| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı b)Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu c) Nükleer Düzenleme Kurumu ç)Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü d)Türkiye Atom Enerjisi Kurumu e)Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü f)Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü g)Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 02 .11.2018 |
GÜLİZAR BİÇER KARACA (DENİZLİ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, sabahki sunumunuzu dinlerken gerçekten içimi ciddi bir kaygı kapladı. Yerli ve millî vurgulu enerji politikalarınızın satır aralarında doğayı, çevreyi, insan sağlığını sularımızın, ormanlarımızın talan projesi olarak gördüğümü ifade etmek isterim. Ama bir şeyi hiç programınızda görmedim, enerji verimliliği, yani enerji tasarrufu. Aslında bu kitapçığın en başında şu cümlenin yazmasını özellikle de beklerdim: "En ucuz ve çevreye, doğaya, insan sağlığına hiç zararı dokunmayan enerji, tasarruf edilen enerjidir."
Sayın Bakan, 2002-2017 yılları arasında sadece kömür, petrol ve gaz tüccarlarına ödediğimiz para 563 milyar dolar. Bu rakamın önümüzdeki üç yılda açıkladığınız orta vadeli programda 179 milyar daha artacağı ifade edilmiştir. 2002'den 2017'ye kadarki cari açığımız 549 milyar dolar ama enerji ithalatına ödediğimiz para 563 milyar dolar yani enerji verimliliğiyle aslında cari açığımızı kapatabilecek durumdayız.
Sayın Bakan, enerjide bağımsızlığı hedeflediğinizi ifade ettiniz, evet bağımsızlık da bizim vazgeçilmezimiz ancak üzülerek ifade etmek isterim ki önümüzdeki ve elimizdeki rakamlar sizin bağımsızlık vurgunuzla hiç örtüşmediği gibi, Sayın Bakan bağımlısınız. Neden mi? 2002'de 8 milyon ton kömür ithal ediliyordu -iktidara geldiğiniz tarihtir- 2015'te bu rakam 33 milyon tona çıktı yani 8 kat daha arttı. 2000 yılında Türkiye'de ithal kömür yakan santral yoktu, bugün üretilen toplam enerjinin yüzde 22'sinin ithal kömürden, yüzde 27'sinin de ithal doğal gazdan olduğunun da altını çizerek belirtmek isterim.
"Kriz yok." dediniz ancak kriz bahanesiyle yenilenebilir enerji yatırımları teşvikini TL'ye çevirme kararı aldınız. Altını çizerek ifade ediyorum, güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerjiyi TL'ye çeviriyorsunuz ama her ne hikmetse Akkuyu Nükleer Santrali 12,35; kömür 6 sent, bunu TL'ye çevirmeyi düşünmüyorsunuz. Bunun açıklanmasını da bir vatandaş olarak sizlerden bekliyoruz Sayın Bakan.
Yine söz Akkuyu'dan açılmışken doğaya, çevreye ve tarıma vereceği zararı birçok milletvekili arkadaşım ifade etti. ben burada bir konunun altını Rus yetkililerin açıklamasıyla duyurmak ve çizmek isterim çünkü bu sözleşme gizli, bu bilgilere biz ulaşamıyoruz. Rusya Atom Enerjisi Bakanlığı Rosatom'un Başkanı Sergey Kiriyenko, Rus tarafı bugüne kadar yer aldığı projelerde santralin kurulmasının ardından o ülkeden çekilir ancak Akkuyu Projesi'nde ise santral sahibi sıfatıyla kalıcı olarak kalacakları için büyük heyecan duyduklarını açıkladılar. Yani Rusya'dan önceden korkuyordunuz ülkemizi işgal edecek diye maalesef attığınız imzayla Rusya'yı Akkuyu'ya taşıyorsunuz.
Yine 3 Nisan 2018 tarihinde Akkuyu'ya ilişkin Rosatom'un iştiraki Rusatom Energo International'ın Genel Müdürü Anastasia Zoteev'ya, bir açıklama yaptı, diyor ki açıklamasında "Akkuyu'nun inşası başta makine inşa, yan ürünler ve meteoroloji alanlarında trilyonlarca rublelik sipariş demektir. Elbette Rosatom için çok sayıda sipariş söz konusudur. Bu, Rusya ekonomisi için ciddi bir gelişim ve Ruslar için ciddi bir istihdam anlamı taşıyor." Sabah dediniz ya Sayın Bakan "Akkuyu'da 7 bin kişiye kalıcı istihdam yaratılacak." ama sanıyorum bir şeyi söylemeyi unuttunuz, bu istihdam Ruslara ait olacak Değerli Bakan.
Şimdi, 12,35'lik Rus nükleer santraline para ödeyeceğiz. Peki, biz kurulu santrallerimizin gücünün farkında mıyız? Ülkemizde kurulu güç 87 bin megavat...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Karaca, son cümlelerinizi alayım.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - 2017 yılında en yüksek kullanım 47 bin megavat yani kurulu gücümüzün yarısıyla enerji ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. İthalatçı bir enerji politikamız da olduğuna göre peki, neden nükleer santralle ile kömür santralleriyle doğamızı, insan sağlığımızı, ormanlarımızı, sularımızı, göllerimizi maalesef yok etmeye çalışıyoruz?
Teşekkür ederim.