| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk'ün yaptığı açıklamasındaki ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin'in teklifin 1'inci maddesi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 1 |
| Tarih | : | 19 .07.2018 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkan, bir değerlendirme yapmama ihtiyaç var.
BAŞKAN - Kısaca evet, çok kısa...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sondan başlayayım, ben de rahmetli Ahmet Altun'a Allah'ımdan rahmet diliyorum. Ben de oraya işaret ediyorum işte, bu sırf güvenlikçi politikalarla temel hak ve özgürlükleri boğarak terörü bitiremezsiniz onu söylüyorum; bu bir yaklaşım. Ama benim bu yaklaşımımı doğrulayacak Türkiye'nin kırk yıllık mazisi var, kırk yılda bir bitmedi böyle.
Yani şimdi şunu derseniz hoş olmaz: Yani biz "Bayrak inmesin, ezan susmasın." diyoruz, biz demiyor muyuz? Kim bayrak insin ister, kim ezan sussun ister?
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Biz sanki daha güçlü diyoruz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani bu konuda istersen bir yarışa girelim, çıkalım Meclisin bahçesinde bağıralım, hangimizin sesi Kızılay'dan duyulacak bir bakalım.
MAHMUT ATİLLA KAYA (İzmir) - Pek karneniz iyi değil orada.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ya, bırakın bu işleri, bu bayrağı, bu ezanı, bunları politikaya alet etmek karnelerin en kötüsüdür. Bırak o senin haddin değil, sen bana karne veremezsin, ben de sana veremem karne, herkes işini yapsın.
Sayın Mevkidaşımın bir iki hususuna değinmem lazım.
O zaman şu: "Cumhur İttifakı Mecliste de sürecek." dediniz parti olarak, ben öyle biliyorum. Dolayısıyla siz içinizden çıkardığınız yürütmeye Parlamentoda destek vereceksiniz demektir bu. Ha, Cumhur İttifakı dağıldıysa ben onu bilmem. Yani cumhur ittifakı dağıldıysa ben onu bilmem ama dağılmadıysa denge, denetim görevi AK PARTİ ve MHP'den önce diğer partilere düşer, oraya işaret ettim ben. Ama derseniz ki "Efendim, seçim bitti, ittifak bitti." eyvallah, sözümü gerimi alırım.
Evet, şimdi, Sayın Mevkidaşım; ben de tam onu söyledim. Aslında siz bana karşı çıkmak yani sözlerime cevap vermek zorunluluğunda hissederek kendinizi... Ben dedim ki "Keşke Türkiye başörtüsü tartışmalarını yaşamasaydı, bu bir demokrasi ayıbıdır."
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Çok doğru.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Öyle demedim mi?
Ha, siz diyorsunuz ki "Bunu siz yaşattınız Türkiye'ye." Bunu Türkiye'ye Türkiye üzerinde oyun oynayan, tezgâh kuranlar yaşattı. Burada herkesi şu veya...
BAŞKAN - CHP tezgâhın içinde o zaman...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hayır efendim, ne münasebet. Hangi CHP hükûmetinde oldu bu, hangi CHP hükûmetinde?
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Dava açıldı ya.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bırakın bu işleri.
BAŞKAN - Neyse, devam et ya.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben anlatayım derdimi.
"Bu başörtüsü meselesinin yaşanması Türkiye'nin demokrasi ayıbıdır." dedim ben. Siz bunu aldınız, vay efendim "Siz başörtüsü hakkında laf edemezsiniz."
Hanımefendi, o başörtüsü sadece size ait değil, benim annemde de var o başörtüsü.
GÜLAY SAMANCI (Konya) - Anayasa Mahkemesine kim götürdü?
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Ama iptal davası açan sizsiniz Engin Bey.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bırakın efendim iptal davalarını falan.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Siz açtınız.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Peki, şunu niye söylemiyorsunuz, şunu niye söylemiyorsunuz o zaman: Üniversitelerde başörtüsü meselesini YÖK Kanunu'nda bir değişiklik hazırladınız. Sayın Genel Başkan çıktı, "Üniversitelerde türbanın tartışılması bile abesle iştigaldir." dedi, kanun yapmaktan da vazgeçtiniz. Burada katkı yok mu?
