| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Ticaret Bakanlığı b)Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı c)Ekonomi Bakanlığı ç)Rekabet Kurumu d)Helal Akreditasyon Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 09 .11.2018 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ticaret Bakanlığı bütçesini değerlendirmeden önce ülkemizin ekonomik alanda hangi noktada olduğunu tespit etmek açısından kısa bir değerlendirmeye ihtiyaç duyuyoruz.
Biliyorsunuz ki her yıl yayınlanan Küresel Rekabet Endeksi var ve bu endeks kurumsal yapılanma, altyapı, sağlık ve ilköğretim, iş gücü piyasaları, inovasyon, makroekonomik ortam gibi bir dizi kritere göre değerlendiriliyor. Şimdi, bu kritere göre ülkemiz 2017 yılında 53'üncü sırada. Bunu bir tespit etmemiz gerekir ve bu sonuca nelerin yol açtığını da ortaya koymamız gerekir.
Diğer taraftan, muhtemelen temmuzdan sonra bu tablonun daha da kötüleştiğini bekliyoruz. Ülkemizde yaşanan siyasi gerilimler, sınırlarımızda ve komşularımızda devam eden gerginlikler, Hükûmetin bu bölgelere müdahaleleri, izlenen istikrarsız ve günlük politikalar ülkemizin bu alanda rekabet edebilmesini zorlaştırıyor. İktidar daha çok sorunu dış güçlerde tespit ediyor, dış güçlerden kaynaklı sorunlar yaşadığımızı iddia ediyor. Oysa sorunun temelini yapısal olarak analiz etmeden çözmemiz de mümkün değil.
Bir sunum dinledik. Sunum da daha çok faaliyet raporu benzeri bir sunumdu.
Şunu söylememiz gerekir ki, elbette iktidardakilerin kendi faaliyetlerini anlatması doğrudur ama bunu yaparken zafiyetli yanlarımızı da ortaya koyarak gerçekçi bir şekilde bunların çözüm önerilerini de ortaya koymamız gerekir. Bunları ortaya koymadan ilerlememizin çok mümkün olduğunu söylememiz mümkün değil. Esnafımızın sorunlarını ortaya koymak gerekir. Evet, şunu söylemek gerekir: Bir ekonomide eğer tüketicileri desteklemezsek, tüketici kişiler kuvvetli olmazsa, onların gelir durumları iyi olmazsa üretici kesimlerin kuvvetlenmesi çok mümkün değildir, pazarın derinleşmesi mümkün değildir. Küçük esnaf eğer çok zayıflamışsa pazarın büyümesi ve serbest piyasa dediğimiz ekonominin gelişmesi mümkün değildir. Dolayısıyla alacağımız tedbirlerin öncelikli olarak tüketiciyi ve küçük esnafı koruyor olması gerekir. Ticaret Bakanlığında buna ilişkin bir bakış açısının oluşması gerekir.
Bu noktadan baktığımızda eğer AVM'lere gösterilen hassasiyetin esnafa da gösterilmesi gerektiğini vurgulamamız gerekir. Öncelikli olarak AVM'ler ve süpermarketlerle ilgili bir dizi düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, ciddi bir çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurgulamamız gerekir.
Esnafla ilgili bütün veriler ortada. İflas eden esnaf var, nüfus artarken sayısı azalan esnaf var, kredi borcu olan esnaf var, BAĞ-KUR'a 2 milyon 300 bin esnafın borçlu olduğunu biliyoruz, 500 bine yakın esnafın kredi borcu olduğunu biliyoruz ama bu noktada, tam da bu noktada AVM'lere yönelik yatırımların 53,5 milyar dolar olduğunu biliyoruz. Şimdi, sorgulamak gerekir, bu AVM yatırımlarının birçoğu da aslında kârlı olarak yürütülmüyor. Dolayısıyla bu alana aktarılmış bu kadar büyük bir kaynağı sorgulamamız ve planlamamız gerekir. 53,5 milyar dolar gibi bir kaynağı eğer sorgulayamazsak ve o kaynağı doğru yerlere yönlendiremezsek çok daha fazla sorunlar yaşayacağımız aşikâr.
Kira problemi oldu. Kiranın dolarla ilgili olarak bir kararnameyle AVM'ler boyutunu aştık ama esas itibarıyla şunu sormamız gerekir: Esnafın üzerinde de bir kira borcu, kira yükü var ve onların da üzerinde ciddi stopaj yükü var. Eğer biz bütünlükçü bir politika olarak değerlendiriyorsak küçük esnaf üzerindeki kira stopajı yükünü yeniden değerlendirmeyi ve kaldırmayı da önümüze bir hedef olarak koymamız gerekir diye düşünüyoruz değerli arkadaşlar.
Onun ötesinde, bu krizle ilgili hemen yakın zamanda yaklaşık 500 bin civarında kredi kullanan esnaftan bahsetmiştik. Bu kredilerin geri ödemelerinde zorluklar yaşanacağını ve ciddi bir problem yaşayacağımızı şimdiden öngörmek gerekir ve oluşacak kriz anında değil bugünden problem oluşmadan, o esnaf kredi borcunu geri ödeyemez hâle dönmeden bunların tedbirlerini de hızlı bir şekilde almamız gerekir diye düşünüyorum.
Diğer taraftan değerli arkadaşlar, tarım ihracatından bahsettik, tarımın ne kadar önemli olduğundan bahsettik. Öncelikli olarak şunu sorgulamamız gerekir. Türkiye'de her yıl tartışma konusu olan tarım ihracatı var ve bu ihracatlarla ilgili her yıl gidip geri gelen ürünler var. Geçen yıl Avrupa'ya ihraç edilen 164 ton limon geri dönmüş, aynı şekilde 20 tondan fazla kayısı geri dönmüş, 85 ton kiraz geri dönmüş, 15 ton çilek geri dönmüş ve bunların hepsinde bir...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Karabat.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Ben teşekkür ediyorum Sayın Başkan.