ilgili bir sorum var.

Son konu, özellikle dış basında ülke dışındaki parlamenter arkadaşlarımız da bizimle oldukça tartışıyorlar bu konuda. Biz her ne kadar da sonuna kadar savunacağız, savunmak da boynumuzun borcu. Brunson olayında, Türkiye'de sizce yargı bağımsız mı değil mi Sayın Bakan? Eğer "Yargı bağımsız." diyorsanız, kırk sekiz saat önce Trump'ın attığı "tweet"le ilgili yorumunuzu bekliyorum. Bununla birlikte, dava bitmeden gelen özel uçağın, Brunson'u almak için gelen özel uçakla ilgili yorumunuzu da bekliyorum.

Sürem bu kadar. Tekrar söylüyorum: Güven, güven, güven. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan tüm vatandaşlarımızın cebini ilgilendiren, doların, dövizin düşmesiyse, artmamasıysa yapılması gereken güvendir, yabancı yatırımcının gelmesidir ve de ülkemizin ekonomik refaha kavuşması için Sayın Cumhurbaşkanının hâli ve hareketidir.