| Konu: | Ankara Milletvekili Orhan Yegin'in 277 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 16.07.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, ilk imza sahibi olan, İdare Amirliği görevini de yapan Sayın Orhan Yegin konuşmasını yaptı. Kendisi diyaloğu çok kuvvetli, Meclise devamlılığı çok yüksek bir arkadaşımız ancak konuşmasında 26 maddelik kanun teklifindeki 21 farklı değişikliği saydı, saydı, saydı. Şimdi, böyle bir torba kanunu eskiden Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar getiriyordu, onlar bile çok uzun uğraşlar sonunda bir sürü bakanlıkla görüşerek, tartışarak falan yapıyorlardı ve yine de bir sürü sorun oluyordu. Şimdi, Sayın Yegin'in burada ifade ettiği durum Anayasa'ya karşı muvazaa yapmaktır. Anayasa, kanun tekliflerini milletvekillerinin sunacağını söylüyor ve bangır bangır bu konuda propaganda yaptılar, referandumda oy topladılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, kendisi ve 45 arkadaşı oturmuşlar bunları yapmışlar. Plan ve Bütçe Komisyonunda Sağlık Bakanlığının, Sağlık Bakan Yardımcısının mesela Maliyeyi eczacıların katsayısı konusunda nasıl ikna ettiğini ve ne kadar zor ikna ettiğini, yıllardır ikna edemediğini, şimdi ikna edip ancak bu sorunu şimdi çözdüğünü ifade ettiklerini keşke görmemiş olsaydım mesela, değil mi?
Şimdi, bu Meclis gündemine hâkim de, Sayın Yegin, bu görüşmeye gitti, Maliyeyle yaptı, etki analizini yaptı, kanun teklifini verdi, eczacının sorununu çözüyor; dönüyor öbür taraftan diş teknisyeninin sorununu çözüyor; köy korucusunun sorununu çözüyor; deprem, tütün üreticisi... OHAL'e de Sayın Yegin ve arkadaşları "Ya, üçer yıl uzatalım, böyle bir ihtiyaç var." diyorlar. Kimse kimseyi kandırmasın yani saygısızlık yapmak istemem, bir polemik için söylemiyorum ama apaçık ortada ki, beni Turizm Bakanının arayıp "Geleyim de kanunumuzu size anlatayım." dediği dakika kendisine de dedim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Bir dost kazanmak isterim, kendisini yakından tanımak isterim ama Anayasa'ya karşı muvazaa suçuna da ortak olamam Sayın Bakan, nasıl sizin teklifiniz?" dedim. O zaman şöyle yapacaksınız, şöyle yapılacak: Sayın Bakan da Sayın Yegin de söyleyecek. Türkiye'ye uygun sistem parlamenter sistemdir. Bakanlar bu Meclisten çıkacak, gelecekler bütün yasama faaliyetine, kendileriyle ilgili hem talepkâr olacaklar hem savunacaklar hem teknik hazırlığına bürokratlarıyla birlikte katkı verecekler, eksik yaparlarsa hesap soracağız, soru-cevapta takır takır konuşacaklar burada. Soru-cevap bir acayip. Yapamıyorsunuz ki! Kime ne sorasın?
Sonra bir de Sayın Başkan, diyor ki: "Her soruya cevap versem sürem yetmeyecek." Nasıl yetmeyecek? Grubunuza ait yirmi dakikayı biraz önce kullanmadınız. Gruba ait süre ile şahıs süresi birleştirilebilir, otuz dakika konuşurdunuz. Hayır, niye on iki dakika... On buçuk dakika yeter. Diyor ki: "Aslında söylenecek çok şey var, vaktim yok."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Özür dilerim ama vaktiniz var, kullanmıyorsunuz. Komisyon, böyle bir kanun teklifinde yirmi dakikalık sürenizi niçin kullanmıyorsunuz? 21 farklı yerde değişiklik... Teklif verilirken Orhan Bey ve arkadaşlarının "Muvazaaya susalım..." Kabul edildikten sonra sizin... Bakanlık yapmış deneyimde bir Komisyon Başkanı böyle bir teklifin tümü üzerinde Komisyonun söz hakkını kullanmıyor; akıl alır gibi değil ya! Yani, kaliteli yasama yapacağız... Bakın, ben yirmi dakika süresi olan muhalefet partilerinin her birisini dinledim, her birisinden istifade ettim; her birisi son derece kritik saptamalarda bulundu ve süreleri yirmi dakikaya bile yetmedi. Komisyon -yanlış anlamayın- kukumav kuşu gibi "Bitse de gitsek..." Ya, 21 kanunda değişiklik var, nasıl kullanmazsınız? AK PARTİ Grubunun hiç söyleyecek sözü yok, Orhan Yegin'e süre yetmiyor(!) Otuz dakika konuşsaydı, dinleseydik bu kadar şeyi; "kaliteli yasama" dediğin böyle bir şey. Parlamento ya...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yani, ben hukukçu değilim ama size ilk şeyi öğretiyorlar işte "parler" kökünden geliyor, o da Latincede "konuşmak"tan geliyor, bilmem ne. Konuşmayarak yasa mı olur? Sipariş yasalar toplanmış, toplanmış, toplanmış, konulmuş bir yere; ondan sonra... Birbirimizi kandırmayalım. Sonra da söz, laflar arasında muhalefete... "Şöyle demiş muhalefet..." Bu, FETÖ'ye bilmem ne yapmakmış. Allah Allah ya! Muhalefet FETÖ'ye bilmem ne yapacak olsaydı... Beş sene önce bütün dünya "Darbede ne oluyor?" diye muhalefetin gözünün içine bakarken bu muhalefet FETÖ'ye karşı ne yapacağını gösterdi. Kimse öyle tuhaf imalarda da bulunmasın, herkes de bu söz haklarını... Bundan sonra da AK PARTİ Grubu, Komisyon böylesi kanunlarda söz hakkı kullanmadığı zaman bunu Türkiye'ye, dünya âleme de ilan edeceğiz ya, birbirimizi kandırmayalım artık.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)