| Konu: | Diyarbakır Cezaevinde yaşanan işkencelerle yüzleşmek gerektiğine, çözüm süreciyle en son ilişkilendirilecek insanın Hilal Kaplan olduğuna, Pınar Gültekin davasına, tutuklulara çıplak arama yapılması meselesine, Muş'ta Kur'an kursunda intihar eden çocukla ilgili açıklama beklediklerine, Afrin'de kaçırılan kadınlara, TÜİK'in işsizlik rakamlarına, HDP Marmaris ilçe örgütüne yapılan saldırıya, Surp Takavor Ermeni Kilisesi'ne yapılan saldırıya ve Sincan Cezaevi Savcısının Ömer Faruk Gergerlioğlu'yla ilgili yazıyı derhâl göndermesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 14.07.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün 14 Temmuz. Doğrusu 14 Temmuzda Diyarbakır 5 no.lu Cezaevinde ölüm orucunun 38'inci gününde yaşamını yitiren Kemal Pir, Hayri Durmuş, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz'ı anmadan geçmek istemiyorum çünkü Diyarbakır 5 no.lu Cezaevinde -bir işkence merkezi olarak- dünyanın tanıklık ettiği en büyük vahşetler yaşandı ve maalesef, bugün, başka cezaevlerinde, farklı şekillerde de olsa bu cezaevi işkenceleri devam ediyor. Bugün, açıkçası "Darbeciliğe karşı mücadele ediyoruz." diyenler asıl sivil darbeyi, adım adım Türkiye'nin her tarafına yaymaya çalışıyorlar ve biz 1980'li yılların darbesini anıyoruz ama bugün itibarıyla cezaevlerinde açlık grevleri de 230'uncu günde ve tamamen hukuki ve meşru taleplerle bu açlık grevleri devam ediyor. Bu vesileyle, ben darbecilere ve uygulamalarına karşı direniş iradesinin kazanacağına yürekten inandığımı ifade etmek istiyorum ve mücadelemiz, Diyarbakır Cezaevi gerçekliğiyle yüzleşinceye kadar devam edecektir. Diyarbakır Cezaevinin bir kültür merkezi olarak açılacağı ilan edilse de Diyarbakır Cezaevinde yaşanan işkencelerle yüzleşmek gerekiyor.
Demin Sayın Lütfü Türkkan, Hilal Kaplan vurgusuyla çözüm sürecine yüklendi. Yapmayın Lütfü Bey, gerçekten çözüm sürecinin çok değerli aktörleri vardı, en son ilişkilendirilecek insan herhâlde Hilal Kaplan'dır. Yapmayın, etmeyin! Yani çözüm sürecini bu kadar değersizleştirmeyi kesinlikle anlamlı bulmadığımı da ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, doğrusu gündem çok yoğun, ben Pınar Gültekin'le başlamak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Pınar Gültekin, 27 yaşında bir üniversite öğrencisiyken canavarca bir hisle ve eziyet çektirilerek öldürüldü; katil Cemal Metin Avcı. Pınar Gültekin davasında mahkeme açıkçası katile bir hoşgörü gösteriyor ve en son, babasını duruşmadan çıkartacak kadar farklı bir yargılamaya imza atıyor. Biz bu yargılamayı Halkların Demokratik Partisi olarak yakından izliyoruz ve aile çok kaygılı. Davanın cezasızlıkla bitmemesi için bu duyarlılığı hepimizin göstermesi gerekiyor. Pınar Gültekin yakılarak öldürülen bir kadın, yakan da bu katil ve dosyadaki delilleri açmak istemiyorum. Bu katil ne demiş biliyor musunuz son duruşmada? Demiş ki: "İstanbul Sözleşmesi'nin iptal edilmesi iyi oldu." İşte, İstanbul Sözleşmesi'nin iptal edilmesi ya da sözleşmeden tek taraflı iradeyle çekinilmesi bu katillere güç veriyor ve maalesef, yeni cinayetlerin kapısını aralıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yine, çıplak arama meselesi, maalesef çözülmedi. Bize en son yapılan başvuruda, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinden 8 Temmuzda S Tipine nakledilen 20 tutuklu çıplak aramayı reddettikleri için işkenceye maruz kalmışlar ve ailelerine çıplak arandıklarını ifade etmişler. Bu utancı Türkiye Büyük Millet Meclisi kaldırsın artık yani yönetmeliği mi değiştiririz, kanunu mu değiştiririz, torba kanuna -hani, onların deyimiyle- bir madde mi ekleriz, ne yapacaksak yapalım; bu çıplak arama meselesini, bu utancı, bu ayıbı, bu işkenceyi kaldıralım çağrısını bir kez daha yapıyorum.
