GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Genel Kuruldaki yeni elektronik sistemde Kürtçe tercümenin de olması gerektiğine, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'ne, Ümraniye Esenkent Mahallesi'nde atık kâğıt işçilerine düzenlenen baskına, 1 Ocak 2021 tarihinde kabul edilen infaz paketinin doğurduğu haksız sonuçlara, hapis cezasına çarptırılan Ezgi Mola'nın yanında olduklarına, hasta mahpusların durumuna ve AİHM kararlarına uyularak Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:2
Tarih:05.10.2021

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ben önce sistemle ilgili bir noktayı ifade etmek istiyorum. Biraz önce kontrol ettik, şu anda önümüzdeki sistemde 4 ayrı simultane çeviri sistemi kurulmuş; İngilizce, Arapça, Rusça, Fransızca -bu Mecliste Arap, Rus, Fransız, İngiliz var mı bilmiyorum- ama Kürtçe çeviri yok. Bunu, ayrımcılığı bir kez daha ifade etmek için önce not düşeyim. Bu Mecliste Kürt vekiller de var, en azından Kürtçe tercümenin de olması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Bugün 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü. Evet, öğretmenlerin kıymetinin bilinmesi, hak ettiği değerin verilmesi için eğitim emekçilerinin mücadelesi devam ediyor. Hakikaten, elleri öpülesi öğretmenlerimizin gününü kutluyorum tabii ki ama ondan önce, adil yaşama koşullarının ve çalışma koşullarının oluşturulması gerektiğini belirtmek istiyorum. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan ellerin maruz bırakıldıkları ağır yaşam koşulları maalesef hüküm sürmeye devam ediyor. Üstelik AKP döneminde ataması yapılmayan öğretmenler sorunsalı da tam önümüzde duruyor ve binlerce öğretmen yıllardır işsiz, öğrenciler ise öğretmensiz olmaya devam ediyor. Sene başında atamalar gerçekleşti ama hak edilen sayıda, gereken sayıda olmadı. Engelli öğretmenler için verilen atama sözleri yerine getirilmedi. Yine, Kürt dili ve edebiyatı bölümünden mezun olanlar tamamen işsiz bırakılıyor ve bu öğretmenlerin çoğu ya sözleşmeli ya da ücretli öğretmenlik gibi garantisi olmayan koşullarda çalışmaya devam ediyor. Ben bu vesileyle tüm eğitim ve bilim emekçilerinin gününü kutluyorum ve öğretmenlerin taleplerinin karşılanmasını talep ediyorum.

Dün Ümraniye'de atık kâğıt işçilerine İstanbul Valiliğinin aldığı kararla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İstanbul...

BAŞKAN - Açalım arkadaşlar...

Sayın Beştaş'ın mikrofonunu açalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Benimle bir sorununuz mu var, aşk olsun!

BAŞKAN - Benim, biliyorsunuz, var sizinle sorunum zaten.

Açalım arkadaşlar Sayın Beştaş'ın mikrofonunu.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Divandan şikâyetçiyim." diyeceğim, demiyorum.

