KOMİSYON KONUŞMASI

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Hoş geldiniz Sayın Başkan Meclise.

Nizamülmülk konusunda bir cümle, müsaade ederseniz, arz edeyim.

Nizamülmülk, aslında, tarihe baktığımızda tek tip eğitimle nam salmış idarecilerden bir tanesidir. Belki bugünkü iktidarın başarısızlığının altında da bu yatıyor. Hâlbuki, Peygamber'in tavsiyelerini alsalar yani farklı görüşlerin rahmet olduğu üzerine bir eğitim sistemi geliştirseler daha güzel sonuçlar alınabilir. Bunu da bir dipnot olarak koyayım.

Tekrar hoş geldiniz Sayın Başkan.

Benim çok net sorularım var yine KHK'lilerle ilgili.

Bu yöneticiler, bu idareciler KHK'lilere hiçbir sosyal yardım vermiyorlar. Yani şu anda binlerce, on binlerce KHK'li ailesi sıfır gelirle yaşıyor, âdeta dilenmeye terk edilmiş vaziyette. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ya bunların müracaatlarını kabul etmiyorlar ya da bunları sosyal yardımdan mahrum bırakıyorlar.

İkincisi, arkadaşım sormuştu, tabii, şikâyet dilekçeleri size geliyor mu, gelmiyor mu? Geliyorsa işleme koyuyor musunuz? Çünkü biliyorsunuz, KHK'lilere... Biliyor musunuz onu, bir işaret var hani devletin elektronik sisteminde? Mesela, hastaneye gittiğinde bir insanın KHK'li olup olmadığı hemen anlaşılır sistemi açan birisi tarafından. Bunun farkında mısınız?

KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Bizde böyle bir şey yok.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sizde değil, zaten devletin sisteminden bahsediyorum, bunun farkında olup olmadığınızı soruyorum.

KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Yani şöyle, bize...

Sayın Başkanım...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Neyse ben sorumu tamamlayayım.

KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Bize böyle bir şikâyet gelmedi, gelirse inceleyeceğiz inşallah.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ne gelmedi?

KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Bu bahsettiğiniz şekilde bir şikâyet bize intikal etmedi.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ben size sözlü olarak soruyorum ve -bilmiyorum, kayıtlara geçiyor mu- KHK'liler hakkında devletin elektronik bilgi sisteminde herhangi bir işaret, farklı kod veya onların KHK'li olduğuna dair bir ibare bulunup bulunmadığının tarafınızdan incelenmesini rica ediyorum.

KAMU BAŞDENETÇİSİ ŞEREF MALKOÇ - Sayın Milletvekili, bir cümle...

Şöyle: Mahmut Bey de, birkaç arkadaş da değindi. Bizim kanunumuz belki güzel bir kanun, eksiklikleri var. Avrupa Birliği ilerleme raporlarında ve son reform eylem grubu toplantısında da kurumumuza resen inceleme yetkisi verilip verilmemesi gündeme geldi. Biz tabii, şikâyetleri yazılı olarak aldığımız için gelen şikâyetlere bakabiliyoruz ama bu konuda bir müracaatınız olursa memnun oluruz.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Hayhay. Onu yazılı olarak da iletelim, şifahen söylemiş oldum.

Bir şey daha var. Bu insanlara sağlık hizmeti de verilmiyor.

BAŞKAN - Sayın Vekilim, oradan emin misiniz? İşten çıkarılma bilgi notu konuluyor ama sağlık hizmeti veriliyor diye biliyoruz.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ben hekimim Sayın Başkan, ortopedi uzmanıyım, ortopedi profesörüyüm ve çok sayıda hastadan -KHK'li de olmam hasebiyle- hem hasta olarak hem KHK'li olarak çok sayıda şikâyet alıyorum.

BAŞKAN - Biz, sağlık hizmetlerinden faydalandıklarını biliyoruz ama işten çıkarılma notu var her işten çıkarılan gibi.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkanım, Meclisin de bundan bihaber olması gerçekten çok ciddi bir sıkıntı çünkü -size de şikâyet edeyim- şöyle bir şey uygulanıyor: KHK'lilere aşağı yukarı her türlü haksızlık yapılıyor ama bunlar hiçbir zaman ne basında yer alıyor ne de halk bu konuda bilgi sahibi olabiliyor.

Ben size bir şey daha iletmek istiyorum. Mesela, 5275 sayılı Kanun, zannedersem, 16'ncı madde, 4'üncü fıkra. Burada açık hüküm var. Hamile kadınlar ve loğusa anneler cezaevinde tutulamaz Sayın Başkan, tutulamaz yani bunun lâmı cimi, dünyanın hiçbir tarafından tartışması da yok, tutuluyorlar. Bu konuda hiç şikâyet geldi mi? Şikâyet gelmese bile -çünkü KHK'liler baskı altındadır, şikâyetlerini de özgürce dile getiremez değerli arkadaşlarım- sizin bu konuda bir inisiyatif aldığınız vaki mi veya almanız mümkün mü?

Bir şey daha soracağım. Mesela, az önce Sayın Gergerlioğlu arkadaşım dedi ki: "Adalet Bakanlığına biz dilekçe verdik. Cezaevlerini ziyaret etmek istiyoruz." Sayın Adalet Bakanı sizin damadınızdır. Özel bir konuya girmek istemiyorum ama burada etik bir problem var. Yani davacı veya davalı taraf ile siz, hüküm veren... Yani davalı veya davacıdan bir tanesi sizin akrabanız, yakınınız, en azından hakkında tarafsız davranamayacağınız birisi ve siz, yarın öbür gün bu şikâyet gelirse bu konuda karar mercisisiniz. Mesela, böyle bir kararda çıkıp bir başka yüksek yargı organını makamınıza getirmeyi veya sizin yerinize -hiç olmazsa o hükümde- onun yer alması gibi bir çözüm düşünür müsünüz? Kısaca: Adalet Bakanlığıyla ilgili problemleri ne yapacaksınız?

Teşekkürler. Sağ olun.

BAŞKAN - Sayın Vekilim, teşekkür ediyoruz.

Tarafsızlığı konusu en son tartışmaya açılacak kişilerden birisidir herhâlde Sayın Malkoç. Kendisi cevabı verecektir muhakkak.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ben etik bir kuraldan bahsediyorum Sayın Başkan, şahsından değil, zatışahanelerini biz eskiden beri tanırız.