| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 16.07.2021 |
CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Binali Yıldırım Başbakan oldu, ilk açıklaması şuydu: "Torba yasa gelmeyecek, öyle saçmalık olmaz." Ömrü torba yapmakla geçti. Rejime kasteden 16 Nisan Anayasa değişikliğinde temel argümanınız; Meclis yasa yapacak, kuvvetler ayrılığı olacak, torba yasa olmayacak. Sordular, hep şöyle anlattınız: Zaten torba yasa yeni rejimin ruhuna aykırı; milletvekilleri teklifte bulunacak, öyle eskisi gibi, özellikle dönem sonlarında her bakanlığın, her bürokratın aklına gelen şeylerin içine atıldığı torbalara gerek yok çünkü artık bakanlıklar teklifte bulunamayacak.
Geçtiğimiz günlerde daha, biz direniyoruz ya turizme, Turizm Bakanımız -telefonda kendisine de söyledim, "Ya kamuoyuna çıkın 'Demokratik parlamenter sisteme dönün.' deyin ya da benden bu görüşmeyi talep etmeyin." dedim- "Ben geleyim ya da siz buyurun, ben yasamızı size anlatayım." diyor. Yani Anayasa'ya karşı muvazaa suçu işliyorsunuz ve bakanlarınız her fırsatta bunu itiraf ediyorlar.
Şimdi, Bülent Turan konu neden oraya gelsin istedi bilmiyorum.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Sataşmayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - İşte, FETÖ'yle mücadele falan filan... Yahu, torba yasanın yapılışına baktığınızda tam olarak FETÖ imalatı bir iş. Hatırlar mısınız, 2010 yılı, referandum; zehirli maddeler etrafında şeker. Biz hangi maddeye niye karşı çıkacağımızı anlatıyorduk, FETÖ'nün propagandistleri bütün kanallarda diyorlardı ki: "12 Eylülü yargılayacağız, ona karşı çıkıyorlar; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapacağız, ona karşı çıkıyorlar." Biz FETÖ'nün yüksek yargıyı ele geçirmesine karşı çıkıyorduk, onlar şekeri anlatıyordu. Şimdi, biraz uzatalım, biraz itiraz edelim diye bekliyorlar, diyecekler ki: "Özgür Özel kamudaki eczacının katsayısının artırılmasına mı karşı? Diş teknikerlerinin sorunlarına mı karşı? Köy korucularının maaşını asgari ücrete tamamlayacağız ek ödemeyle, ona mı karşı çıkıyorsunuz? Hava ayrıştırma tesislerine mi, tütün üreticilerinin beklediği, Sayın Tutdere'nin mücadelesinin karşılık bulduğu bir şeye mi?" Ama ortaya zehri koymuşsunuz, ormanla ilgili koymuşsunuz, OHAL'le ilgili koymuşsunuz. Ve üç yıllığına uzatacaklardı. Eğri oturup doğru konuşalım arkadaşlar, dedik ki: "Üç yıllığına uzatıyorsunuz da bunun son bir yılını biz kullanacağız, böyle bir şeye ihtiyacımız yok." (CHP sıralarından alkışlar) Ondan sonra iki yıllık... Seçim süresine, ikiye indireceksiniz -bize bu yetkiyi vermekten korktuğunuz için- ikiye indirince seçimden sonra gideceğiniz anlaşılacak diye bir yıla indirerek dönüp dolaşıp bu OHAL maddelerinin gerekliliğini anlatıyorsunuz. Bakın, çok net bir şey söyleyeyim: Geldiğinizde -öyle Tunceli değil, Tunceli temmuzda bitmişti- Diyarbakır ve Şırnak'ta OHAL hem de üçlü koalisyon hükûmetinin açık beyanıyla son kez uzatılmıştı, ocak ayında da kendiliğinden son buldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN - Buyurunuz efendim
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - O günden bugüne bütün kampanyalarda billboardlara "OHAL'i biz kaldırdık." yazdınız. OHAL'i getirdiniz, üç aylığına getirdiniz, burada çıktı Genel Başkan Yardımcınız -şimdi Genel Başkan Vekiliniz- "Üç aylığına getirdik ama kullanmayacağız, bir buçuk aylığına kullanacağız." dedi. Siz OHAL'de referandum yaptınız - dünyanın birçok ülkesinin anayasasına göre yasak- OHAL'de seçim yaptınız çünkü OHAL yetkisi ve baskısı olmadan bir seçime girmeye cesaret edemediniz. Şimdi OHAL'in belli maddelerini fiilen üç yıla, bazı maddelerini de kendi beyanınıza göre bir yıla uzatıyorsunuz. 2021 yılında OHAL yetkileri olmaksızın ülkeyi yönetemeyen bir iktidar varsa o iktidarın dizleri zangır zangır sallanıyor demektir. Dizleri sallanan bir iktidarın ülkeye faydası olmayacağı gibi geleceğe ilişkin ümidi de yoktur. Evet, OHAL yetkilerini alacaksınız, öz güveniniz eksik ve ilk seçimde de gideceksiniz; bunu bütün Türkiye'ye ilan ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)