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - 2008'de "411 el kaosa kalktı." derken...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yahu bırak sen geçmişi, ben daha taze bir şey söylüyorum. Başörtülü sayın milletvekilleri Meclise gelecek, sanki bir futbol maçı, doksanıncı dakika, hakem penaltı düdüğü çaldı, bakıyor millet CHP ne yapacak, CHP ne yapacak. Ne dedik? "Buyursunlar gelsinler." dedik. Bizim de uhdemizde değil zaten buyurup gelmeleri ama zannediyordunuz ki "Vay, CHP bunu karşı çıkacak, ortalığı ayağa kaldıracak." E biz "Buyursun gelsin." diyoruz, kusurluyuz; öyle yapıyoruz, kusurluyuz; kardeşim, size göre mi iş tutacağız?
Şimdi, bir şey daha söyleyeyim: Demokrasi. Şimdi, bu konuda sizde de şüphesiz çok malzeme vardır, bizde de var. Demokrasi havarisi kesiliyorsunuz ama demokrasiyi tramvaya ben benzetmedim ki, demokrasiyi tramvaya benzeten sizin lideriniz. Böyle şey olur mu?
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Öyle değil.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yönetemeyen bir yürütme yürüttünüz on altı yıldır. On altı yıldır tek başınıza iktidardasınız ve şimdi Türkiye'nin beka sorunundan bahsediyorsanız, Türkiye'nin bir beka sorunu varsa vebali sizindir ya, CHP'nin değildir, MHP'nin değildir. Türkiye'nin bugün bir beka sorunu varsa... Yani bir el insaf, Allah'tan korkun ya; on altı tek başına devlet idare ettiniz ve şimdi "Beka sorunu var." diyorsunuz.
"Darbecilerin hâli ne olacak?" diyen namerttir, namerttir, namerttir ama Adil Öksüz'ü kaçıran da namerttir.
BAŞKAN - Evet, doğru.
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bence de öyledir.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Mevkidaşım, 15 Temmuzdan sonra ben çıktım kürsüye, dedim ki: "FETÖ darbesine bulaşan herkesle, şu veya bu oranda bulaşan herkesle katı, kesin, acımasız bir hesaplaşma Hükûmetin boynunun borcudur."
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Onu yapıyoruz zaten.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Onu yapmıyorsunuz işte, onu yapmıyorsunuz.
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Onu yapıyoruz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Onu yapan KESK'li öğretmenlerin, akademisyenlerin devletle ilişiğini kesmez, örneği burada. Onu yapan, FETÖ'nün hâlihazırda 251 15 Temmuz şehidinin kemiklerini sızlatan siyasi ayağının meydanda cirit atmasına karşı da biraz kendinde kusur hisseder. Öyle şey olur mu? Allah aşkına, polemik yaparız, hiç sorun değil ama "Demokrasi sadece size ait değil." diyorsunuz da demokrasi sizin elinizdeki tesbih değil, istediğiniz gibi çekemezsiniz.
ABDULKADİR ÖZEL (Hatay) - Senin için de geçerli.
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Demokrasi hepimize ait.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Demokrasinin normları var, kuralları var "Hep birlikte kuralım." niye diyemiyorsunuz?
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Ben de diyorum.
BAŞKAN - Şimdi, bir saniye...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Siz Grup Başkan Vekilisiniz, ben sizden şunu beklerim: "Sayın Altay'ın endişelerine katılıyorum...
BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen yani biz bunu karşılıklı...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...ben de yüksek standartlı demokrasi istiyorum."
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Ben de istiyorum tabii ki.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - İlk toplantı, çok polemik yapmak istemiyorum, nasıl olsa beş yıl yapacağız; tabii, müzakere de yapacağız, sadece münakaşa yapmayacağız.
Özetle anlayışımız budur ama "demokrasi eşittir başörtüsü serbestliği" kadar yanlış bir mantık olamaz. Başörtüsü takıyorsan demokrasi var, takamıyorsan yok; öyle şey olur mu ya, öyle şey olur mu?