BAŞKAN - Ben de şikâyetçiyim kendimden.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ümraniye'de, İstanbul Valiliğinin aldığı kararın ardından polis ve zabıta ekipleri Esenkent Mahallesi'nde bulunan Kadosan Oto Sanayi Sitesi'nin yanındaki geniş alana kurulu atık toplama alanına baskın düzenledi ve o baskın görüntüleri, şiddet görüntüleri, haksızlık tüm kamuoyuna yansıdı. Çevik Kuvvet işçilere biber gazıyla müdahalede bulundu ve yine bu mesele Türkiye'nin gündemine oturmuş durumda. Açıkçası biz, katı atık işçilerine yönelik bu müdahaleyi, bu baskını şiddetle kınıyoruz ve bu vesileyle şunu söylemek istiyorum: Paramount'da iş çevirenlere değil, Pandora Papers kara para aklayıcılarına değil, uçak dolusu kokain ticareti yapanlara değil ama katı atık kâğıt toplayıcılarına baskın düzenlendiği resim Türkiye resmi oldu, bunu da kınadığımı ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, çok önemli bir konu var -zaman zaman ifade ediyoruz- 1 Ocak 2021 tarihinde bir infaz paketi kabul edildi ve bu infaz paketine burada çok güçlü muhalefetle, büyük haksızlıklara ve hukuksuzluklara sebebiyet vereceğini...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İnfaz paketi haksız sonuçlar doğurmaya devam ediyor. Size bir isim vereceğim Sayın Başkan, Hamdin Demirkıran; otuz yıldır cezaevinde ve otuz yıldır ailesi doğal olarak tahliye olacağı günü bekliyor, 91'den bu yana cezaevinde. Önce şartlı tahliye tarihinin 23 Eylül 2021'de olduğu hem kendisine hem de ailesine bildirilmiş... Ve bu hangi cezaevinde? Balıkesir L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Gözlem Kurulu Raporu'na göre önce "Seni şartlı tahliyeyle bırakıyoruz." demişler, sonra infaz hâkimliğinin başvurusuyla -lütfen bütün milletvekilleri dinlesin- hangi gerekçeyle şartlı tahliye edilmemiş? Demişler ki "Kurallara uyum düzeyinin düşük olduğu." altını çiziyorum, kurallara uyum düzeyinin düşük olduğu, haklarını iyi niyetli kullanmadığı gerekçesiyle otuz yılın sonunda şartlı tahliye talebi reddedilmiş. Şimdi, biz buna Orta Çağ hukuku bile diyemeyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayınız sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hamdin Demirkıran cezaevinde kurallara uyum düzeyinin düşük olması ve haklarını iyi niyetli kullanmadığı gerekçesiyle otuz yılın sonunda tahliye edilmedi. Ve açıkçası cezaevi gözlem kurulları kişinin aidiyetine, kimliğine, kökenine, iline göre bu keyfî kararlara imza atmaya devam ediyor. Bu, açıkça suçtur; bu, büyük bir hukuksuzluktur ve şu anda cezaevlerindeki binlerce insan bu şekilde dışarıya çıkması engellenen mahpuslardan oluşuyor.

Yani Doktor Benan Koyuncu tekrar, iki kere yargı kararına rağmen ihraç edildi. Bu ihraç kararlarının da bir an önce durması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Diğer bir mesele, Ezgi Mola İpek Er'e tecavüzde bulunduğu iddiasıyla yargılanan Musa Orhan'a yönelik sözleri sebebiyle hapis cezasına çarptırıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyorum, sözlerinizi tamamlayın lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hakikaten bu, tecavüzcüyü korumaktır, eril şiddete cevaz vermektir ve Musa Orhan'ı korumaktır. Bu ülkede Musa Orhan gibi tecavüzcüleri değil kadınların sesinin duyulmasını istiyoruz, bunu bütün Meclise ifade etmek istiyorum ve "Ezgi Mola'nın yanındayız." diyorum, kadınların yanında olmaya devam edeceğiz.

Yine, 4'üncü evre kanser hastası Ayşe Özdoğan'ın cezaevine kapatılması ölüm fermanıdır. Ayşe Özdoğan'ı ölüme gönderenlere sesleniyoruz: Lütfen, Ayşe Özdoğan'ı ve tüm hasta mahpusları serbest bırakın. Ayşe Özdoğan'ın sesi bütün dünyada duyuldu ama Türkiye'de, yanı başında, ne Meclis ne yetkililer ne Adli Tıp ne yargı duymadı. Ayşe Özdoğan bir annedir, 4'üncü evre kanser hastasıdır ve diğer hasta mahpuslar gibi ölüme terkedilmiştir. Herkesin bu konuda hassasiyetini özellikle istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tamamlayım da bütün insicamım bozuldu.

BAŞKAN - Baştan bir altı dakika daha vereyim istiyorsanız.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yok, yok, sağ olun Başkan. Sizinle ilgili değil yeni sisteme alışamadık.

Sayın Başkan, son olarak önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş'ın AİHM kararının uygulanması gerektiğini burada defalarca söyledik. Adalet Bakanlığı kararın gayriresmî tercümesini bütün savcılıklara göndermiş, bilgi olarak göndermiş, oysa "Gereğini yerine getirin." diye göndermesi gerekiyor. Uluslararası sözleşmelere uymamak ciddi bir Anayasa ihlalidir. Büyük Daire kararına rağmen ve 30 Eylüle kadar süre verilmişti, hâlâ Selahattin Demirtaş serbest bırakılmadı ve bu konu açıkçası Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde hiçbir sözünü tutmadığını bir kez daha gösteriyor ve biz buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz: Kararlara uyun.

Teşekkür ediyorum Başkan.