KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, önce Sayın İbrahim Aydemir konuşmalarım hakkında bir değerlendirme yapmış.

BAŞKAN - Ama soru alacağım ben, soru işlemine geçtik artık.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Kısaca geçeceğim, soruya dönüştüreceğim İbrahim Bey'in söylediklerini de.

BAŞKAN - İbrahim Bey'e mi soracaksınız, Sayın Bakana mı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hayır, Sayın Bakana soracağım toparlayıp.

Sayın Başkan, İbrahim Bey konuşmalarımda bir nefret söylemi hissetmiş. Aslında zaman zaman yumuşak üslupla konuşabilirim, zaman zaman tonum artabilir ama hiçbir zaman nefret söylemi kullanmam, nefrete yönelik duygularla asla konuşmam, konuştuğum şeylerin faydalı olmasını arzu ederim. Bizim yolumuz sevgi yoludur, kavga dövüş yolu değildir, nefret hiç değildir; bunu belirtmek isterim. Yaptığım konuşmada da üç temel noktanın altını çizdim, bunun neresinde nefret söylemi var bilmiyorum. Bu üç noktaya da Sayın Bakanın nasıl baktığını öğrenmek istiyorum yani aynı zamanda soruya çevirmek istiyorum. Birincisi: Bölgemiz tehlikeli bir bölge ve bölgede ortaya çıkan bütün olaylara emperyalist ülkeler müdahil oldukları için böyle dünyanın gözü olduğu bir bölgede bu çatışma iklimine girmenin ülkemize de İslam ülkelerine de bir fayda vermeyeceği nedeniyle Türkiye'nin temel politikasının bölgede barış olması, çatışmalardan uzak durması gerektiğini söylüyorum. Bu barış üslubunun diğer İslam ülkelerine de kazandırılması Türkiye tarafından yapılabilir ve dünyadaki savaş karşıtı gruplarla da sıkı iş birliği, ilişki ve diyalog içerisinde olmak gerektiğini söyledim. Sayın Bakan buna nasıl bakar, nasıl değerlendirir? Almak istiyorum.

İkincisi: Suriye'de özellikle birtakım devlet geleneği olmayan, rastgele toplanmış gruplarla ilişki yerine devletle diyaloğa geçilmesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Yine, buna Sayın Bakan nasıl bakar?

Üçüncü söylediğim şey de arkadaşımızın nefret söylemi bulduğu üçüncü konu da Başbakanın damadının İHA satmasının veya silah satmasının İhale Kanunu'na aykırı olduğunu söyledim.

BAŞKAN - İhale Kanunu'nun 11'inci maddesine bakarsanız, orada buna bir aykırılık yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Var.

BAŞKAN - Yok, hiçbir şekilde yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Var, ben notumu vereceğim Sayın Bakana.

BAŞKAN - Yok efendim, yok, ben size vereyim 11'inci maddeyi, bakarsanız olmadığını görürsünüz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Soruyu size sormadım yalnız.

Bak, burada bir notum var, onu vereceğim zaten.

Son sorum, asıl soru olarak sormak istediğim şey: Millî Savunma Bakanlığının 2017 yılı Faaliyet Raporu'nda bir tablo var, gayet güzel çıkarılmış savunma teşkilatı diye. Burada Genelkurmay Başkanlığı var, Genelkurmay Başkanlığının altında bağlı hiçbir birim yok. Millî Savunma Bakanlığının altında ise Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı yazıyor. Şimdi, Anayasa'nın ilgili maddesine bakıyoruz.

BAŞKAN - Sayın Şener, soruyu alayım artık, süre doldu.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Anayasa'nın 117'nci maddesinde "Genelkurmay Başkanı Türk Silahlı Kuvvetlerinin komutanı olup savaşta başkomutanlık görevini yerine getirir." diyor. Şimdi, hiyerarşi bu olduğunda yani kuvvet komutanlarından kopuk bir Genelkurmay Başkanlığı Anayasa'nın 117'nci maddesindeki başkomutanlık görevini nasıl yerine getirecektir? Siz bu yapılanmanın Anayasa'ya uygun olduğunu düşünüyor musunuz?

BAŞKAN - Sayın Şener, teşekkür ediyorum.

Arkadaşlar, soruları lütfen, kısa kısa soralım çünkü daha geride 10'un üzerinde arkadaşımız var, sürenin yarısını yedik.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bizim konuşmamızın yarısını da siz yiyorsunuz.