GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bahriye Üçok'un katledilişinin 31'inci yıl dönümüne, İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun 98'inci yıl dönümüne, çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifleri ve kamu bankalarına olan borçlarının yapılandırılması gerektiğine ve vergi kaçıran şirketlere ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:3
Tarih:06.10.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin ilk kadın öğretim üyesi, Cumhuriyet Senatosu Üyesi, Halkçı Parti Ordu Milletvekili, Sosyaldemokrat Halkçı Parti Meclis Üyesi Bahriye Üçok evine gönderilen bir bombalı kargoyla otuz bir yıl önce katledildi. Görüşleri nedeniyle ölüm tehditleri alan Üçok, cumhuriyet tarihinin karanlık bir dönemi olarak hafızalarımızda yer eden 80'lerin sonu, 90'ların başında kahreden katliamlardan birinde yaşamını yitirmişti. Bu Parlamentoda görev yapmış saygın bir siyasetçi, akademisyen olan Bahriye Üçok'un katlini, kendilerini "İslami Hareket" olarak adlandıran bir örgüt, görüşlerini gerekçe göstererek üstlenmişti. Üçok'u saygıyla, rahmetle, minnetle anıyoruz.

6 Ekim bugün Sayın Başkan. Dört yıl on ay yirmi üç gün sürmüştü işgal İstanbul'da. Atatürk, Kartal İstimbotu'nun üstüne çıkıp gözleri ufuk çizgisinde "Geldikleri gibi giderler." demişti. O işgal ordularına kırmızı halı serenlere inat Anadolu ve Trakya'nın kahraman insanları, kadınları, erkekleri Atatürk'e inandılar, başarabileceklerine inandılar. Zaman zaman değersizleştirilmeye çalışılan Lozan, 24 Temmuz 1923'te imzalandı, İstanbul'u işgal kuvvetleri teker teker terk ettiler. 167 gemi teker teker ayrıldı ve 4 Ekim tarihinde işgal ordularının son kuvveti de Dolmabahçe'ye çekilen Türk Bayrağı'na selam durarak, selam durmak zorunda kalarak İstanbul'u terk etti ve Şükrü Naili Paşa 6 Ekim günü 3'üncü Kolordu'nun başında olarak İstanbul'a gözyaşları, sevinç çığlıkları ve muhteşem bir mutluluk ve gururla girdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Geldikleri gibi gidecekler."e inananların devamıyız biz, mandayı, himayeyi savunanların değil; ona inananların torunlarıyız hepimiz ve çok büyük bir işgali çok büyük bir zaferle neticelendirdik. Lozan'ı yapan İsmet Paşa'yla da Başkomutan Mustafa Kemal'le de İstanbul'a giren Şükrü Naili Paşa'yla da kurtuluşun ve kuruluşun bütün kahramanlarıyla da gurur duyuyoruz. Onları değersizleştiren, onlara söz söyleyen, kendi yazdığı yalan tarihe gençleri inandırıp onları şeytanlaştırmaya çalışanlara inat, hakikatin yanında bu büyük gururu hep beraber taşımaya devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, biraz önce milletvekili arkadaşlarımız çağırdılar, kulise çıktım; 25 kişi vardı, 7'nci kez geliyorlardı, Tarım Kredi ve Ziraat Bankası, kamu bankaları mağdurları platformu, 20 bin kişiyi temsilen 7'nci kez Meclisteler. Tarım Kredinin temerrüt faizlerinin kaldırılmasını, borçlarının beş yıla yayılmasını, aksi takdirde tüm mallarını, varlıklarını kaybettiklerini ifade ediyorlar.

Yukarıda bir torba yasa var. Malumunuz Plan ve Bütçenin Başkanıydınız. Plan ve Bütçede her şey yapılandırıldı. Plan ve Bütçe şirketlerin vergi borçlarına bile af çıkardı ama Plan ve Bütçe şu kamu bankalarına borçlu çiftçilere ve Tarım Kredi mağdurlarına yönelik bir şey yapmadı. Yukarıdaki bu torbayı bir fırsat olarak görüyoruz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Cevap hakkım yok değil mi burada?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Takdir sizin Başkanım.

BAŞKAN - Evet, yok. Yani cevap verirdim, cevabı var bunun ama buradan vermeyeceğim tabii, konumum uygun değil.

Buyurun devam edin siz, tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, 17 bin liralık borca 13 bin lira avukatlık ve yargılama masrafları, 222 bin liralık borcun 479 bin liraya çıkmasını gösteren belgeler, 200 bin liralık borcun 459 bin lira olduğunu gösteren bildirimler Meclis kulisinde havada uçuşuyor. Bu gerçek bir sorun, bu sorunun mutlaka çözülmesi lazım. Bütün partileri ziyaret edecekler. Biz tam destek veriyoruz, bu mağduriyetin mutlaka ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Sayın Başkanım, bütün dünya sarsılıyor, ortaya Türkiye'den 220 şirket ismi çıkacak, 2'si çıktı; 1'i sarayın müteahhidi Rönesans, sarayı yapan müteahhit aynı zamanda, -sarayın müteahhidi deyince bir başka anlam da çıkmasın, ikisi birden doğru- diğeri sarayın çok sevdiği Çalık Grubu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Vergi cennetlerinde para tutmuşlar. Niye tutmuşlar? Malta'da şirket kurmuşlar, Malta'da vergi yüzde 2. Türkiye'de para kazanmışlar, çifte vergilendirme olmaması esası üzerinden yüzde 2'lik vergiye koşup Türkiye'deki vergiden kaçınmışlar. Bunu yapmamaları için, yapamamaları için bir imkân var. 2006'da kanun çıkmıştı. 2018'de yeni sisteme uyarlanırken "Cumhurbaşkanı" olarak yazıldı. Diyor ki: "Dünyadaki vergi cennetlerine bak, listesini yap, buraya giden paradan yüzde 30 vergi al." Eğer bunu şimdi yaparsa Recep Tayyip Erdoğan -ve 2006'dan beri Başbakan olan kişi- bu şirketler yüzde 30 vergi vereceklerdi bize.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyorum, lütfen tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Vermediler ve yüzde 2'yi Malta aldı, yüzde 28'i kaybettik. Yurt yok, para yok, hububata destek yok, işsizlik çok, fabrika yok; hepsi olurdu. 250 milyara varan vergi kaçırdılar. Neden hâlâ bu liste ilan edilmez bilinmez ama bu "BUMERZ" nedir, biliyoruz biz. Burak'ın "BU"su, Mustafa'nın "M"si, Erdoğan'ın "ER"i, Ziya İlgen eniştenin "Z"si. Bu da vergi cennetlerinde faaliyet gösteren bir başka şirket. BUMERZ'i duymayan, görmeyen, inkâr eden varsa beri gelsin. Bugün akşam yayımlanacak Resmî Gazete'de Malta'yı yayımlayın, bakalım BUMERZ ne yapacak; Man Adası'nı yayımlayın, bakalım BUMERZ ne yapacak. Burak'ın "BU"su, Mustafa'nın "M"si, Erdoğan'ın "ER"i, Ziya İlgen eniştenin "Z"si; buyurunuz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)