| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar'ın, İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın yaptığı açıklamadaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 26 .10.2016 |
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Ben pek avukatlık yapmadım, iyi bir avukat da değilim, onu söyleyeyim.
BAŞKAN - Öyle mi? Peki.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - İyi avukat olmamak da çok kötü bir şey değil. Mesela, Şenal Hanım'ın ben iyi bir avukat olduğunu biliyorum.
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Teşekkür ederim. Bir işe yaramadığını da biliyorsunuz.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Ama, iyi avukatlık da her şey gibi liyakat gerektirir, donanım gerektirir, kamu denetçiliğinde aradığımızdan daha fazla özellikler gerektirir, bağımsızlık gerektirir, tarafsızlık gerektirir. Biz genelde siyaset yaparken hep başkasından beklediğimiz şeyleri söylüyoruz, hiç kendimize dönük beklentilerimiz yok. En azından, başkasından beklediğimizin yarısını kendimizden beklesek bu siyasetin dili de, yaklaşımı da, tarafsızlığı, bağımsızlığı filan da belli bir zemine oturur. Bu anlamda arkadaşlarımdan ricam, bütün oturumlarda bu mecraları bir şov alanı gibi görmek, her ne olursa olsun, her ne surette olursa olsun, her konuda bir söz söyleme çabası içinde olmak bana göre o dediğimiz liyakatle, o etik duruşla, o saygınlıkla çok da bağdaşır bir şey değil.
Burada konuştuğumuz kamu denetçiliği. Bu konuyu görüşürken ta sizin yıllar önce karşılıklı görüştüğünüz miras davalarından hareketle kişisel bir mecraya çekmek kimseye burada yarar sağlamaz, kamu denetçiliğinin niteliğine ve liyakatine de bir katkı sağlamaz diye düşünüyorum. Siz avukatlığı bırakmışsınız, bazı şeyleri Allah söyletir deniyor, arkadaşımız herhâlde avukatlığa hâlen devam ediyor ki bunu biz de izliyoruz medyadan, sağdan, soldan. Mesela, geçenlerde bir hâkimin...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Biz fakir fukaranın, kimsesiz garip gurebanın vekiliyiz.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bir hâkimin odasına gidip de belli bir konuda, bir kişiye dönük medyada...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sizin milletvekilinizle birlikteydim.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Milletvekilimiz anlattı bana.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Açık, açık, milletvekilinizle birlikteydim.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Milletvekilimiz bana anlattı.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Milletvekilinizin orada ne işi vardı? Tutuklanacak olan kişiyle milletvekilinizin ne işi vardı?
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Milletvekilimizi tanımıyorsunuz, milletvekilimizin milletvekili olduğunu anladığınız zaman da biraz böyle bozulmanız gerekirken o sürekli yaptığınız...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Tutuklamaya sevk edilen kişinin odasında milletvekilinizin ne işi var?
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Milletvekilinin kendine sor onu. Bak, biraz önce söylediğim şeyi söylüyorum, kendine sor, de ki: "Benim orada ne işim var?" Bak, soruyu sordun, aynen dedim ki: "Kendimizden beklentimiz ne ise karşımızdan bekleyelim." Karşımızdakini itham ettiğimiz şeyle kendimizi de itham edelim. Soruyorum: Eğer "Milletvekilinizin orada ne işi var?" diye soruyorsanız, senin orada ne işin vardı?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ben sizin milletvekilinizi takip ediyorum ne yapıyor diye.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Yalan söylüyorsun.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Siz yalan söylüyorsunuz.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Yalan söylüyorsun.
ORHAN KIRCALI (Samsun) - Nasıl takip ediyorsun? Sonradan tanımışsın.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Milletvekilimizin o hâkimle ilişkisinin ne olduğunu biliyorum ben, şahsi, kişisel ilişkisinin ne olduğunu, niye gittiğini ben biliyorum. Yani, bu Mahmut Tanal denen arkadaşı da biliyoruz. Konuşmak da artık gına getirdi, bunu dile getirmenin, gündeme getirmenin bir anlamı yok. Yani, milletvekilliği sıfatını bir çantacılık için vesile kılmak, şunun bunun şeyine koşturmak filan herkesin bildiği bir şey, ayıp bir şey. Milletvekili liyakatiyle, saygınlığıyla bağdaşmayan işler yapmanın...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bunun konuyla ne ilgisi var Sayın Başkan?
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Mecliste bir mekanizma olması lazım.
BAŞKAN - Sizin, bizim Çatalca'daki dosyayı bahsetmenizle ne ilgisi varsa bunun da böyle bir ilgisi var.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Biz burada saygın bir iş yapıyoruz.
BAŞKAN - Sayın Vekilim...
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Siyaset değerli ve kutsal bir uğraştır.
BAŞKAN - Doğru, doğru.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bu siyasetin değerine leke düşürecek her kim varsa ben utanıyorum yani aynı mesleği yapmaktan utandığım insanlar var bu çatı altında.
BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum.
Siyaset bir meslek değil, bir hizmet dönemi. İnşallah, hepimiz bu dönemi...
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bunu maddi manevi, şu ya da bu ya da bir ranta dönüştürmek utanılacak bir şeydir, arlanılacak bir şeydir. Bir insanın kardeşinin kendinden utanması kadar insanı yerin dibine batıracak bir durum yoktur, Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Dolayısıyla, burada tarafsızlık, bağımsızlık filan derken hiçbirimiz doğal olarak tarafsız olamayız. Burada ne geçiyor ne gidiyor bilmiyorum ama bağımsız olabiliriz. İnsanın, bireyin, duygu taşıyan, düşünce taşıyan kanlı canlı bir varlığın nötr olması mümkün değil, bunu sağlayamayız. Demek istediğim şu...
BAŞKAN - Sayın Vekilim, çok teşekkür ediyorum uyarılarınız için. Kamu Denetçiliği Kurumu seçimiyle ilgili söyleyeceğiniz bir cümle varsa...
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Özür dilerim, bir şey söyleyeceğim, burada hep konuşuyoruz. Alışkanlıklarımızı, ezberlerimizi değiştirmeden burada sağlıklı bir siyaset düzeyine erişemeyiz.
BAŞKAN - Evet, tamam.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Hepimizin sorumluluğu bu. Siyaset kirli bir şey değil. Siyasete bulaşmak sanki böyle bir kötülüğe, kire, çamura bulaşmak gibi anlaşılıyor. Siyaset, bihakkın, liyakatli şekilde yapıldığı zaman şu anda her ülkede yapılan en kutsal, en değerli uğraştır. Buna saygı duyarak... Hem bir yandan bir siyasetçiye "Şunu takip ediyoruz." diyoruz, diğer taraftan da birini kötülerken "Siyasete bulaşmış." diyoruz.