KOMİSYON KONUŞMASI

FAHRETTİN YOKUŞ (Konya) - Öncelikle, Sayın Kurum Başkanımıza hoş geldin diyorum ve teşekkür ediyorum. Kendilerini ben yıllar öncesinden tanıyorum, bir sivil toplum örgütü başkanı olmam hasebiyle de gayretli çalışmalarını biliyorum, kendisine burada teşekkür ediyorum.

Tabii, Sayın Başkanımı ne kadar ilgilendirir bilmiyorum ama buradaki heyeti ilgilendiren önemli bir konu var. Biraz önce sayın vekilimizin söylediği gibi, bu KHK'lilerle ilgili... Evet, 15 Temmuzda bir ihanet yaşadık. Bu ihanetin sebeplerini, sonuçlarını hep beraber izledik ama bir gerçeğimiz var, bu ihanet dolayısıyla da binlerce mağdurumuz var yani Hükûmetimizin maalesef, KHK'lerle attığı binlerce kamu görevlisi var. Bunların bir kısmı iade oldu, bir kısmı ise, yüz binlerce insan, 100 bini aşkın insan Adalet Bakanlığındaki komisyonu bekliyorlar. Bu komisyon nasıl çalışır, belli değil; ne yapar, kimsenin bildiği yok, biz bilmiyoruz en azından; bu komisyonun verdiği kararlardan sonra hangi uygulamalar yapılır, o da belli değil ama buradaki herkesin vicdanını sızlatacak binlerce mağdur şu anda bu ülkede yaşıyor. Ben yıllarca kamu görevliliği yaptım, yıllarca sendika başkanlığı yaptım, 657'yi çok iyi bilirim ama 657'de olmayan, Anayasa'da olmayan birçok yasa dışı işlemle memurlarımız şu anda işlerine geri döndürülmemektedir. Düşünebiliyor musunuz, bir polis memuru, elinde belge, diyor ki: "FETÖ terör örgütüyle en ufak bir ilişkisi belirlenememiş, saptanamamış -yeni kelimeyle- ancak kurum kararıyla atılmıştır." Kurum kim? Kim bu kurumda bu kararı veren adam? Böyle bir devlet, böyle bir yönetim, böyle bir anlayış olabilir mi? Bir kamu görevlisinin hangi şartlarda atılacağı belli değil mi? Yine mahkemeye gidiyor, beraat ediyor, elinde beraat kâğıdı var, devlete dönmek istiyor "Yok, dönemezsiniz." diyor. "Niye?" "Ben böyle istiyorum."

Bu belki bizim kurumumuzun çok konusu değil ama şu heyetin konusu. Eğer bu İnsan Hakları Komisyonu veya Dilekçe Komisyonu Türk milleti adına hayırlı bir iş yapacaksa gelin, bu KHK'yle atılanlarla ilgili süreci hızlandıracak bir yol bulalım. Bu yolu bulalım ve şu mağdurlarımıza, mazlumlarımıza iadeiitibar edelim. Bunun en büyük sorumlusu bu iktidardır, bu iktidarın mensuplarıdır, hiç kusura bakmayın.

Yıllarca sendikacılık yaptım, kamu sendikacılığı. On iki yıl boyunca FETÖ terör örgütüyle bütün kamu kurumlarında iktidarınız el ele, kol kola kadrolaştı, her şeyi onlara teslim etti, sonra bu ihanet ayaklarına dolandı, sonuçta da bu 15 Temmuz felaketini yaşadık. Sayın Cumhurbaşkanımız kolayca bu işten sıyrıldı, dediler ki: "Allah beni affetsin, kul beni affetsin. Ne istediniz de vermedik?" İyi, ne verdiyse verdi ama bizim hazinemizden verdi. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımız masum, o masum; ne istedilerse verdi, aklandı, çıktı. Ya diğerleri ne olacak? Hepimiz biliyoruz ki eline silah alan hainlerin hepsinin boynu kopsun, boynu devrilsin ihanet edenlerin ama kardeşim "FETÖ terör örgütü" dediğiniz örgütün hemen hemen bu iktidarın...

BAŞKAN - Sayın Yokuş...

FAHRETTİN YOKUŞ (Konya) - ...birçok vekillerinin çoluğu çocuğu, ailesi oradaydı, hepiniz oradaydınız. Şimdi kaçan kaçtı, zengin olan kurtuldu, efendim, FETÖ'nün bilmem ne... Hatta 17-25 Aralık öncesi bile gidenlere ceza kesiyoruz. Bir de ya burası hukuk devleti mi yoksa muz cumhuriyeti mi? 17-25 Aralık milatmış. Anayasa'da mı yazıyor? Yok. Tayyip Bey böyle dedi. 17-25 Aralıktan sonraki kusur sayılır, ondan öncesi kusur sayılmaz. Bunları konuşacağız burada, tahammül edeceksiniz ve bunları çözeceğiz. Eğer bu milletin vekilleriysek, burada yemin ettiysek bizim bunların üzerine gitmemiz lazım. Hepimizin vicdanı sızlıyor, benim de vicdanım sızlıyor.

BAŞKAN - Evet, Sayın Vekilim, teşekkür ediyoruz katkınız için.

FAHRETTİN YOKUŞ (Konya) - FETÖ'cü polislerin yasa dışı izlediği bir sendika başkanı sıfatıyla söylüyorum bunu, mahkemeliğim onlarla da ha. Sakın ha, sakın ha... Yani FETÖ'cülük falan sakın ha! Hele AK PARTİ'liler bunu sakın demesin, nelerle ne kadar iç içe olduğunuzu çok iyi biliyoruz.

Teşekkür ederim.