Muş'ta Kur'an kursunda intihar eden bir çocuk meselesi var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Muş Merkez Karşıyaka Kur'an Kursunda 3 Temmuzda 12 yaşındaki bir çocuğun -kendi kemeriyle, iddia bu- tuvalet kapısının koluna asılmış bir şekilde intihar ettiği iddia ediliyor. Aile şüpheli, intihar etmediği iddiasını ifade ediyor ve maalesef, çocuk hâlâ komada: Umarım kurtulur, yaşamını yitirmez. Bugüne kadar her konuda konuşan Diyanetten ya da Kur'an kursundan ya da hiçbir yetkiliden bir açıklama gelmedi. Sorularımıza yanıt istiyoruz. "Bu çocuğa ne oldu?" diye tekrar sormak istiyoruz.
Şimdi, Afrin'de kaçırılan kadınlar meselesi uluslararası medyada çok geniş bir yer buluyor. Nedir? Afrin'de 1.200 kadından haber alınamıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bunu ben değil, insan hakları örgütleri, Uluslararası Bağımsız Araştırma Komisyonu ve Af Örgütü de dâhil olmak üzere, insan hakları kuruluşları tarafından hazırlanan raporlara göre Mart 2018'den bu yana Türk Hükûmetinin, daha doğrusu Türkiye'nin desteklediği ve "Suriye Millî Ordusu" adı altında toplanan gruplarca siviller hakkında birçok keyfiyet zaten not ediliyor ve bu kadınlardan haber alınamadığı söyleniyor. Yine, raporların devamında haraç toplandığı ve fidye karşılığında serbest bırakmak üzere insan kaçırdıklarını da not ediyorlar. Bu konuda açıklama istiyoruz. 1.200 kadın nereye kaçırıldı? Suriye Millî Ordusu'nun bu işteki rolü nedir? Türkiye'nin bu konuda bilgisi ya da dâhiliyeti var mıdır? Yani uluslararası kadın kuruluşları bunu her gün soruyor, biz de buradan soruyoruz ve yanıt istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İşsizlik verileri yine can yakıyor Sayın Başkan. Evet, iktidarın uydurma istatistik ofisi olan TÜİK'e göre bir önceki aya kıyasla istihdam 216 bin kişi ve iş gücü 481 bin kişi azaldı. Pandeminin etkileri sürerken 1 Temmuz itibarıyla işten çıkarma yasağını kaldıran ve kitlesel işsizliğe sebep olan iktidar, felaketi tozpembe göstermek için TÜİK'i bir enstrüman olarak kullanıyor. Açıkçası, her 2 gençten 1'inin işsiz olduğu ve işsizliğin kronik hâle geldiği gün gibi ortada. Dar tanımlı işsizlik sayısı mayıs ayı itibarıyla yüzde 34,7'ye kadar çıkıyor, geniş anlamlı, 15-24 yaş işsizlik oranı ise yüzde 42,4'ü bulmuş durumda ve genç kadın işsizliği ve kadın işsizliği çığ gibi büyüyor ve TÜİK bunu aslında itiraf ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tamamlayacağım Başkanım.
