GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 277 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 11, 20 ve 23'üncü maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve Komisyona iade edilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:16.07.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tamam.

Sayın Başkanım, oturan Komisyondan, kabul edilen AK PARTİ önergesinden ve sizin sunuş konuşmasına başlamanızdan 277 sıra sayılı torba Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlamak üzere olduğumuz anlaşılıyor. Sayın Başkanım, bizim bu kanunun görüşülmesiyle ilgili, kanunun içerdiği 3 madde üzerinden -bunlar 11'inci, 20'nci ve 23'üncü maddeler- çok ciddi Anayasa'ya aykırılık iddiamız var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Elbette her bir Anayasa'ya aykırılık iddiası çok önemli ama bu Anayasa'ya aykırılık iddiası, daha önce eşine rastlanmamış bir durum. Daha doğrusu, üç yıl önce bir kez yapıldı, biz bunu Anayasa Mahkemesine taşıdık, Anayasa Mahkemesi bu konuda henüz esastan görüşme yapmadığı için de durumun vahameti ortada duruyor. Görüşse aslında iptal edeceğini ve bir daha böyle bir düzenleme gelmeyeceğini biliyoruz.

Şöyle ki efendim: Anayasa'nın 119'uncu maddesi olağanüstü hâlin ne şekilde ilan edilebileceğini ve ardından Meclisin nasıl toplantıya çağırılıp, bu konuyu müzakere edip derhâl karara bağlayacağını tayin etmiş. Burada, ancak ve ancak olağanüstü hâl kapsamında engellenebilecek veya ertelenebilecek bazı hakların kısıtlanması ya da ertelenmesi söz konusu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Anayasa'mızın 15'inci maddesi anayasal hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasının ancak Anayasa'nın 119'uncu maddesindeki şartlarda yani OHAL şartlarında ve OHAL ilan edildikten sonra olabileceğini söylüyorken, o kapsamdaki tutukluluk sürelerinin uzatılması ya da devlet memuriyetinden idari kararla uzaklaştırma ya da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yargı kararı olmaksızın şirketlere kayyum atanması gibi ancak OHAL yetkilerinde olabilecek düzenlemeler yasayla yapılmaya çalışılıyor. Hâl böyle olunca, hem açık bir Anayasa'ya aykırılık yani kanun yoluyla kısmen OHAL ilan etme hem de daha sonra bu konuda bazı... Yani bu kabul edilemez bir durum olmasına rağmen diyelim ki usul tartışması talebimizi reddettiniz, diyelim ki Meclis görüştü, diyelim ki vardık ve bu kanunu geçirdik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O zaman Anayasa'nın 90'ıncı ve 148'inci maddeleri, ilan ettiğimiz OHAL'i Avrupa Konseyine bildirme, uluslararası muhataplarımıza bildirme ve "Türkiye'de OHAL uygulanıyor." diye bunu ilan etme ve diğer ülkelere bildirme zorunluluğu, Konseye bildirme zorunluluğu getiriyor ama "Kanun çıkardık." diye Konseye bildiremezsiniz. Bu da bizim uluslararası anlaşmaları düzenleyen 90'ıncı maddedeki yükümlülüğümüzü ihlal etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devletini açıkça sıkıntıya sokacak yani "Sen OHAL yetkileri alıyorsun, Konseye bildirmiyorsun." ya da "OHAL yetkilerini kanunla düzenliyorsun." gibi Türkiye'deki hukuk güvencesini de sıkıntıya sokacak, Türkiye'nin uluslararası itibarını sıkıntıya sokacak, dolaylı yoldan hatta doğrudan ekonomimizi etkileyecek bir yanlışı tekrarlamak üzereyiz. Bu durumda biz, bunun Genel Kurulda görüşülemeyeceğini, Başkanlık Divanı tarafından Komisyona iade edilmesi gerektiğini düşünüyoruz; bu konudaki tutumunuzu bekliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Eğer Komisyona iade ederseniz, "Anayasa'ya aykırıdır, biz bunu görüşemeyiz..." Yani mesela biz bugün çıksak, bir salı günü Cumhuriyet Halk Partisi olarak İç Tüzük 37'ye göre Anayasa değişikliği getirsek size ne diyeceksiniz? "Arkadaş, bu kanunla olmaz ki, siz bunu 200 vekille isteyip 360 vekille referandumla ya da 400 milletvekilinin desteğiyle ancak yapabilirsiniz." Nasıl ben buraya Anayasa değişikliğini İç Tüzük 37'yle doğrudan gündeme alınacak bir kanun teklifi gibi getiremezsem, örneğin muhtar seçimlerinin beş yılda bir değil dört yılda bir yapılmasını nasıl reddedecekseniz bunu da o kadar net bir şekilde reddetmeniz lazım. Bunu yapmanız sorumluluğunuzdur, Başkanlık Divanının sorumluluğudur; bunu yapmamanız durumunda çok açık bir anayasal ihlal ortaya çıkacaktır.

Tutumunuzu bekliyoruz. Tutumunuzu netleştirirseniz buna karşı gerekiyorsa usul tartışması açacağız.