| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı b)Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı c)Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı d)Mesleki Yeterlilik Kurumu e)Devlet Personel Başkanlığı f)Türkiye İş Kurumu g)Sosyal Güvenlik Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 08 .11.2018 |
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Bakan, öncelikli olarak ben şunu belirtmek istiyorum: Primlerini ve vergilerini düzenli olarak ödedikleri hâlde emeklilikte yaşa takıldıkları için, Türkiye'de ilk defa bir yasanın geriye işlemesinden dolayı mağdur olan emeklilikte yaşa takılan yurttaşlarımızın mağduriyetinin giderilmediği bir bütçeyi kabul etmemiz mümkün değil. Eğer halktan yanaysanız, eğer samimiyseniz bu yurttaşlarımızın feryatlarına, yakarışlarına kulak verirsiniz.
Sayın Bakan, Bakanlığınızın alanı çok geniş. Dolayısıyla bu kadar geniş bir alanda da beş dakikalık bir süreye her şeyi sığdırmak çok mümkün değil ama kısaca, sormak istediğim, özellikle merak ettiğimiz şeyler var.
Anayasa'mız "Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar." diyor. Ancak kamuda hizmetli kadrosunda çalışan şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları için Anayasa'nın öngördüğü bu hükme uyulduğunu ne yazık ki söyleyemiyorum. Kamu kurumlarında çalışan çok sayıda şehit yakını, gazi, gazi yakını hizmetli kadrosunda çalışanlar maalesef bu ülkede yerleri paspaslıyor, merdiven siliyor, tuvalet temizliyor. Örneklerini burada size göstermek istiyorum özellikle. Bugün itibarıyla elime geçen bu resimlerde görüldüğü gibi kamu kurumlarında çalışan çok sayıda şehit yakınına hâlâ daha yer paspaslattırılıyor, tuvalet temizlettiriliyor, anayasal hüküm açıkça ihlal ediliyor. Şimdi, diyeceksiniz ki: "Biz genelge yayınladık, hizmetli kadrosunda çalışanların uygun işte çalıştırılmasını söyledik." Bakın, bu iş genelgeyle filan çözülmüyor. Binlerce kamu kurumu var. Siz bu genelgeye bu kamu kurumlarında uyulup uyulmadığını denetleyemezsiniz. Onun için, çözüm belli. Bütün şehit yakınlarının, gazilerin, gazi yakınlarının direkt memur kadrosuyla atanması gerektiğini söylüyoruz ve yıllardır bu talebimizi yineliyoruz.
Yine, er, erbaş konumunda olan şehit anne, babaları bugün 1.050 lira aylık alıyor. Eğer başka bir geliri yoksa bu insanlar geçim sıkıntısı çekiyorlar. Ama öte yandan, 15 Temmuz şehidinin annesi 3.500 liranın üzerinde bir maaş alıyor. Sayın Bakan, bu ayrım niye? Koskoca bütçede şehit anne ve babalarına birinci dereceden devlet memurunun maaşını veremiyorsak yazıklar olsun diyorum ben.
Yine, Sayıştay denetim raporuna göre Darülaceze Başkanlığı tarafından kullanılan muhasebe programı üzerinde yapılan incelemede 2017 yılı içerisinde 796 adet yevmiye numarasının boş bırakıldığı tespit edilmiştir. Yevmiye defteri yine aynı rapora göre "Kayda geçirilmesi gereken işlemlerin yevmiye tarihi ve müteselsil numara sırasıyla ve maddeler hâlinde düzenli olarak yazıldığı defterdir." diyor. Buna dayanarak soruyorum: Sayıştay denetim raporuna göre, Darülaceze Başkanlığı yevmiye defterinin boş yevmiye numarası bırakılmayacak şekilde müteselsil numara sırasıyla tutulması gerektiğini belirtirken yapılan bu usulsüzlükle ilgili olarak Bakanlıkça herhangi bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz? Bir hukukçu olarak söylüyorum, bir yolsuzluk olabileceği kanaati hasıl oldu.
Yine, işsizlik ödeneği. Bakın, 2018 yılı Temmuz ayı itibarıyla 3,5 milyon kayıtlı işsiz yurttaşımız var. Bunlardan sadece 430 bini işsizlik ödeneğinden yararlanabilmiş. Bu da kayıtlı işsizlerin yalnızca yüzde 12,1'inin işsizlik ödeneğinden yararlanabildiğini gösteriyor. Yani 2018 yılı işsizlik ödeneği, sigortalının işsiz kalmadan önceki kazancına bağlı olarak 805 lira ile 1.611 lira arasında değişmekte. İşsizlik sigortasından yararlanan işsiz sayısının bu denli düşük oranda olmasının üç temel nedeni var; birincisi, işsizlik ödeneği hak etme koşullarının ağırlığı, ikincisi ödenek süresinin kısalığı ve iş gücü piyasasının özellikleri. OECD ülkelerinde prim koşulu bazı ülkelerde altı ayın altına düşebilirken ancak istisnai olarak on sekiz ayın üstüne çıkabiliyor. Türkiye, OECD ülkelerinde prim koşulunun on sekiz ayın üstünde olduğu üç ülkeden biri; Slovakya, Türkiye, Litvanya. Bu kadar katı prim koşuluna rağmen, işsizlik sigortasından sağlanan ödenekse çok kısa ve ödenek miktarı düşük. Bununla ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sosyal yardım alanına ayrılan kaynağı harcadım diye yazıyorsunuz. Bunun anlamı, halk yoksullaşıyor. Bununla ilgili, halkın yoksullaşmasını önlemekle ilgili bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?
BAŞKAN - Sayın Köksal, çok teşekkür ederim.
Vallahi, tebrik ediyorum, bir elde kamera, bir elde şey.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Ne yapalım? Seçmenlerimize, yurttaşlarımıza burada olan biteni kendi imkanlarımızla duyurmaya çalışıyoruz Sayın Başkan.