TÜİK'in açıkladığı iş gücü verilerine göre, bir ayda erkek istihdamı 117 bin kişi artarken, kadın istihdamı 332 bin kişi azaldı. Hakikaten, kadınlar, hayatın her alanında dışlanırken, ayrımcılığa uğrarken işsizlik rakamlarına da bu tablo yansıyor. Genç ve kadın işsizliğindeki vahim tabloya hep birlikte "Dur" dememiz gerekiyor.
Son olarak Sayın Başkan, bu sabah olan bir gelişme ve daha önce, iki gün önce, biliyorsunuz İstanbul'da kiliseye bir saldırı oldu. Bu sabah itibarıyla partimizin Marmaris ilçe örgütüne bir kişi pompalı tüfekle kurşun yağdırdı; sabah altıda ajanslara geçti. Bu alçakça saldırıyı sadece kınamak yetmez.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Daha önce, AKP Genel Başkanı bizim... arkadaşımız Deniz Poyraz'ın katledilmesinden sonra "Bu saldırıyı kınadık, bundan sonra olanları da kınayacağız." diyordu. Bu muydu acaba, bu saldırılar devam mı edecek? Bunu sormak istiyoruz.
Şimdi, iki dakika içinde resmî ajanslar saldırganın psikolojik tedavi gördüğünü yazdı. Gerçekten, inanılır gibi değil yani izah edecek kavram bulamıyorum. Ya psikolojik tedavi görüyor ya birileri tahrik ediyor, arkasındaki güç açığa çıkarılmıyor. Deniz Poyraz'daki gibi 2 kişi aşağıda gözcü, daha hiçbir şekilde tespit edilmedi. Deniz Poyraz'ın kanı kurumadan Marmaris ilçe örgütümüz kurşun yağmuruna tutuldu ve hemen resmî olarak işte bu açıklama yapıldı: "Akıl hastası, psikolojik tedavi görüyor."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yine, Kadıköy'de bulunan Surp Takavor Ermeni Kilisesi'nin üzerinde, haçın etrafında dans eden 2 kişi ve etrafında alkışlayan kitleyi hepimiz üzülerek, utanarak, sıkılarak izledik hakikaten ve Emniyet mensupları bu saygısızlığı engellemedi. Aynı saygısızlık camiye karşı ya da başka bir ibadet merkezine karşı olsaydı ne hissediyor olacaktıysak burada da aynı duyguyu ve tepkiyi vermemiz gerekiyor. Hem HDP ilçe binamıza yapılan saldırı hem bu kiliseye yapılan saldırı ülkedeki nefret dilinin, ikliminin sonucudur, kutuplaştırmanın sonucudur. Nefret eken bir iktidar bloku var karşımızda ve bunun karşısında bu nefret iklimini yaratan, bu dili konuşanlar bu saldırılardan da sorumludur demek istiyorum. Bunların hiçbiri sıradan saldırılar değil, her gün hedef göstermenin bir sonucudur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu saldırılara karşı katiyen bizden şöyle bir tutum beklenmesin... Biz her saldırıdan sonra hem takibimiz hem sorumluların cezalandırılması için çalışırken hem de bütün örgütlerimizle birlikte, halkla birlikte adalet, barış ve eşitlik mücadelemizi, demokrasi mücadelemizi tabii ki yükselteceğiz çünkü onların en büyük korkusu budur demek istiyorum.
Ve son cümlem -zamanım var diye söylüyorum- Ömer Faruk Gergerlioğlu vekilimizle ilgili yazı, maalesef, hâlâ Sincan İnfaz Savcılığından Kocaeli'ye gitmedi. Buradan Sincan Cezaevi Savcısına çağrı yapıyorum: Görevini kötüye kullanıyorsun. O yazıyı derhâl göndermelisin. Bir vekilin vekilliğini yapmasını engelliyorsun. Yargıya da Meclis yönetimine de Başkanlık Divanına da çağrımı iletmek istiyorum.