| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 17 .01.2018 |
Değerli Başkan, değerli arkadaşlarım; burada, biz, iki tarafa yetki vermiyoruz. Bu bir idari kurum. İdari kurumun her türlü iş ve işlemleri Anayasa'mız 125'e göre bir yargı denetimine tabi. Evet, dediğiniz gibi, bu kamu denetçiliğinin olduğu ülkelerde tavsiye niteliğinde olanlar da var olmayanlar da var. "Hepsi o şekildedir." Nitelendirmemiz doğru bir açıklama olmamış olur. Ama genelde biz şuna bakıyoruz: Gelişmiş olan, biraz daha kendini sıkı zapturapt altına almak isteyen ülkeler bu bir tavsiye niteliğinde değil, bu bağlayıcı niteliğinde vermiş. Şimdi, biz eğer idare olarak kendimizi bağlamak istemiyorsak tavsiye niteliğinde, "Yok arkadaş ben idare olarak şeffaf olacağım, katılımcı olacağım, ben iş ve işlemlerimde de korkmayacağım." denilirse o zaman da zorunlu hâle getirmek lazım. Bu bir politik tercih meselesi. Bu politik tercihin kararı tabii ki sizlere bağlı ama yetkiyi devretmiyoruz, mahkemenin yetkisi baki kalıyor çünkü bu bir idari kurum. Anayasa'nın 125'inci maddesi uyarınca deniliyor ki: İdarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabi çünkü aynı şekilde biz Eşitlik Kurumuna o yetkiyi vermişiz, madem oraya verdiğimizde, mahkemenin yetkisini oraya devrettiğimizde sıkıntı olmuyor da burada... Bu mahkeme yetkisinin devri anlamında değildir.
Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunarım.