| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu İle İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonu |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2016 yılı Faaliyet Raporuna ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 15 .02.2017 |
İSMAİL AYDIN (Bursa) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Öncelikle sunumuzun için teşekkür ediyorum, gerçekten bilgilendiriciydi. Ben bu sunumdan iki noktada problem olduğunu görüyorum. Gerçi bu problemleri sizler de tespit etmişsiniz, ilettiniz. Bunların birincisi, kurumun tanınırlığı ve buna paralel olarak müracaatlar. Müracaatlar gerçekten çok az. Özellikle Başbakanlığın BİMER müracaatlarıyla ya da bizim Dilekçe Komisyonumuzun müracaatlarıyla, benzer müracaatlarla kıyaslandığında çok az. Tanınırlık noktasında çalışma yapmak lazım. Ama tanınırlık noktasındaki, az önceki ifadenizde, işte, kaymakamlıklarla, valiliklerle çalışma yapacağınızı söylediniz. Ben bunun çok faydalığı olacağı kanaatinde değilim. Çünkü kaymakamlık, valilik zaten devletin resmî kurumu. Siz biraz daha devletten ayrısınız. Vatandaşın yanında olduğunuz için daha vatandaşa sıcak gelecek, muhtarlıklar olabilir, sivil toplum kuruluşları, dediğiniz gibi, bunlar önemli. Çünkü biz, biliyorsunuz, hem valiliklerde hem kaymakamlıklarda insan hakları kurulları oluşturduk. Bugüne kadar buralara müracaat eden kimseler çıkmadı ya da müracaatlarda bir netice almadık. Çünkü işin esasına ters düşüyor. Vatandaşı biz devlete karşı, devletin işlemlerine karşı koruyacağız. O nedenle, biraz daha devletten ayrı düşünmek gerektiği kanısındayım.
Az önce İsmail Bey bir beyanda bulundu ama ona cevap olması açısından demiyorum: Türkiye'de yargı kararlarını yerine getirmeyen idarecilerimiz var maalesef ya da buna uzak duranlar var. O nedenle bizim işimiz daha zor, özellikle sizin işiniz daha zor.
Bir diğer husus da az önce verdiğiniz bilgide, değerlendirmede de 2016 yılı için verdiğiniz karar sayısı 260 civarında yanlış hatırlamıyorsam. Bunun da yüzde 43'ü yerine getirildi. Yani 125-130 civarında. Yani koskoca bir kurum, bir yıl çalışmış, bu kadar çalışanı, az önce vekilimiz de söyledi, bu kadar bütçe; 123 tane, 125 tane veya 150 tane vatandaşımızın problemini çözmüşüz. Burada bir problem var. Yani gerçekten bu sayıyı çok artırmamız lazım, kurumu biraz daha ön plana çıkartmak lazım.
Tanınırlık noktasında da bir avukat arkadaşım bana şunu söylemişti: Önce müvekkilini kuruma müracaat ettirdiğini, buradan aldığı kararla da mahkemeye kesin delille müracaat ettiğini ve çok kısa süre içerisinde davasını, davalarını neticelendirdiğini söyledi. Ben de ilk duyduğumda şaşırdım. Aslında avukatlar arasında bunu yaygınlaştırsak kurumun müracaat sayısını da çok fazla oranda artırmış oluruz diye düşünüyorum.
Son bir konu: "Dostane çözüm" ifadesini ben çok tuttum, çok sıcak ve çok samimi, illa "hukuk" olması da gerekmiyor.
Teşekkür ediyorum Başkanım.