GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Meclisin gündeminde olan Turizmi Teşvik Kanunu'yla ilgili teklife ve torba kanun teklifine muhalefet etmeye devam edeceklerine, torba kanun teklifine Uyar Madenciliğin mağdur ettiği madencilerle ilgili bir maddenin eklenmesini talep ettiklerine, Mimar Sinan'ın vefatının 433'üncü yıl dönümüne, İnsan Hakları Derneğinin 35'inci kuruluş yıl dönümüne ve Muğla Milas İkizköy'de kömür madeni için kesilen ağaçlara ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:17.07.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bütçe dönemleri dışında pek olağan olmayan bir şekilde bir cumartesi günü çalışıyoruz. Toplumda birtakım, süre uzatımına ilişkin beklentiler vardı, bunları destekliyoruz elbette; çoktandır yapılması gerekip son ana bırakılmış birçok düzenleme var, bunları destekliyoruz ama bu şeker kaplamanın içinde 3 tane OHAL maddesi zehri var, bunu reddediyoruz ve bu sebepten de hafta başından itibaren Meclisin gündeminde olan gerek Turizm Kanunu Teklifi'nde gerekse de bu kanun teklifinde mücadele etmeye, direnmeye, muhalefetimizi yapmaya devam ediyoruz, bunu da sürdüreceğiz.

Torba yasada her şey var ama çok uzun yıllardır verilmiş bir sözün tutulma imkânı varken o yok. Soma faciasından önce kapanmış bir maden, o madende hayatını kaybedenler, 888 işçi, bu işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları, 2 gözünü birden patlamada kaybetmiş Ali Kandemir'in tazminatı, 2 ayağını birden kaybetmiş İdris'in tazminatı ve Soma'daki sarı sendikaya alternatif olarak kurulmuş, o mücadeleyi sürdüren ve mücadele azmi dışında hiçbir mal varlıkları olmayan, ayaklarında neredeyse ayakkabıları olmayan BAĞIMSIZ MADEN-İŞ Sendikasının mücadelesi var. Başbakan olduğu dönemde Recep Tayyip Erdoğan'ın yanına götürülmüşlerdi, Soma'da oturma eylemi yapıyorlardı, bundan altı yıl önce, söz verildi "Bu mağduriyet çözülecek." diye. O gün, bugün mücadeleleri... En son geçen ekim ayında yollara düşmesiyle Türkiye'nin gündemine geldi. Hani karşılarına karanlıkta çıkan alay komutanına "Sen patrondan hesap sormuyorsun da bizden mi soruyorsun alay komutanı?" diyen madenciler, bu madenciler Sayın Başkan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu madencilerin mağduriyetlerini biz altı, yedi yıldır dile getiririz. Sayın Özlem Zengin "Bu işte vebal var. Ben bu işi çözeceğim." dedi, samimi gayret sarf etti, partisinin tüm kademelerinde bunu dile getirdi, çözüm sözü aldı; "İlk torbaya koyacağız." dendi. Madenciler sevindiler, mutlu oldular ama o ilk torba gelmeden Özlem Hanım görevi bırakmak zorunda kaldı. Ayrıca, madencilerin yolda yürüyüşünü durdursunlar diye İçişleri Bakanı Soylu yanlarına vardı, Manisa Valisinin odasına çağırdı, orada da namus sözü verdi: "15 Ocağa kadar almazsanız ben bunu kendi yöntemlerimle halledeceğim. 15 Ocağa kadar çözülmezse çıkın yürüyün." dedi. Yine yürüdüklerinde karşısına namus sözü veren Süleyman Soylu yine jandarmayı dikti, yine polisi dikti, birlikteydik. Dört gün boyunca mücadele ettiler ve içlerinden 5 kişi buraya geldi, gitti; geldi, gitti ve 4 günlük uykusuzluğun sonunda, çünkü şehrin dışında, otobüste ve beton üstünde yattılar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...uykusuzlukla ve hayal kırıklığıyla buradan dönerlerken BAĞIMSIZ MADEN-İŞ Sendikasının Genel Başkanı, dünyanın en gariban Sendika Genel Başkanı Tahir Çetin ve babası da o madende ölen ve kendisi madenci olan Ali Faik kardeşimiz, 25 yaşında, hayatını kaybettiler. Onlara verilen sözün bini bir para, söz vermeyen yok ve hep "Torbaya koyacağız..." Sonra bir inat hasıl oldu "Torbaya koymayız, örnek teşkil eder." dediler ve şimdi, o torba, bu torba; Tahir Çetin ve Ali Faik hâlâ, ben biliyorum ki ömürlerini verdiler bu işe, bir yerlerden bu torbaya bir umutla "Özgür Başkan bunu dile getirecek mi? Manisa Milletvekilleri sahip çıkacak mı? Verilen sözler tutulacak mı?" diye bakıyorlar. Biz son ana kadar bu torbaya Uyar Madenciliğin mağdur ettiklerinin mağduriyetlerinin giderileceği bir maddenin eklenmesini talep ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Plan ve Bütçe Komisyonunda önergeler reddedildi ancak burada 5 partinin imzalarıyla yapabileceğimiz bir önerge, bir katkı hem bu bayramı ilk kez bir bayram gibi geçirtir bu ailelere -çok yoksullar çünkü- hem de bizim, Tahir Çetin ve Ali Faik'e karşı birazcık olsun vicdan acımızı, vicdan azabımızı hafifletebilir diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, bugün 1588 yılında hayatını kaybeden Mimar Sinan'ın ölüm yıl dönümü. Selimiye'nin, Süleymaniye'nin, Mihrimah Sultan Camilerinin mimarı; Kanuni Sultan Süleyman'ın, II. Selim'in, III. Murat'ın başmimarı; Ege'deki tek eserini bize, Manisa'ya emanet etmiş, Muradiye Camisi'nin mimarı Mimar Sinan'ı ölümünün yıl dönümünde rahmetle, minnetle anıyoruz.

İnsan Hakları Derneğinin 35'inci kuruluş yıl dönümü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - En başta Leman anneyi anıyoruz. Altı yıl önce aramızdan ayrılmıştı Leman Fırtına. 12 Martta cuntacılar tarafından oğlu alındığında Leman anne bir 12 Mart annesi olarak ortaya çıktı; 12 Marta, 12 Eylüle direndi. Nevzat Helvacı'yla birlikte 1986'da İnsan Hakları Derneğini kurdular. Onlar hep insan haklarının arkasında oldular, işkenceye karşı oldular, kötü muameleye karşı oldular. Elbette İHD dönem dönem çok eleştirildi, hep yönetimlerin hedefi oldu, hedef gösterildi, bedeller ödedi, yöneticileri hayatlarını kaybetti ama İnsan Hakları Derneğinin varlığı ve mücadelesi bir ülkenin demokrasisi açısından son derece kıymetlidir. Kuruluş yıl dönümlerini bir kez daha kutluyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, şimdi, Rize'nin İkizdere ilçesindeki İşkencedere'de taşocağı yapılsın diye derenin dolduruluşunu izleyenler, ona şaşırmayanlar Rize'deki sel görüntülerine şaşırıyor. Mantık aynı mantık. Rize'deki Yeşil Yol, doldurulan dereler, derecikleri kurutan HES'ler, plansız yapılaşma, dereleri kesen yollar, taş ocakları, maden ocakları bu acıyı yaşattı ve bugün geldiğimiz noktada, Muğla Akbelen İkizköy'den bir feryat yükseliyor, bu kez de bir kömür madeni için ağaçlar kesiliyor. Bir tarafta Limak var Muğla'da, Rize İkizdere'de Cengiz var yani 5'li çete var. Aslında konuşulan soruyu Recep Tayyip Erdoğan sordu, cevabı da İlham Aliyev verdi otobüste, kamera kayıttaymış; "Ya, burada da mı var onlar?" diye sordu, Aliyev de "Onlar her yerde, her yerde." dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum.

Onlar her yerde, doymuyorlar, durmuyorlar, bir bitmiyorlar ama hayatlar kararıyor, seller oluyor, canlar çamurların altında kalıyor ve işte, çaylık açılsın diye kesilen ağaçlara ses çıkarmayınca, kaçak yapılaşmalara ses çıkarmayınca, işte "Yol böyle olsun da, buradan yol geçsin." deyince, derenin kararını mühendisler değiştirmeye çalışınca böyle sonuçlar oluyor.

Yani son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, uzun adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu ve 5'li çetenin yemesiyle de bir şey olmadığını anlayacak ama her şey çoktan geçmiş olacak.

Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)